Beni hatırla
 
Evet arkadaşlar,
Valensiya´dan sonra Pazartesi günü Milano üstünden Abu Dabi´ye, oradan da Dubai´ye geçtim. Neden mi? Çünkü...

TOSFED´in, Formula 1 Türkiye Grand Prix´i esnasında her zaman FIA´dan övgü alan sportif yönetimi, federasyonumuzun Abu Dabi GP´si için eğitmen olarak seçilmesini sağladı. İlk günden bu yana Formula 1 yarışının sportif organizasyonunu tamamı Türk olan görevlilerle gerçekleştiren TOSFED, bu sene F1 takvimine yeni giren Abu Dabi GP´si için Birleşik Arap Emirlikleri Turing ve Otomobil Kulübü - ATC ile anlaşmaya vardı. Buna göre TOSFED, 1 Kasım 2009 tarihinde yapılacak olan Abu Dabi Grand Prix´inde görev alacak 250 yerel görevlinin, teorik ve pratik eğitimlerini üstlenecek. Ağustos ayında Dubai´de yapılacak olan toplantı ve çalışmaların ardından, Ekim ayında dört hafta sonu boyunca eğitimler yapılacak.

Daha önceki yıllarda Hindistan´da yapılan Asya Pasifik Şampiyonası´na dahil ´ MRF India Rally´nin ´ eğitimlerini üstlenen ve komşu ülkelerimizle de benzer konular üzerinde görüşmelerde bulunan TOSFED´in, FIA´nın tavsiyesi üzerine ATC tarafından seçildiği belirtildi. Bu anlaşma sayesinde, bu seneki Türkiye GP´sinden önce, verdiği eğitimler ve görevlileriyle ilgili basında asılsız haberler çıkan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu, F1 takvimindeki 15 ülkenin içinden ´eğitmen´ olarak seçilmiş oldu.

Burası işin açıklama kısmı. Gerçekten çok gururluyuz, çünkü Abu Dabi´nin direktörü bu sene 5 farklı Grand Prix´i ziyaret etmiş ve en etkili, en düzgün ve hızlı çalışan sistemin TOSFED´inki olduğuna karar vermiş. FIA´dan da bizimle ilgili tavsiye gelince, bizimle temasa geçtiler.

Bu sadece benim veya TOSFED´in başarısı değil tabii ki, bizim yarışta görev alan yaklaşık 800 kişinin ortaya koyduğu bir tablonun bir sonucu. Eğitimleri, Türkiye´deki hakem eğitimlerini de üstlenen ben ve TOSFED´in Genel Sekreteri Sn. Banu Başeren verecek.

Dediğim gibi sadece kişisel anlamda değil, Türkiye´deki motorsporlarının gelişimi anlamında da önemli bir adım atıyoruz. İleride belki yeni gelecek diğer Grand Prix yarışları için referans olabilecek bir çalışma olacak bu.

Umarım, alnımızın akıyla çıkarız....

İzlenimlerime gelince.. Hayatımda BAE´den daha sıcak bir yere gitmedim, Bahreyn bile yanında serin kalıyor. Gece saat 10:00´da havaalanına indiğimde dışarısı 38 dereceydi. Gündüz sıcaklıkları genelde 45 derece ve üstü şeklinde. Temmuz ayı daha da sıcak geçiyormuş, her gün 50´nin üzerine çıkıyormuş sıcaklık. Hatta bir görevli, ´5 dakika asfaltın üstünde aynı yerde durursanız spor ayakkabıların altı erimeye başlıyor dedi´ bana.

Abu Dabi´yi çok göremedim, ama Dubai gerçekten de aşmış bir yer olmuş. Çölün ortasına bir New York kurmuşlar adeta, Bahreyn yanında çok sönük kalıyor. 8 şerit otobanlar, 40-50 km giden metrole, 7 yıldızlı oteller, bitince dünyanın en yüksek binası olacak 1 kilometrelik gökdelen ve yine çölün ortasında yer alan dünyanın en büyük yapay kayak merkezi. Evet, yanlış okumadınız, dışarısı 45 derece sıcakken içeride kayak yapılıyor.

Abu Dabi ile Dubai arasındaki 130 km otobanın her metresi, gündüze yakın şekilde aydınlatılmıştı. benzin fiyatları da inanılmaz. Bir Hummer´ın deposu 20 Euro civarına doluyormuş. Onun için herkes de en azından V6 motorlar var, çoğunluk da devasa jipler kullanıyor.

Zaten Dubai´deki hedef, para sıkıntısı olmadığı için her şeyin en büyüğüne, en pahalısına veya en ihtişamlısına sahip olmak. McLaren SLR 722 bile gördüm toz içinde. Artık yorumu size bırakayım...

Piste gittiğimizde, inşaat tam gaz devam ettiği için çok gezemedik. Ama şu anda 24 saat avrdiya usulüyle tam 30.000 kişi çalışıyormuş inşaatta. Hemen yan tarafta yer alan Ferrari World ise, gerçekten büyüleyici. Onu da dünyanın en büyük tematik parkı diye anlatıyorlar. Abartmıyorum, Ferrari World´ün kapladığı arazi, pistin kapladığı araziye çok yakın. İnternetten zaten bulursunuz Ferrari World´ü, ama o kısım seneye bitecekmiş...

Şimdilik bu kadar, devamı Ekim ayında.....
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport