Beni hatırla
 
Bu Malezya´ya ikinci gelişim, daha önce 2006´da da yarışı buradan anlatmıştık. Dolayısıyla karşıma nelerin çıkacağını biliyordum gelirken: nefes alınmayacak kadar sıcak bir hava, %70´in üzerinde nem, 35 derece sıcaklıkta yağan sağanak yağmur, her yerde dayanılamayacak kadar kötü bir ot-yemek kokusu, asla doğru dürüst çalışmayan isdn ve internet hatları, her zaman her yere geç kalan şöförler vs...

Bu beklentilerimin biri hariç tamamdı aynen doğru çıktı. Buradaki iklimi size anlatamam, gerçekten yaşamanız lazım. Klimalı bir ortamdan dışarı adımınızı attığınızda, doğal bir saunanın içine giriyorsunuz. Bırakın F1 otomobilinde yarışmayı, yürümek bile gerçekten çok zor iş. Kuala Lumpur´un yıllık ortalama sıcaklığı 25 derece, gerisini siz düşünün.

Salı günü Avustralya´dan buraya geldik. Kuala Lumpur şehir merkezi güzel ve ilginç bir yer, ama pist şehire yaklaşık 60 km uzakta olduğu için, piste yakın olmak maksadıyla medeniyetten uzak bir yerde kalıyoruz.

Bu sene pistte işler 2006´dan daha iyi gitti. Son gelişimizde, 3 günde hatları bağlatamamış ve bir türlü istenen kalitede bir bağlantı kuramamıştık Türkiye ile. Bu kez, işler yolunda gitti, şu anda her şey hazır gibi yayın için.

Burada en çok konuşulan şey, tabii ki Hamilton´a verilen ceza. Bu konunun detaylarını yarın yayında anlatacağım (azıcık reklam yapmış olayım). Alonso´nun kulağında bir enfeksiyon çıkmış.

Gelelim antrenmanlara, Ferrari özellikle ikinci antrenmanda Avustralya´ya göre daha hızlı gözüktü. Sabahı yine Williams ve Brawn GP otomobilleri domine etse de, ikinci antrenmanda Ferrari iyiydi. Hem Raikkonen hem de Massa en iyi zamanlarını, 13´er turluk serilerin sonlarına doğru attılar. Ayrıca her ikisi de, en iyi zamanlarının 0.1 saniye civarında birer tur daha attı. Yani Ferrari taraftarları, daha umutlu bakabilir yarışa, Avustralya´ya göre.

Vettel´in zamanı daha da etkileyiciydi bence, çünkü 14 turluk bir serinin 3. turunda geldi bu zaman, yani deposu bayağı doluyken.

Yumuşak lastiği yarışın üçte birlik bölümünde kontrol etmek gerçekten zor olacağa benziyor. Bugün o kadar çok pilot pist dışına çıktı ki:

FP1´de Raikkonen, Trulli (spin), Kubica, Glock (spin), Hamilton, Piquet (lastik patlaması - pist dışı), Alonso, Bourdais..

FP2´de Glock (spin), Piquet, Bourdais, Barrichello, Alonso, Sutil, Fisichella (pist dışı - kaza), Vettel, Buemi, Nakajima..

Neredeyse dışarı uçmayan kalmadı kısacası. Bu arada Raikkonen´in kokpitten dumanlar çıkaran F60´ı ile pite dönmeye çalışması ilginçti, otomobil giderken kemerleri çözen Kimi bir an için pite dönmeden kenara çekecek gibi gözüktü. Müdahale için mekanikerlerin maske takmaları, KERS ile ilgili akülerde bir sorun olabileceği ihtimalini getirdi akıllara..

Bu arada son olarak havadan bahsedelim. Buradaki insanlar, Nisan ayında her gün mutlaka yağmur yağar diyorlar. Salı´dan bu yana, öğleden sonra her gün yağmur yağdı. Perşembe günü tam anlamıyla bir fırtına koptu. Burada yağan yağmur, bizim memleketekine benzemiyor. Damlaların arası yok, sanki birisi yukarıdan duşu açıyor. Allah korusun, bu yağmur İstanbul´´a yarım saat yağsa işe botla gitmemiz gerekir.

Hava ayrıca çok dengesiz, bir dükkana giriyorsunuz hava günlük güneşlik, 2 dakika sonra dışarı çıkınca sağanağa yakalanıyorsunuz.

Aakşamüstü 5´te hava, ciddi anlamda kararmaya başlamış oluyor. Kısacası kapalı bir hava, bol yağmur ve fırtınaya hazır olmak gerekecek galiba.

Bugünlük bu kadar yeter. Yarın yine yazmaya çalışırım...







Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport