Beni hatırla
 
Trafik sıkışıklığından sonra, dikkatimizi çeken ilk şey gökdelenler oldu. Bütün şehir devasa binalarla dolu ve gökdelen olmayan yerlerde de sürekli inşaat yapılıyor. Şehrin nüfusunu kimse tam olarak belirtemese de, söylenen tüm rakamları birleştirince merkeze 10 milyon, banliyölerde ise 5-6 milyon insanın yaşadığı ortaya çıkıyor.

Şanghay’da bir yerden bir yere gitmek, çok ciddi bir sorun. Öncelikle İstanbul trafiğini aratamayacak kadar kötü bir trafik yoğunluğu var. Gişeler öncesinde kilometrelerce uzayan trafikte bekleyince, memlekete özlem duymuyor insan. Trafik dışındaki diğer sıkıntıysa, taksi şoförlerinin bırakın İngilizce bilmeyi, Latin harflerini bile okuyamıyor oluşu. Elinizde yazılı olan adresi dahi okuyamıyorlar. Bu durumda, yine İngilizce bilmeyen, ama en azından adresi anlayıp tarif edebilecek başka bir Çinli’ye başvurmak gerekiyor. Yani elinizde İngilizce ve Latince olan bir harita yoksa, gideceğiniz yere ulaşma ihtimaliniz çok düşük. Çinli şoförlerin, otomobil kullanma yöntemleri de çok ilginç. Sürekli kaza yapma riskiyle karşı karşıyalar.

Piste ulaştığınızda durum değişiyor. Dünyanın en kalabalık şehirlerinden birisi olan Şanghay’da, Çin’in büyüklüğüne yakışan bir pist yapmış Çin Halk Cumhuriyeti. Tesis gerçekten de muhteşem. Start düzlüğünü üzerinde olan Medya Merkezi, 9. katta. Anlatım odaları da, neredeyse aynı seviyede. Ayrıca seyirciler için görüş alanı gerçekten de harika. Ana tribünün en üst katında oturan biri, inanın pistin neredeyse dörtte üçünü görüyor. Sadece arka düzlüğün sonu ve son iki viraj görüş alanı dışında kalıyor.

Çin’in geleneksel bahçelerine benzetilen padokta, gölün üzerinde yer alan çardaklar, çardakların üstündeki rengarenk çiçekler muhteşem gözüküyor. Alış veriş alanında bile çeşitli boyutlarda havuzlar var.

Bugün, her zaman olduğu gibi teknik altyapının kurulmasıyla geçti. Pit alanında da bazı çekimler yaptık; daha doğrusu teknik anlatımlar. Umarım hoşunuza gider. Antrenmanlardan da bahsedelim. Şanghay’da en çok konuşulan konular, tabii ki difüzör ve Bridgestone’un getirdiği süper yumuşak lastikler. Difüzör davası, FOTA’nın içinde bir gerginlik yaratmış; tüm konuşmalardan net bir şekilde bu sonuca varılabiliyor.

Lastikler konusunda, özellikle Alonso çok sert açıklamalara yapmış; yayında bahsedeceğim bu demeçten. Süper yumuşak lastiklerin, resmen parçalandığı rahatça görüldü antrenmanlar esnasında. Bu lastikleri 10 tur bile kullanmak, büyük sorun olacak muhtemelen.

İlk antrenmanda Hamilton ve Kovalainen ile McLaren iyi gözükse de, ikinci antrenmanda Button, Rosberg ve Barrichello ilk üç sırayı aldı. Yani meşhur ‘difüzör’ çetesi otomobilleri yine önlerde. Onları da Red Bull izliyor. Bu arada Button ve Barrichello, en iyi zamanlarını sırasıyla 9 ve 10’ar turluk serilerin içinde attılar. Yani depoları boş değildi. Dolayısıyla sıralama turlarında, muhtemelen yine en hızlı otomobil BGP001 olacak. İki yıldır şampiyonluk için çekişen Massa, Hamilton ve Raikkonen’i 12, 13 ve 14. sıralarda görmek, Kubica, Heidfeld ve Alonso’yu da son dördün içinde izlemek, F1’in 2009’daki çehresini nasıl değiştiğini gösteriyor insana.

Sıralama turlarından sonra görüşmek üzere…


Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport