Milano´ya dün vardım. Dün havaalanından gelirken bindiğim otobüs, bir tane Honda Jazz´ın sağ tarafını alıp götürdü. Otomobil, tam da benim oturduğum yerin altındaydı. Zavallı adamın otomobili dışında hiç kimseye bir şey olmadı, ama tabii sigorta vs çözülene kadar tam 45 dakika aynı yerde kaldık.
TOSFED´deki yoğun işler dolayısıyla yarışa bir gün geç gelince, o günü kapatmak için daha çok çalışmak gerekiyor tabii ki. Ben de tüm günü çalışarak geçirdim, hatta yazıyı yazarken bile bir taraftan istatistiklere bakınıyorum.
Ne yazık ki ekibin ben yokken yaptığı ufak (!) bir yanlış hesaplamayla 10:00´daki antrenman için 09:15´te yola çıkınca, 10 küsur km yolu tam 2 saat 15 dakikada geçtik. İlk antrenmanın, ancak sonunda yer alan klibine yetişebildim. Ne hikmetse tüm Monza kasabasında yol çalışmaları vesaire var. İnip yürüsek gerçekten daha çabuk varırdık piste, ama tabii ki bir sürü ekipman vardı yanımızda...
Monza kasabasına girip ´önce Monza´ , sonra da ´Autodromo´ tabelalarını görünce insanın içi bir hoş oluyor. Pistin yer aldığı devasa parka girdikten sonra, ufaktan, ağaçların arasında motor sesleri gelmeye başlıyor. O kadar heyecan verici bir yer ki Monza. Aynı anda hem hızı hem de tarihi hissedebiliyorsunuz. Taraftarların tutkusu zaten ayrı bir boyutta. Bir burada bir de Brezilya´da çılgıncasına bağırıp çağıran seyirciler var. Mesela İngiltere ve Almanya´da da seyirci sporu çok iyi biliyor, yakından takip ediyor, ama o kadar ateşli değiller.
İkinci antrenmanda Fisi pitten çıktığı anda, ortalığı gol olmuş gibi bir tezahürat kapladı. Kısacası Monza´yı gerçekten seviyorum. Buraya ikinci gelişim bu.
Anlatım odamızın yeri oldukça kötü. Start düzlüğünden hiçbir şey göremiyorum ayakta durmadığım sürece. Neyse ki ekipman, hatlar vs her şey çalışıyordu şaşırtıcı şekilde.
Dediğim gibi, ilk antrenmanı hiç seyredemedim, ikincisinde de bir yandan notlarıma çalışıyordum. Ama gözüken McLaren´in favori olduğu yönünde. Brawn´da hem mekanik sorunlar hem de lastik ısıtma problemi var. Monza´da Parabollica dışında hızlı viraj olmadığı için, lastik ısıtmak çok zor. Düzlükler de lastiklerin üstünde soğutma etkisi yapıyor.
Fisichella´nın ikinci antrenmanda sonuncu olmasına karşın, 15 gün önce kullandığı otomobilin 1. olması ironikti. Force India´dan kimse Spa´daki başarıyı beklemiyor. Ama KERS kulllanmayan otomobiller arasında iyi bir yer kazanıp, yine puan alabilirler.
Güne damgasını vuran olaylar Singapur skandalı ve Briatore´nin açıklamalarıydı. Ancak tüm gün anlatım odasından çıkmadığım için, bu röportajları ben de internetten okudum sizin gibi.
Dönüşümüzde 1.5 saat sürdü otele, yani bugün neredeyse 4 saatim yolda geçti. Neyse ki şarjım vardı; gelirken de, giderken de çalışabildim yayın için. İstanbul trafiğine laf söyleyenleri, acilen Milano´ya davet ediyorum...
Zaten biz millet olarak, hiçbir yeri görmeden ´Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok´ demeyi severiz, bilirsiniz. Halbuki Paris, Londra, Şanghay, Sao Paolo, Milano gibi şehirlerde aynı İstanbul gibi trafik var; hatta bazen daha da beter olabiliyorlar...
Neyse lafı fazla uzatmayalım, hala çalışacak çok şey var... Sıralama yayınında görüşürüz..
Bu yazıyı paylaş:
|