Beni hatırla
 
Belçika´ya dün sabah vardım. Brüksel havaalanında tam 1.5 saatte pasaport kuyruğunu geçtikten sonra, araba kiralayıp, 130 km uzaklıktaki Spa´ya geldim. Dünyaya spa kavramının yayıldığı şifalı sularıyla ünlü olan kasabada kalıyoruz. Ama tabii bizim gibi damarlarında petrol dolaşan arkadaşlar için bu üç harfin anlamı bambaşka: dünyanın belki de en güzel pisti...

Çok yorgun olduğum için dün piste gitmek yerine, otelde kalıp notlarıma çalıştım. Bu sabah erkenden pistin yolunu tuttuk ve sadece 10 dakikalık bir sürüşün ardından piste vardık. Tabii piste gitmenin saatler sürdüğü Almanya ve İngiltere’den sonra harika geldi bu süre.

Piste giden yol da, tıpkı pistin kendisi gibi ormanın tam ortasında. Spa kasabası zaten harika, bir de muhteşem bir yoldan piste gidince insanın daha da çok hoşuna gidiyor. Piste start düzlüğü tarafından yaklaşıyorsunuz ve daha uzaktan, ormanın, ağaçların arasında nefes kesen Eau Rouge karşınıza çıkıyor. Bugün yakınına gidip inceleme şansım olmadı virajı, ama uzaktan bile o kadar etkileyici ki, anlatamam size. İnsan bakarken dahi heyecanlanıyor. Orayı otomobille geçmeyi düşünemiyorum bile.

Neyse, Spa’da padok eski Magny Cours’da olduğu gibi iki katlı. Garajlarla aynı seviyede teknik tırlar dururken, motorhomelar daha alt katta. Basın odası ve anlatım odaları da hemen garajların üstünde. Bu sene ilk defa, birbiriyle iç içe basın odası ve anlatım odalarını görüyorum. Magny-Cours da aynı bunun gibiydi. Tabii bu sayede netice veya bülten almak için 10 dakika yürümeye gerek kalmıyor. Ancak bunun dezavantajı da garajların üstünde yer aldığınız için pitleri görememek. Yani ‘Ferrari mekanikerleri hazırlık yapıyor’ türünden bir cümleyi bu hafta duyma şansınız yok.

Bizim odamız, tam olarak Renault garajının üstünde ve start çizgisini tam ortadan görüyor. Yani masanın ortasında durunca, start çizgisi tam burnumun üstünden geçiyor adeta…
Günüm, yayına çalışmakla geçti her zamanki gibi. Ama bu sefer hem bir gün geç gittiğim hem de Perşembe akşamüstüne kadar hiçbir şeye bakamadığım için programımın gerisindeydim.

Antrenmanlara gelince. İlk seanstan doğru dürüst bir sonuç çıkarmak zaten çok zor. İkinci seanstaki derecelerse, herhalde Spa tarihinin en yakın seansını ortaya çıkardı: 1 saniye içinde 18 otomobil. En hızlı otomobil Red Bull gibi gözüküyor. McLaren, bol virajlı 2ç. Sektörde yavaş olsa da, KERS’in ve Mercedes motorunun gücüyle 1. ve 3. sektörlerde çok hızlı. Hava bugün bir hayli soğuktu, ama Brawn pilotları durumdan memnun olduklarını söylediler. Yine de beyaz otomobillerin galibiyet için savaşabileceklerini sanmıyorum. Toyota’nın formu, Williams’ın ortalarda gözükmemesi, Badoer’in yine açık ara sonuncu olması ve Grosjean’ın etkileyici derecesi günün göze çarpan diğer noktalarıydı.

Bence yarın bizi müthiş bir Q2 ve Q3 bekliyor. Bir turluk benzinin tur başına etkisi neredeyse 0.16 saniye. Yani iki tur fazla benzinle gridde üç çizgi geriye düşülebilir. Bence Red Bull, tıpkı Barrichello’nun Valensiya’da yaptığı gibi makul bir benzin yükü alacak ve sıralamada önüne geçen olursa, onları stratejiyle geçmeye çalışacak.

Yarını ve Spa’da yayına çıkma keyfini iple çekiyorum. Tabii sabah kalan çalışmaları bitirdikten sonra….
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport