Beni hatırla
 
İsterseniz, önce politik gerilimle başlayalım: Hem takımlar hem de FIA F1’deki masrafları düşürmek istiyorsa, ortadaki bu anlaşmazlık niye? Neden FIA birden bire 2010 için erken kayıt yapma zorunluluğunu getirdi, kayıt süresini kısalttı ve zaten %83’ü dolu olan grid için 10’dan fazla yeni takım arayışına girişti? Acaba Başkan Mosley, daha önce aday olmayacağını açıkladığı sonbahardaki başkanlık seçimlerinde, yeniden aday olabilmek için çok büyük bir politik entrika mı başlattı? Geçen seneki skandalın ardından ‘F1 ve WRC’yi uzun vadede finansal anlamda sağlam bir altyapıya oturtmak için’ bir yıl daha görevde kalmak istediğini belirten Mosley, bu kez de ’otomobil üreticilerinin F1’i yok etmesini engellemek’ bahanesiyle mi başkanlığa aday olacak? FIA’nın önce yıllık 30 milyon pound deyip, sonra bu rakamı 40’a çıkarıp, daha sonra pilot maaşları, motor masrafları, tanıtım harcamaları gibi kalemleri bütçe dışında tutmaya karar verip, son hafta içinde 2010 sezonu için limiti 100 milyon Avro’ya çıkarması bir tutarsızlık değil mi? Her sporda olduğu gibi parası olanın daha iyi bir ekip kurması engellenebilir mi? Sizce FIFA’nın Real Madrid’e dönüp ‘Siz Ronaldo’yu alamazsınız, çünkü diğer takımların onu alacak parası yok’ demesi mümkün mü? Tıpkı 2005’teki Michelin’in çekilmesine yol açan skandal, 2006’daki kütle amortisörü tartışmaları, 2007’deki casusluk skandalı, 2008’de Hamilton’a verilen cezalar gibi, bu son krizde F1’in yarış yokken bile gündemde kalmasını sağlamıyor mu? FOTA gerçekten ayrılıp kendi serisini kuracak mı? Hiç kimse Amerika’da yaşanan Indy Racing League – CART (sonrasında Champ Car) ayrılığının hiçbir işe yaramadığını, kaybedilen 10 küsur sene boyunca NASCAR’ın ekmeğine yağ sürüldüğünü ve sonunda bu iki serinin bir kez daha birleşmek zorunda kaldığını görmüyor mu? mı? Büyük umutlarla başlatılan A1GP ve Superleague Formula gibi serilerin F1’in yanına bile yaklaşamadığının kimse farkında değil mi? Daha iki ay öncesine kadar, difüzör hikayesi için temyiz mahkemesine kadar gidip birbirne saldıran takımlar, bir araya gelip koskoca bir serinin yönetiminde nasıl anlaşacaklar? Başta Ferrari olmak üzere, bazı takımlar gerçekten de FIA ve FOM’a sağlam yazılmış anlaşmalarla bağlı mı? Takımların ‘F1’den çekildik’ demek yerine ‘yeni serinin hazırlıklarına başlayacağız’ demeleri, aslında ‘istediğimizi verin ve her şey aynen devam etsin’ mesajını taşımıyor mu? Birlikte, şu anki gibi devam etmek, herkesin daha çok işine gelmeyecek mi? FOTA’nın bu kadar diretmesinin ardında, Başkan Mosley’i düşürmek hedefi mi var? Peki ama bundan sonra ne olacak? Önümüzde haftalarda belki de milyar dolar değerinde bir dava süreci gerçekten başlayacak mı? FIA’nın başlattığı hukuksal süreç, zaman kazanılması adına yapılan bir hamle mi? 20 küsur yılda bu hale getirdiği F1 dağılmak üzereyken, durumu düzeltebilecek tek kişi gibi gözüken Bay E ne yapacak? Bu krizden nasıl çıkılacak? 2010 Melbourne’ün gridinde hangi takımlar ve pilotlar olacak?

Gelelim sportif sorulara: Acaba Brawn, yola Honda olarak devam etse bu kadar başarılı olabilir miydi? Tarihin belki de en uzun süre geliştirilen ve en çok para harcanan otomobilinin bu kadar hızlı olması tesadüf mü? Son üç haftaya kadar test yapmamış olmaları, diğerlerinin otomobili görmemesini sağlayarak aslında onlara bir avantaj sağlamış olmadı mı? Tıpkı 1998’de olduğu gibi, çok köklü yönetmelik değişikliğinin ardından Adrian Newey’in harika bir otomobil çizmiş olması tesadüf mü? Bütün hikaye çift katmanlı difüzörde mi bitiyor? Eğer öyleyse Red Bull Monako öncesinde bu kadar hızlı olmayı nasıl başardı? 1000’e yakın personel çalıştırıp en büyük bütçeye sahip olan Ferrari, McLaren ve BMW gibi takımlar nerede yanlış yaptılar? Ve kötü başlangıcın ardından neden önceki yıllarda olduğu gibi durumu toparlayamadılar? Test yasağının büyük takımların geride kalmasındaki etkisi ne kadar? Geçtiğimiz yıl KERS’i sonuna kadar savunan BMW, neden bu kadar çabuk pes etti? Button, erkenden şampiyonluğunu ilan edebilir mi? Vettel şampiyonluk mücadelesini yürütebilmek için acaba çok mu fazla genç ve tecrübesiz? Webber kariyerinin sonuna kadar aynı şekilde konuşmaya devam edecek mi? Alonso seneye yıllardır hayalini kurduğu Ferrari’nin koltuğuna oturabilir mi?

İsterseniz biraz da Türkiye GP’sinden bahsedelim: Her geçen sene daha da artan seyirci sorununa nasıl bir çare bulunacak? Avrupa’ya göre ucuz olan bilet fiyatları, Türkiye standartlarına göre hala pahalı mı? Tribünlerin üstünün siyah örtülerle kapatılmasını F1 dünyasına nasıl açıklayabiliriz? 2010 için ne gibi planlar yapılıyor? Dünyanın en güzel pistlerinden birisinde, nasıl olur da son 22 ay içinde sadece 3 tane Formula 1 yarışı yapılır? Yoksa F1 gidene kadar pistte başka bir uluslar arası yarışı asla göremeyecek miyiz? Yedi sekiz sene uğraşılarak Türkiye’ye getirilen F1’in ilk kontratın sonunda kaybedilmemesi için neler yapmak lazım?

Ortada belirsiz olan ne kadar çok konu var, öyle değil mi? Bu soruların, en azından bir kısmının cevabını zamanla alacağımızı umuyor ve yorumu size bırakıyorum.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport