Bu başlığı açıp yazıya vesile olan tmurat'a ben de teşekkür ediyorum.
Schumacher:

Bana ve birçok kişiye f1'i sevdiren, izleten (senna'ya yetişemedik maalesef... onun yeri ayrı biliyorum.) pilotların başında geliyor. 99'da silverstone'daki epey üzüldüğüm kazada bacağı kırıldıktan sonra çok iyi bir dönüş yapmıştı. Ancak elbette şimdiki şartlar çok daha farklı. Evde oturmak, tvden yarışları izleyip orda olamamak, yarışamamak, podyuma çıkıp zıplayamamak : ) çok üzmüş olmalı. Yıllarca bu gibi bir sporun en tepesinde olup da sonra bir anda kendinizi dışarıda bulduğunuzda insan kendini bir boşluğa düşmüş gibi hissediyordur herhalde. Schumacher tabii ki takip ettiğimiz kadarıyla kendisini başka tip şeylerle oyalamaya çalıştı ama belki de bu oyalamalar f1'e olan ilgi ve motivasyonunu tekrar kazanmasında pay sahibi oldu.
Ve schumacher kendi deyimiyle ;bataryaları dolmuş; bir şekilde tekrar pistlerde. Geri dönüşler her zaman ilgi çekmiştir, her zaman merakla beklenmiş ve eski küskün seyircileri tekrar ekran başına çekmiştir. Yine öyle olacak, schumacher ne derecede bir form düzeyiyle dönerse dönsün hepimiz için yarışları çok daha iple çekilir hale getirecek.
Tabi elbetteki bu dönüşününde bir sonu olucak, schumacher bile f1'i bir gün kesin olarak bırakmak zorunda, bu işin kuralı bu. Ancak o güne kadar işler yolunda giderse önünde 3 sene gibi bir zaman görünüyor. Bu 3 senede yani 41-42-43 yaşlarında ise kendini motive eden başka bir neden de (tabiki en büyük motivasyon kaynağı başta da söylediğim gibi f1'i dışardan izlemek zorunda kaldığı o günleri hatırlayıp, yarıştığı her anın tadını çıkarıp, kıymetini bilmek olacaktır) bu yaşlarda bile şampiyonluk kovalayabilen tek pilot olmak olabilir ..?..
Bu sene içinse Mercedes gp ve dahi brawn ona nasıl bir araba verecek, yeni difüzör kaç salise kazandıracak, onları bilemiyorum ama bu senenin kritik anahtarlarından biri de lastikleri kullanmak ve iyi durumda olduğu kadar kötü durumda olan lastiklerle de iyi sürüş yapmak olduğu düşünülürse schumacher'in (örn: 2006 macaristan son turlar) yine farklı, geriye dönüp üzerine konuşulacak yarışlar çıkarabileceğini umuyorum. Yine de kaçıncı olursa olsun onu tekrar pistlerde görmek yarışları çok daha heyecanlı kılıyor.
Hamilton:


Çaylak sezonu dahil, son yılların en hızlılarından. Hızının ve yarışlardaki geçişlerinin yanında, yarış dışındaki centilmen ve sempatik tavırlarıyla da kısa zamanda büyük bir taraftar kitlesi topladı. İşler yolunda giderse kariyerinin sonunda Schumacher'i istatistiksel olarak da yakalayabilecek potansiyele ve zamana sahip. Yeteneğine ve hırsına dair tek başına 2006 türkiye (gp2 ) bile bir çok şey anlatır. Hala izlememiş olanlar varsa aşağıdaki linkten izleyebilirler.
http://66.102.9.132/search?q=cache:6-4zBfDAlcgJ:www.trf1.net/multimedya/video-galeri/ozel-video-icerik/11835-lewis-hamilton-sov-istanbulpark-2006-gp2-sprint-yarisi-haberi.html+hamilton+2006+t%C3%BCrkiye&cd=2&hl=tr&ct=clnk&gl=tr
Özellikle yerine,sırasına razı olmayıp yaptığı gerçekten zor ataklarla en sıkıcı yarışlara bile renk kattı şu birkaç senede. İyi bir arabayla en büyük favorilerden.
Alonso:


Bir varmış bir yokmuş Alonso'nun amatör bir kart yarışçısı olan babası bir gün 8 yaşındaki kızı için f1 aracına benzeyen pedallı bir kart aracı yapmış, ancak kızı ilgi göstermeyince bu araç 3 yaşındaki kardeşi alonso'ya kalmış ve hikaye başlamış. Kariyer sahibi olabilmesi için ailesinin yeterli maddi gücü olmamasına rağmen alonso'nun başarıları kısa sürede ona bir çok destek gelmesini sağlamış.
Alonso, kendisini kanıtlamış bir isim. Hırslı, çok hızlı, arabayı limitlerinde kullanabilen bir pilot. Peki ama "eşit şartlarda" hangisi daha hızlı...? formda bir Schumacher? (keza şu an formu ne düzeyde tam olarak kestiremiyoruz) ,Hamilton? ya da Alonso?.... Emin olmak zor. Eğer konu "Yarış"sa bir sene saf hız, saf performans anlamında(araba performanslarını mümkün olduğunca eşitleyerek) burun farkıyla geride olabilirsiniz, bir sonraki sene ise ileride. Bu yüzden bu gibi birbirlerine çok yakın olan pilotlar söz konusu olduğunda, bu bundan iyi demek gerçekten zor. Daha doğrusu demek kolayda, haksızlık yapıp yapmadığınızdan emin olmak çok zor :) Çünkü tıpkı insanlar gibi, pilotlar da birbirinden farklı karakteristik özellikleriyle öne çıkabiliyor. (kesin olansa üçünün de çok üst düzey pilotlar olup birbirlerine çok ama çok yakın olmaları.)
Massa:


Ferrari için iyi bir 2.pilot olarak alınmıştı ve öyle de devam edecek gibi gözüküyordu ancak 2008'de raikkonen'in f1 den iyice kopup aklını ve motivasyonunu sanki tam toparlayamaması nedeniyle bir fırsat yakaladı ve az daha da olan oluyordu.
Massa gerçekten çok hızlı bir pilot. Zaman zaman schumacher'den bile hızlıydı, Ama: "tek turlarda." Yarışlarda daha doğrusu; kalabalık içinde kalıp, geriye düştüğünde, yeterince değil.
Massa polede başladıysa ve startta da önde kaldıysa tamam, deyim yerindeyse kaçak yarış atları gibi beyaz bayrak ayna yapmakta gerçekten usta. Ama olurda gerilere düşerse öyle güçlü yükselişler yapamıyor pek. Bunun yanında yağmurda da çok iyi değil.
Ama , belki birçok kez bu kelimeyi kullandım ama; çok hırslı. Gerçekten istiyor, f1'e hayatını adadığını birçok yönden görebiliyorsunuz adamın her halinde. Bu yüzden yarış içinde geçilmesi de kolay değil. Massa'ya atak yapıyorsanız riski gerçekten göze alıyorsunuz demektir ki bence yarış içinde yerini kolay kolay bırakmayan pilotlar en az geçiş yapan pilotlar kadar renk katıyor bu spora.
Ayrıca bir de kaza mevzusu var ve bu kaza benim massa'ya bakışımı bir parça değiştiriyor açıkçası. Eğer bir pilot ölümden dönüyorsa ve bir iki hafta sonra tek gözü neredeyse kapalıyken yarışmak istediğini samimi bir şekilde söylüyorsa, ne biliyim... bu pilotu desteklemek gerekir gibi geliyor; geriye düştüğünüzde yükselme hızınız, yağmurdaki performansınız , aracın gelişimine olan katkınız elbette önemlidir ama bu adamın kazandığında, ya da kıl payı kaybettiğinde gözleri doluyor (istanbul2006,interlagos2008). Ve bir insan bir şeyi bu kadar istiyorsa yeri ve zamanı geldiğinde onu da desteklemek gerekiyor sanki.
Özellikle ölümden döndüğü kazasından sonra başarılı olmasını gerçekten isterim. Takım arkadaşı çok kuvvetli ve son 2 senenin açlığıyla saldırıcak bu da bir gerçek. İkisi arasında yakın bir mücadele bekliyorum özellikle de massa'nın sıralamalarda önlerde başlaması şartıyla.
Button:

Button'ın yarış dünyasına girişi, 8.yaşgününde babasının aldığı hediye karting arabasıyla başlamış ve 11 yaşındayken, 1991 Britanya Cadet Karting Şampiyonası'ndaki 34 yarışın 34'ünü de ! kazanmış.
F1'in centilmen pilotlarından ve hızlı. Ama ne kadar hızlı? Bunu bu sene hamilton'a karşı göreceğiz.... de bu günlerde button'a söylenen tek şey de bu. İnsanlar ellerinde kalem, button'ın şu ana kadarki tüm kariyerini bu sene hamilton'a karşı göstereceği performansa bağlı olarak değerlendirmek için bekliyor.(yanlış yapıyorlar demiyorum kesinlikle ama bu durum button için fena!)
Evet f1' de yarışıyorsanız baskı altındasınızdır hele ki f1'in önde gelen takımlarından birinde iseniz baskınız katlanır ama button bu sene gerçekten aşırı bir baskının altında olacak(geçen seneki neredeyse rakipsiz geçen bir ilk bölümden sonra kazanılan şampiyonluğun bu baskıyı pek de hafifleteceğini sanmıyorum ki genel kanıda bu yönde gözüküyor)...hem, bu takımda önemli bir geçmişi olan hamilton gibi üstün bir kabiliyete, hem diğer pilotlara hem de bu, "hakkında" verilecek kararın ezici baskısına karşı mücadele etmek kolay değil.
Kobayashi:

Toyota'da bulduğu fırsatı değerlendiremeyip, f1'de bir koltuk bulma ihtimali olmaması halinde gp2'de bir sene daha yarışacak bütçesinin olmadığını, söyleyen "Muhtemelen Japonya'ya dönüp, babamın suşi lokantasında birlikte
çalışırdım. İki ay önce durum gerçekten böyleydi. 16 yaşındayken
orada çalışmıştım, suşi yapıyordum" diyen
bu sene özellikle takip edeceğim, ileride çok şey beklediğim sauber pilotu.
Bir süre önceki bir röportajında, özellike toyota'daki yarışlarından önce iki hafta fabrikaya almanya'ya gittiğini ve belkide bu "hayatının fırsatı" için özellikle motive olup, gerek yarıştan önce gerekse yarışta elinden geleni yaptığını söylemiş.
Aslında düşününce ne büyük bir stres? Hayatınızın fırsatı gelmiş ama sadece 2 yarışınız var. Diğer pilotları ele alın bir yarışta işler yolunda gitmese bunu telafi edebilecekleri koca bir sezonları var bir çok kez. Ama Kobayashi'nin sadece 2 yarışı vardı ve o koltuğa oturup sürdü. Evet 2 yarış yaptı sadece ama 2 yarışta diğerlerinin bilmem kaç yarışta yapamadığını yaptı :)
F1 bir yarışsa, pist üzerinde bir iddialaşma, bir mücadele, hatta savaşsa; kobayashi gibi pilotlarla olacak bu ancak. Zıttı karakterde pilotlarla başladığı gibi biten, tren gibi geçen arabalardan ibaret bir atlı karıncaya döner bu spor.
Özellikle de uzak doğudan bir pilotun (kamikaze olmadan tabi :) ) bu tip bir mücadelenin içinde olması çok renk katacaktır bence.
Vettel:

"Bir formula 1 yarışına liderlik eden en genç pilot."
"Bir formula 1 yarışında pole pozisyonu kazanan en genç pilot."
"Bir formula 1 yarşını kazanan en genç pilot."
"Formula 1 yarışında farklı iki takımda yarış kazanan en genç pilot."
Gibi ünvanların sahibi.
Özellikle 17 yaşında (2004) Almanya formula bmw şampiyonasında 20 yarışın 18'ini!! kazanmış.
Schumacher'in varisi olarak gösteriliyor ve açıkçası sıradışı da bir yetenek vettel, acaba "kendi zirvesine" ulaşması için birazcık daha pişmesi gerekir mi, yoksa yeterli çizgiye tam anlamıyla geldi mi artık? Belki özellikle geçtiğimiz sezon önemli bir tecrübe olmuş olabilir ve çok güçlü bir vettel izleyebiliriz bu sezon.
Açıkçası bu sene bir çok pilot için olduğu gibi onun içinde çok kritik olacak. Sene sonunda performansı ve daha neler başarabileceği, nekadar daha ileri gidebileceği sorularına daha net cevaplar bulabiliceğiz sanırım.
Rosberg:


Bir çok pilot gibi bence o da belli bir süre f1'de babasının isminden dolayı olmadığını kanıtlamaya uğraşmakla geçirdi ki bence bu tip şeyler sürüşünüze tam anlamıyla odaklanmanızı engelleyen pürüzler.
Ama williams'ta geçirdiği son sene ve o vasat arabayla gösterdiği istikrarlı performans ve aldığı puanlarla bence bu pürüzü törpüledi. Tıpkı button gibi ne kadar hızlı sorusuna ise schumacher'e karşı göstereceği performansa göre karar vermek zorundayız. Ancak dikkat etmemiz gereken detay sanırım schumacher'in formunun da ne düzeyde olacağı kuşkusuz. Sonuçta 3 yıl aradan sonra yeterince uyum sağlayamayan bir schumacher de rosberg konusunda şaşırtabilir....ya da şaşırtmayabilir (yani gerçekten bileğinin hakkıyla da geçebilir ki özellike schumacherin ilerleyen yarışlarda nispeten alışacağını düşünürsek, ilerleyen yarışlarda da schumacheri geçerse hakkını yememek gerekir.). Ne olursa olsun rosberg konusunda sağlıklı bir yorum yapmak için bir sezondan fazla beklememiz gerekebilir. Ama şu bir gerçekki bana kalırsa bu sene olmasa bile önümüzdeki yıllarda şampiyonluk için yarışabilicek, hızı kadar pist dışında da örnek bir duruşu olan yetenek rosberg.
Son olarak; 96'dan beri bu sporu takip etmeye çalışıyorum ama açıkçası bu kadar çok soru işaretinin toplandığı (özellikle pilotlar açısından) bir başka sezon hatırlayamıyorum desem abartmış sayılmam sanırım.
Bu arada tek siyah-beyaz çocukluk-bebeklik resmi schumacher'in. Eski bir kuşaktan olduğunun yegane kanıtı olsa gerek.
(mesajı düzenleme nedeni: imla ve resim.)