Beni hatırla
 
Gerçekten de öyle oldu. Herhalde tüm dünyadaki bahisçilerin bayram ettiği bir gün oldu bu. Son beş yarıştır Q2´ye bile kalamayan ve bu seneki en iyi derecesi 13.lük olan Fisichella´nın polde olacağını rüyamda görsem inanmazdım.

Neyse, biz her zamanki gibi günün gidişatıyla başlayalım. Sabah hava oldukça soğuktu. Piste vardıktan sonra, akşam bitiremeden uyuduğum son çalışmaları yaptım. Sonra 3. antrenman için Enver ile birlikte, anlatım odasını bırakıp Eau Rouge´a gittik. Önce tribünün arkasından, daha sonra Eau Rouge´un girişinde en altta yer alan tribünden antrenmanı seyretik yaklaşık yarım saat boyunca.

İnanılmazdı... Evet, Formula 1´in belki de en etkileyici virajı olduğunu biliyordum, evet en dip noktadan sonra harika bir tırmanış olduğunu biliyordum ve evet dün virajı çıplak gözle görmüştüm. Ancak F1 otomobillerini orada izlerken gerçekten de nutkum tutuldu. Buna benzer bir hisse her sene Silverstone´un ilk sektöründe kapılıyorum, ama bu gerçekten bambaşkaydı. Muhteşemdi sadece...

Antrenmandan sonra son hazırlıkları tamamlayıp yayına daldık. Ne yazık ki yine bana geç bağlandılar, ama yapacak bir şey yok. İlk bölümde Badoer´in spini de dahil olmak üzere büyük bir sürpriz yoktu. 1. ve 15. arasında sadece 0.6 saniye vardı ve Alonso, Button, Hamilton üçlüsü zar zor ikinci bölüme geçtiler.

Zaten ikinci bölümde de üçü birden elendi. Button son 5 yarışta 4. kez sıralamalarda Barrichello´nun gerisinde kalmış oldu. Button´ın durumu Alonso´nun 2006 serisini hatırlatıyor bana. O da sezon başında 6 galibiyet aldıktan sonra, kütle amortisörünün de yasaklanmasıyla beraber resmen bir duraklama periyoduna girmişti. Ama Fernando´nun bu dönemdeki sonuçları, Button´dan daha iyiydi. Fakat İngiliz pilotun şansına, tüm rakipleri sorun yaşamaya devam ediyor. Tıpkı sabah motor değiştiren Webber gibi. İki Red Bull pilotunun da ilerleyen yarışlarda grid cezası alması
kesin gibi.

Üçüncü bölümde Fisichella, gerçekten de herkesi şoke etti. Son ona kalan en hafifi depolu otomobil olsaydı bile Fisi´nin başarısı büyüktü, ki benzin düzeltmesi yaptığımızda İtalyan pilotun en hızlı 4. isim olduğunu görüyoruz. Gerçekte en hızlı pilot-otomobil kombinasyonu Trulli ve Toyota...

Valensiya´nın gridinde sırasıyla 16., 18. ve 11. olan Fisi-Trulli-Heidfeld üçlüsünü ilk üçte görmek küçük çaplı bir mucize oldu aslında. Üstelik üçü birden benzin düzeltmesinden sonra dahi ilk dörtte yer alıyor.

Vettel, son turunda hata yapmasa ilk beşte yer alıp çok daha büyük bir şans yakalayabilirdi. İlk onda en erken Barrichello pite girecek. Button ise pite gelmeden önce, Rubens´in iki katı kadar tur atabilir. Startta KERS ile yer kazanabilirse Raikkonen galibiyetin favorilerinden birisi olacak bence. Çünkü Trulli´nin ve Heidfeld´in yarış tempoları daha düşük oluyor genelde.

Yayına gelince, kendi açımdan bir sıkıntı yoktu. Tabii reklamsız 80 dakika yayın biraz zor oluyor ama, böylesini daha çok sevdiğinizi biliyorum. İlk üçte Avustralyalı veya İngiliz birileri olmayınca çeviriler de sorunsuz oldu.

Aslında taraf tutmamam lazım, ama sporda kalmalarına yardımcı olması açısından umarım Force India ilk puanlarını alır. Toyota´nın da iyi bir şeyler yapmasını istiyorum, çünkü onlarla ilgili dolaşan söylentiler de kötü...

Yarın, hava açık olsa bile müthiş bir 44 tur bizleri bekliyor. Gerçekten sabırsızlanıyorum startı anlatmak için...

Bu arada 30 Ağustos Zafer Bayramı´nınz şimdiden kutlu olsun...

Ekleme: Akşamüstü Stavelot kasabasındaki Spa-Francorchamps müzesine gittik. Müze çok büyük olmasa da, etkileyici otomobiller vardı. Efsanevi Gulf Porsche 917 ve en sevdiğim binek otomobil olan F40ı anlattım. Sanıyorum yarın yarıştan önce girecek bu müze görüntüleri, şu anda montajlanıyor...
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport