Beni hatırla
 
Önce her zaman olduğu gibi İngiltere macerasının başına dönelim. Londra´´ya indiğimizde bizi bekleyen ilk sürpriz, ekip arkadaşlarımızdan birinin kaybolan bavulu oldu. Bu bavul hala elimize ulaşmadı, iki gün geçmesine rağmen.

İlk eğlence, kiralık arabaya oturunca başladı. Biliyorsunuz, İngilizlerin her şeyi ters, trafik bize göre tersten akıyor, elektrik prizleri üçlü, telefon soketleri bile farklı. Dolayısıyla sağdan direksiyonlu bir otomobile oturup trafiğin soldan aktığı bir yola çıkmak, bugüne kadar araba kullanırken yaptığınız her şeyin tersini yapmak gerçekten çok garip oluyor. Silverstone, Londra´´dan kabaca 75 mil kadar uzakta, bu da uzun bir yolculuk demek.

Aranızda ters direksiyonla araba kullananlara vardır mutlaka, Kıbrıs´´ta falan denk gelmiştir. Sol elle vites atmak, sinyal yerine silecekleri çalıştırmak, bir yerden döneceğiniz zaman Türkiye´´de olduğu gibi sağ içten dönüp sonra yanlış yaptığını anlamak gayet ilginç oluyor. Ama şu ana kadar 3 günde herhalde 400 km falan yol yaptım, tam terse girdiğim bir sefer hariç iyi idare ettim sayılır.

Piste ilk olarak dün gittik. Hava son derece soğuk, 20 derecenin altında ve çok rüzgarlı. Zaten Silverstone´´a gidip de donmadan gelmek mümkün değil. Bu hafta sonu sezonun ilk yarışlarında yaptığımız teknik çekim ve anlatımlardan yapıyoruz Red Bull´´un işbirliğiyle. Dün o ayarlamaları yaptık ve her zaman olduğu gibi anlatım odamızı teslim alıp testleri yaptık. Sezonun en ufak masasını kullanıyor olacağım yarın. Bakalım nasıl sığdıracağım o kadar notu?

Cuma günü, pistte hatırı sayılır bir seyirci topluluğu vardı. Erken saatlerde trafik başlamıştı. Biletlerin tamamının satıldığı söyleniyor; bu da 100.000 seyirci demek. Ne yazık ki Türkiye´´deki seyirci sorunu hala konuşuluyor basın odasında...

Padoka sabah 09:00´´da girdiğimde, her zamankinden çok daha fazla sayıda kamera ve muhabir vardı ortalıkta. Sebebi tabii ki, gece yarısı yapılan FOTA açıklaması. Piste her giren takım patronu, pilot veya eski pilotun üzerine atladı medya grubu. Özellikle Stewart´´a büyük bir ilgi vardı. Sör Jackie´´de, her zamanki FIA´´ya muhalif tavrıyla istenen açıklamaları yaptı.

Padokta her göründüğünde Bay E´´nin etrafını onlarca kamera ve muhabir sardı. Ama Bay E´´de her zamanki gibi hiçbir şey konuşmadı neredeyse. ´´Bu F1´´in sonu mu?´´ diye soran muhabire, ´´Sence öyle mi?´´ diye bir cevap verdi. Anlayın gerisini işte.

Yalnız takımlar cephesinden bakıldığında, ortada büyük bir gerilim yok kesinlikle. Herkes hala güleryüzlü. Daha önce çok daha gergin ortamları görmüştük. Sanki takımlar, son hamlelerini yaptılar ve topu FIA ile FOM´´a attılar gibi. Dikkat ederseniz F1´´den çekildik demiyorlar asla. Yeni serinin hazırlıklarına başlayacağız diyorlar. Ciddi bir borç yükünün altında kalmaması için Bernie´´nin ne yapıp edip bu sorunu çözmesi lazım.

Bu konuya belki bir tam gün çalıştım, enine boyuna her şeyi okudum, kalanlarını yayında dinlersiniz artık. Fırsat buldukça tabii...

Neyse, gelelim sportif heyecana....Bu piste üçüncü gelişimde, yine kendi geleneğimi bozmadım ve ilk antrenmanı ilk sektörde, seyirci olarak takip ettim. Copse´´da yarım saatten fazla durdum. Pit çıkışındaki start antrenmanları, otomobillerin gelişi çıkışta kerbin üstünde geçerken çıkan ses, sahip oldukları enerji gerçekten de muhteşem. Hala ilk sefer F1 otomobili görmüş gibi tüylerim diken diken oluyor Copse´´da.

Sonrasında ilk sektördeki Maggots, Becketts, Chapel kısmına yürüdüm. Burada da inanılmaz hızdaki yön değişimi insanı büyülüyor. Özellikle Maggots´´ın girişi (FOM´´un içten çektiği yer) olağanüstü...

Tabii seyirci olunca, yayının tamamını takip edemiyorsunuz. İkinci antrenmanda, bir gün önce sorunsuz çalışan ses sistemi göçünce, uğraşmaktan pek bir şey seyredemedim. Ama Red Bull´´un büyük bir avantaja sahip olduğu açık. Button bile, biraz alttan alarak konuştu. Muhtemel bir Red Bull galibiyeti ufukta gözüküyor. Tabii taktik hataları yapmazlarsa...

Ancak muhtemelen yarın da asfalt üstündeki mücadeleden ziyade, politik demeçle konuşulacak. Çok yazık, öyle değil mi?

Sıralama turlarında görüşürüz



Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
Handies ÜtüAcaba Ne Yapsak Etkinlik