Beni hatırla
 
Monako GP´si takvimde her zaman özel yeri olan bir yarış. TV ekranında mükemmel gözükse de, gerçekten yarışın yapıldığı caddelerin darlığını, bariyerlerin yakınlığını görünce, pilotlara çok daha fazla saygı duyuyor insan.

Monako her zaman çok pahalı bir yer, ama F1 hafta sonunda ekstra pahalı hale geliyor. 5 yıldızlı otellerde normal bir odada gecelik konaklama 2000 Euro´dan fazla bu hafta sonu. Dolayısıyla F1 medyasının büyük çoğunluğu gibi, biz de Nice´de kalmayı tercih ettik. Nice-Monako arası trenle yaklaşık 20-25 dakika sürüyor ve her 20 dakikada bir tren var. Trafikle uğraşmadan, üstelik çoğunlukla deniz kenarından giden bir trenle yarışa gitmek gerçekten keyifli.

Trenden indiğinizde, tam olarak ilk viraj Ste Devote´´un üstünde buluyorsunuz kendinizi. Normalde araç trafiğine açık olan ama F1 hafta sonunda kapatılan tünellerden yürüyerek, start düzlüğünün paralel caddesine iniyorsunuz. Bu caddeye indiğinizde karşınıza çıkan Ferrari yetkili servisi, insanı kalbinden vuruyor. Her gidişimde, yine yıkılıyorum bu servisi görünce. Dün içeride modern tüm Ferrari modellerinin yanı sıra, F50 ve Enzo´´da vardı.

Akreditasyon merkezi, pistin tam ucunda. La Rascasse´´dan daha ileriye, uca, denize kadar gidiyorsunuz. Tabii çok sevdiğim (!) Fransız dostlarımız yoları kestiği için bize izin vermediler. Kart lazım diyorlar, ama kartınızı alacağınız yere gitmenize izin vermiyorlar. Bir sürü tartışmanın ardından, yanımızda bir görevli eşliğinde ulaşabildik akreditasyon merkezine.

Monako´nun padoku da, kendisi gibi ilginç. Mesela Red Bull´un devasa enerji istasyonu padokun hemen kenarındaki deniz üstünde, yat limanının içinde yer alıyor. Porsche ve GP2 takımlarıysa, pistin dışında, bildiğiniz bir katlı otoparkın içine kurulmuş durumda.

Anlatım odamızı teslim aldık dün ve ilk testi yaptık. Odanın, diğer pistlerin yarısı kadar olması dışında bir sıkıntı yok. Tabii bir de start düzlüğünü göremiyor oluşunuzu sayalım. Anlatım odaları, yüzme havuzu kısmında, La Rascasse´´a gelmeden, deniz kenarında yer alan tribünün tepesinde. Pitleri görebiliyorsunuz, ama start düzlüğü arkada kalıyor.

Bu arada Monako´´da, gün sonunda pistin trafiğe açıldığını söylemeliyim. Öyle 15 gün önceden yol kapatmak gibi bir şey yok. Mesela Cuma günü öğleden sonra pistte F1 aktivitesi yok, onun için yolar trafiğe açık. Start düzlüğünden otobüs geçebiliyor mesela. Veya yürüyebiliyorsunuz. Daha önceki gelişimde tüm pisti yürüyerek turlamıştım. Bazı yerler TV´de göründüğü gibi değil. Mesela Beau Rivage, gerçekten çok dik bir rapma. Aynı şekilde Loews virajına gelirken de, ciddi bir iniş var.

Pistle ilgili bu kadar şey yeter. Antrenmanlara gelirsek, gerçekten önümüzde soru işareti bol olan bir tablo var. Bu kez ilk iki çizgide sadece Brawn ve Red Bull´´u değil, Ferrari ve McLarenler´i de görebiliriz belki. Bence Barrichello ve Webber, takım arkadaşlarını sıralamada mağlup etmek için iyi bir şansa sahipler. Red Bull´´un yeni difüzörle neler yapabileceği çok belli olmadı. Vettel motor patlattı (tıpkı Kubica gibi), Webber ise vibrasyon sorunu yaşamış.

Rosberg her zamanki gibi boş depoyla tur atıp ilk sırayı aldı. Ama bu pistte aero etkinliği minimumda olduğu için, otomobillerin performansı birbirine çok yakın olacak. Şu ana kadar yapılan yarışlarda sadece 10 kere, gridde 4. veya daha geriden başlayan pilotlar yarışı kazanabilmiş. Onun için ilk virajı önde dönenin, en kötü ihtimalle ikinciliği garanti gibi.

Bakalım sıralama turları bize neler getirecek? Ben de heyecanla bekliyorum...



Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport