Beni hatırla
 
Peki ama, dünyanın en pahalı sporlarından birisi olan F1, bu durumdan nasıl etkilenecek?

Formula 1’in 2000’li yıllarda artan popülaritesi ve gelirleriyle birlikte, takımların bütçeleri, personel sayıları ve rekabetçi olabilmek için harcadıkları para her geçen yıl biraz daha arttı. Artık büyük takımlar, iki otomobili piste sürmek için, yüksek maaşlar vererek 1000 civarında personel çalıştırıp, onlarca milyon dolarlık rüzgar tünellerini 7 gün ve 24 saat usulüyle çalıştırıyorlar. Aslında takımlar para harcamaktan zevk almıyorlar. Ancak içinde bulundukları rekabet ortamında, her yarışta otomobili biraz daha geliştirmeleri gerekiyor. F1’de mevcut performansınızı korumanız, bir yarış sonra geride kalmaya başlamanız anlamına geliyor. Yani sürekli gelişim şart.

Bundan 10 sene önce topladığı bütçelerle şampiyonluk için savaşan Williams, daha büyük bir bütçeye ve daha fazla insana sahip olmasına rağmen, bu sene takımlar şampiyonasında yedincilik için mücadele ediyor. 2000´den bu yana kaç tane takım battı veya el değiştirdi unuttunuz mu? Prost, Arrows, Jordan, Minardi, Jaguar, Midland, Spyker, Super Aguri, BAR, Sauber...

Ferrari, McLaren veya Toyota gibi takımların yıllık bütçeleri 400 milyon doları çoktan aştı. Bu bütçelerin toplanmasında, sponsorlardan, otomobil üreticisi olan fabrikaların yaptıkları katkılardan, TV yayınları dolayısıyla FOM’dan gelen gelirlerden ve yarışlarda kazanılan bonuslardan oluşuyor.

Tabii şu anki ekonomik durum çerçevesinde, sponsorluk gelirlerinin azalması riski var. Çok büyük paralar harcayarak takımlara sponsor olan dev firmalar, artık daha çekingen davranabilirler. Örneğin Williams’ın en büyük sponsorlarından İskoçya Kraliyet Bankası RBS’ye, İngiliz hükümeti yardım etme ve bankayı iflastan kurtarma kararı aldı. Bu duruma düşen bir firma, F1’deki onlarca milyon dolarlık sponsorlukları nasıl sürdürecek?

Ayrıca mevcut Concorde anlaşması sona erdiği için, ticari gelirlerin paylaşımı ile ilgili bazı sıkıntılar da mevcut. Bernie Ecclestone’un firması FOM, F1’deki yayın hakları, sponsorluk gelirleri ve padok kulübü gelirlerinden yılda yaklaşık 800 milyon dolar kazanıyor ve bu gelirin sadece yarısı, 10 takım tarafından paylaşılıyor. İşte bu bağlamda, ilk defa 10 takımın bir araya gelerek, takımlar birliği FOTA’yı kurması, anlamlı ve akıllı bir hamle oldu. FOTA, FOM ve FIA ile görüşerek, Formula 1’in devamlılığını sağlayacak yeni Concorde anlaşmasının imzalanmasını hedefliyor.

FIA, mevcut ekonomik kriz başlamadan yaklaşık beş yıl önce, 2004’ten itibaren F1’de masrafları kısmak için önlemler almaya başladı. Bu tarihten itibaren alınan önlemler, çoğunlukla takımların, medyanın ve seyircilerin tepkisini çekmiş olsa da, aslında amacın ve hedefin doğru olduğu, 2008’in sonlarında daha da iyi anlaşılabiliyor. Ancak gözüken o ki, tek başına FIA’nın çabaları ve doğru yönde atılan adımlar bile, F1’in mali açıdan geleceğini garantiye almaya yetmeyecek.

Mevcut piyasa şartları içinde, otomobil satışları düşeceği için Ferrari, McLaren, BMW, Toyota, Honda ve Renault gibi büyük takımların dahi maddi anlamda sıkıntı yaşama ihtimalleri var. İşte bu sebeple FIA-FOM-FOTA üçgeninin ortak hedefi, bütçeleri en az dörtte bir oranında düşürmek olacak. Bu, büyük takımlar için yıllık 100 milyon dolarlık bir tasarruf anlamına geliyor.

Evet, son senelerde otomobiller tur başına birkaç saniye yavaşladı. Ve bu durum, sürekli daha fazla hız isteyen fanları memnun etmiyor. Peki siz bu hız farkını, yavaşlamayı TV´de viraj dönen otomobilleri izlerken veya İstanbul Park´ta tribünde otururken hissedebiliyor musunuz? Zaman tutma sistemi olmasa F2008´in F2004´te yavaş olduğunu anlayabilir miyiz? Tabii ki hayır! Tam tersi, hızlar artmaya devam etse ve bir iki sene içinde önce dokuz, sonra sekiz takıma düşsek daha mı iyi olur? Bizim meşhur sekizinci virajı 260 ile dönen 20 otomobili mi tercih edersiniz, 265 ile dönen 14 otomobili mi? Demek ki, ‘F1 artık çok yavaşladı’ türünden yorumlara itibar etmemek ve duruma biraz daha gerçekçi şekilde bakmak lazım.

Kısacası F1 dünyası, şu anki durumun ciddiyetini çoktan kavramış ve önlem almak için harekete geçmiş durumda. 2000’li yıllarda Formula 1, batmasına izin verilemeyecek kadar büyük bir sanayi haline geldi artık. Oysa ki geçtiğimiz ay içinde, Başkan Mosley’in ‘Böyle giderse F1 iki yıl içinde batar’ sözleri, Türk spor medyasında geniş yankı uyandırdı. Hiçbir yabancı kaynakta bu sözlere rastlamadım ve açıkçası, çok da fazla itibar etmedim. Bir satıcı ‘Siz bu malları alın ama, benim dükkanım iki ay içinden batacak’ der mi hiç?

Gelelim son sorulara… Sizce F1 batar mı? Veya Şampiyonlar Ligi bir gün parasızlıktan yok olup gider mi? Her yıl milyar dolarların döndüğü bir sanayi haline gelen, dünyanın en büyük gezici reklam kampanyası Formula 1’in batmasına izin verilebilir mi?
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport