Beni hatırla
 
6 gündür aşağı yukarı her gün öğleden sonra yağmur yağdığını, dün tam aynı saatlerde bugün izlediğinize benzer bir fırtınanın pisti vurduğunu hem yazmış hem de söylemiştim.

Sabah GP2 yarışı, buna benzer bir yağmur yüzünden 30 dakika geç ve Güvenlik Aracı ile başladı. Yalnız sonrasında güneş açtı ve hava Antalya´nın sıcağına benzer bir hal aldı. Ama F1 saati yaklaştıkça uzaktan yine kara bulutlar görüldü. Yarışın bu kadar geç başlamasının problem doğuracağını herkes tahmin ediyordu, öyle de oldu.

Beklenen boyutta gelen fırtına hem yarışı, hem de yayınları alt üst etti. Sanıyorum yakınlara bir yere yıldırım düştükten sonra hatlar gitti. 2-3 sefer bizim önümüzdeki ekranlar kesildi ki, böyle bir şeye ilk defa şahit oluyorum. Anladığım kadarıyla bağlantılar koptu, ancak bizim tarafta hala her şey çalışıyormuş gibi gözüküyordu. Dolayısıyla yayının neresini, ne kadar dinleyebildiğinizi bilemiyorum.

Benzer problemler diğer TV´ler için de yaşandı herhalde, yandaki kabinlerde de bir telaş vardı baktığımda. Yarış durdurulduktan sonra, prosedür, neler olacağı, muhtemelen yeniden başlamayıp yarım puan verileceğine dair tahminlerim doğru çıktı. 91 Avustralya´yı hatırlamam da iyi oldu herhalde.

Aradaki 45-50 dakikayı doldurabilecek malzeme vardı aslında elimde, ama Okay Karacan ile muhabbet kısmının da iyi olduğunu düşünüyorum.

Yine bazı aksaklıklardan dolayı, muhtemelen ben veda edemeden yayın kapandı. Ama bu sıra dışı günde, olan bitenleri gerçekten mazur görmek lazım.

Yarış kısmından bahsedersek, kimin kaç kere pite girdiğinin ucu bucağı kaçtı bir ara. Rosberg´e bayağı üzüldüm, ön tarafta gayet iyi götürüyordu yarışı. Yağmur bastırmasa da keyifli bir yarış oluyordu. Eve dönünce tekrar seyredeceğim yarışı.

Malezya´dan son yazacaklarım bu kadar, sırada Çin var.

Görüşmek üzere....
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport