yıl 2006, alonso reno için şunları söylüyor:
"Takım bna olan desteğini kesti, artık Fisichella'ya destek veriyor".
Tabii bunu böyle sakin şekilde değil kameralar karşısında öfke dolu şekilde söylüyor.
Daha doğrusu takımı karalama çabası içinde.
Mantıklı düşünürseniz 2006 da Alonso şampiyon oldu ve çok dişli bir Schumacher'e karşı yarışıyordu. Dolayısıyla takımın desteğini Fisi'ye kaydırma gibi bir durum olamaz.
Olsaydı zaten 2.şampiyonluğunu alamazdı.
Takımda o güne kadar yaşadıklarını "nasıl olsa artık McLarendeyim" düşüncesi ile döktü ortaya, ki bu çok edepsizce bir harekettir.
yıl 2007.
McLaren'e geldiğinde kendisini santanderin korumasında ve 1. pilot konumunda buldu. ilk 4 yarış Hamilton'a üstünlük kurdu, ne de olsa Hamilton'un ilk senesiydi ve o daha bir ÇAYLAK dı. ilk 4 yarışta mutluluk saçan McLaren evliliğinde ne olduysa 4. yarıştan sonra birden herkesin suratı asıldı ve birbirini kötüler demeçler verilmeye başlandı tv de. o evlilik bitmişti.
Takım bu olaydan sonra 9 sene bakıp büyüttüğü Hamilton'a ağırlık vermeye başladı.
Tabii bu sırada bir Ferrari hırsızlığı ve Alonso'nun "haberim yok bu olaydan" demesi ve ardından De La Rosa ile yaptığı maillleşmeler ortaya çıkınca tv lerden kaçmaya başlaması.
2007 de daha birkaç olay daha oldu ama uzun uzadıya yazmanın lüzumu yok. Geçelim 2008'e.
yıl 2008....
2006 nın sonunda giderken arkasına dönüp "tüü size" dediği takıma geri dönüyor.
biz buna Türkçe ve Türkiye örf adetinde "tükürdüğünü yalamak" diyoruz. İspanyolcasını bilmiyorum, kusura bakmayın.
Çok sevdiği Briatoresi ile tekrar birleşen Alonso kendini 1.pilot olarak gördüklerinden ve geçmişten ders çıkardığından dolayı uslu çocuk oldu be sezon.
Ancak singapur olayında çıkıp yine "bu olaydan haberim yok" demesi ve ardından haberi olduğu tespit edilmesi, aslında çok da akıllanmadığını gösteriyordu.
yıl 2009
Açıkçası bu sezon aklımda kalan bir olayı yok, hatırlamıyorum.
belki çok fazla ilgilenmediğimden dolayı olabilir.
yıl 2010
maalesef görmeyi hiç istemediğim bir pilot şu an benim desteklediğim takımda.
Zaten kendisinden önce babası (santander) geldi ve oğlunun da geleceği sinyalini vermişti.
Schumi döneminde Ferrari için demediğini bırakmayan kişi şu an o kötülediği, "her türlü pisliği yapabilecek kapasitede bir takım" dediği takıma gelmişti.
Tabii haliyle gittiği her yerdeki 1.pilotluk şartını santander baskısı ile kabul ettirmişti bile.
Almanya yarışına kadar herşey perde arkasında kaldı ancak bu yarışta madalyonun öteki yüzünü de gördük. Aile içi olaylar çok farklıymış.
huysuz çocuk yine huysuzluğunu yaptı.
şimdi bana biriniz çıkıp diyebilir mi "falanca kişi de böyle her gittiği takımda huzursuzluk yaratıyor" diye.
mesela bir pilot ismi söyleyin , 3 farklı takımda yarışsın ve her yarıştığı takımda bir skandalda adı geçsin.