Beni hatırla
 
Haftaya yapılacak olan Avrupa Ralli Şampiyonası yarışımız sebebiyle, TRT ekibinin kalan kısmı gibi Çin´den Bahreyn´´e geçmek yerine, İstanbul´a dönüp üç gün tam gaz çalıştıktan sonra dün gece yarısı Bahreyn´´e geldim.

Bahreyn aynı üç sene önce bıraktığım gibi: sıcak, yine yeni gökdelenler eklenmiş ve ekleniyor, şehrin her tarafında da bir F1 reklamı bolluğu var. Tüm reklam panoları F1 reklamlarıyla dolu, pistte alışveriş alanında, bungee jumping´´de dahil olmak üzere yine bir sürü dikkat çekici aktivite var.

Bahreyn organizasyonu hiçbir yeri boş bırakmıyor, öyle ki medya odasına giden tünelde bile üç tane sokak şarkıcısı müzik yapıyor. Ama yankıdan bir şey anlaşılmıyor tabii. Ayrıca abartıp, otobandan piste gelen anayoldaki tüm ağaçları ışıklandırmışlar. Sanki Noel zamnaıymış gibi..

Bahreyn´de yayın anlamında her zaman sıkıntılar var, durumda bir değişme olmamış 2006´´dan beri. Demek ki para tüm sıkıntıları çözmüyor. Ankara´ya bağlanana kadar canımız çıktı.

Buradaki tüm TV´lerin ortak sıkıntısını şimdiden yazayım ki, kendinizi hazırlayın: Anlatım odalarının ses yalıtımı çok kötü. Dolayısıyla start düzlüğünden geçen her otomobil, neredeyse bizim odanın içinden geçiyor. Bu da her geçen otomobilde, benim mikrofonumdan size ulaşacak bir ses demek. Macaristan´da aynı bu kadar kötüdür yalıtım hususunda. Dediğim gibi bu işin bir çözümü yok, diğer kanallarda da aynı ´aşırı ses´ problemini görebilirsiniz.

Antrenmanlardan bahsedelim. Yine Brawn en büyük favori, Red Bull ise onların takipçisi olarak gösteriliyor. Brawn GP´nin orta hızlı ve yavaş virajları seven otomobiline daha uygun bir pist burası. Mesela Button ikinci antrenmanda ancak 6. olabildi ve en iyi zamanın 0.3 sn gerisinde kaldı. Ama bu turu, daha otomobilinde 13 turluk benzin varken attı. Bu da benzin düzeltmesi yapınca, en iyi zamanı elde eden Rosberg´´den daha hızlı olduğu anlamına geliyor. Toyota´da Glock ve Trulli iyi gözüktü. Williams´ın bu yarış belki de son şansı olacak, rakiplerinden daha iyi bir otomobille. Ama bir türlü hızı puana dönüştüremediler.

Ferrari yine ortalarda gözükmedi: Massa 16, Raikkonen 18. McLaren daha iyi gözükse de onlar da FP2´de ilk ona giremediler. Son iki yılı ilk üç sırada bitiren Ferrari, McLaren ve BMW´nin altı otomobili de son 10 içindeydi bugün.

Bu arada pistin yol tutuşu her seansta daha da artıyor. Dereceler sabah göre 1 saniye iyileşti. Yarın çok rüzgar olmazsa (ki genelde oluyor) sıralama turlarında daha da iyi dereceler görebiliriz.

Gelelim günün en güzel yanına. f1.com´da muhtemelen okumuşsunuzdur, buraya getirilen Bernie Ecclestone´un F1 koleksiyonunu. Bu koleksiyonu canlı görme şansını yakaladım. Muhteşemdi; 1937 model Gümüş Ok, Fangio´nun 57 Maserati´si, Surtees´in 64 Ferrari´si, Hunt´ın şampiyon olduğu 76 McLaren, Piquet´nin 83 Brabham´ı. Gerçekten de parayla satın alınamayacak muhteşem otomobiller, her biri ayrı bir tarih.

Bunları okuduktan sonra, beni kıskanmanıza gerek yok. Çünkü bu otomobillerle ilgili çok detaylı ve güzel bir program planlıyoruz (tabi teşvikin kimden çıktığını tahmin edersiniz).

Bundan böyle, sezon sonuna kadar her yarış öncesinde bu otomobillerden iki tanesini size tanıtacağız, bu haftadan başlayarak. Elimden geldiği kadar anlattım bu muhteşem otomobileri, umarım beğenirsiniz.

Bahreyn´den ilk gün için bu kadar yeter. Yarın sıralama yayınında görüşürüz...


Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport