Beni hatırla
 
Sabah erkenden piste gelme sebeplerimden birisi de buydu.
Sabahtan son notları tamamladım, fakat bağlantıyla ilgili sorunu adam gibi halledemeyince, etrafa bakınacak fırtsa kalmadı. Tarihi bir fırsatla, neredeyse tüm dünya şampiyonları buradaydı, ama bir tanesini bile yakından göremedim ne yazık ki. Özellikle eski şampiyonlara çok büyük saygı duyuyorum. Yarışan hiçbir pilotla fotoğraf çektirmesem ve imza almasam bile, eski efsaneleri kaçırmamak gerekiyor. Ancak sadece ekranlardan bakabildim bu ünlü isimlere.

Cuma gününden başlayan sorunlar, dün yayında da devam etmişti. Ben de bu sinir bozukluğu içinde, insanların internette bilip bilmeden yorum yaptığını görünce de, günceme bir şeyler ekledim. Bazı sözlerim kızgınlıkla yazıldığı için haddini aşmış olabilir, birkaç ufak düzeltme yaptım aynı yazında bu sabah, çünkü bana yakışmamış bazı kelimeler. Tabii ki insanlar herkesi olduğu gibi beni veya TRT’yi de eleştirebilir. Ama işin iç yüzünü iyi öğrenmeden bir şeyleri yargılamamak lazım bence.

Neyse, bu sabah da bağlantıda bir sürü sorun yaşadık. Kesilmeler, cızırtılar, araya karışan başka hatlar… Buradaki telekomcunun olayı çözmek için bana tavsiyesi ‘erkenden bağlanın ve hattan düşmemek için dua edin, hatlar böyle, yapacak çok fazla bir şey yok’ şeklinde oldu. Gerisini siz düşünün.

Allahtan yayında kesilme, düşme vesaire yaşanmadı ama eldeki ekipman ve şartlarda ancak bu kadarını yapabildik. Bu tür uluslararası ses bağlantılarında G711 ve G722 diye iki seviye var. 711’e düşerseniz, telefondan anlatıyormuşsunuz gibi gidiyor ses. Normalde yakalamanız gereken bağlantı 722 olan, ama burada mümkün olmadı. Onun için, ses kesilmese bile kalitenin düşük olduğunu tahmin edebiliyorum.

Neyse, yarışa gelirsek, çok büyük bir heyecanın yaşandığını söyleyemeyeceğim. F1 Racing’de ‘Zaten en hızlı olan pilotun yarışı alıp gitmesini kim engelleyecek sorusunu FIA’ya sormak lazım’ yazmıştım. Bugün Vettel sorun yaşamasa, muhtemelen kazanıp götürecekti yarışı.

Lastik performansları arasında beklendiği kadar büyük bir fark yaşanmadı. Bu da işte ‘aşınan lastikler, rakibine geçilen pilotlar’ gibi senaryoların gerçekleşmesine engel oldu. Dikkat ederseniz, herkes aşağı yukarı aynı dakikalar içinde pite girdi ve lastikleri aynı seri boyunca kullandı. Yani bu yeni sistem çok ümit vaat etmedi açıkçası.

Alonso’nun Ferrari başlangıcı, tıpkı Raikkonen 2007 gibi oldu. Massa’nın istikrarı gayet iyiydi. Rosberg, ilk hafta sonunda Schumacher’i net şekilde mağlup etmiş oldu. Aynı şey Hamilton için de söylenebilir; Button ortalarda gözükmedi. Günü istikrarlı isimleri arasında Liuzzi’yi de saymak lazım.

Yeni takımların yarış bitirmesi pek beklenmiyordu. Doğru dürüst finiş görebilen tek yeni otomobil Kovalainen’in Lotus’u oldu.

İlk yarış işte böyle geçti. Yine aralara çeşitli bilgiler girerek izleyicilerin sıkılmasını engellemeye çalıştım.

Umarım sadece sitemdeki arkadaşları değil, izleyicilerin büyük çoğunluğunu memnun edebilmişimdir.

Bahreyn’den sevgilerle….
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
14.03.2010 17:04:48
Serhan bey, yazinizi okumayi henuz basladim, ilk satirdayim, ama once sunu soyleyim de, sonra devam ediyim okumaya: TRT yonetmeni ve Okay bey, orada o efsane tabloyu gordukleri halde, "John Doe"larla konusmaya odaklanmislardi. Siz soyleyin lutfen, orada o efsane toplantisi varken, sizin gozunuz baska bir sey gorurmu?
 
14.03.2010 18:46:35
Teşekkürler Serhan Bey. Hem yayında ki bilgileriniz için hem de yazılarınız için.
 
14.03.2010 21:24:55
Ben her yaris icin tuttugum arsivde, Serhan bey`in yazilarini da koyarim mutlaka. Serhan Acar gibi bir insanin, bizlere yazarak, bize bu kadar onem vermesini gormek, cok harika bir duygu...
 
14.03.2010 23:54:00
Bence Türkiye`deki F1 yayınlarını "Serhan Acar`ın sunumu"ndan önce ve sonra diye ikiye ayırmak gerek. Her yarıştan önce sunumuna hazırlanan tez öğrencisi gibi hazırlanıp yayın boyunca bizi kesintisiz bilgilendirmeniz, gündemdeki konuların yanı sıra geçmişten örnekler ve istatistiklerle katkıda bulunmanız ve özellikle tüm telsiz konuşmalarını anında tercüme etmeniz yarışların tv`den seyrini daha keyifli hale getirdi. Artık bu siteden yazılarınızı, yorumlarınızı takip etmek de ayrı bir tat katıyor. Lütfen yazılarınızda tv yayınları ve grand prix organizasyonlarının detaylarına yer vermeye devam edin. Çünkü, sahnedeki şov kadar sahne arkasındaki hummalı çalışmaları da merak ediyoruz. Tüm emekleriniz için teşekkürler. Bundan sonraki yayınlar için de iyi şanslar, kolaylıklar dilerim :)
 
15.03.2010 02:59:46
pekiipek`e ilk cümlesi başta olmak üzere katılmamak elde değil. Çok sıkıcı bir yarışı bile çekilebilir kılması, o gün için ekranda gerçek bir yarış yoksa bile serhan acar`ın sunuyor olması özellikle f1 severler için son yıllarda yakalanmış çok büyük bir fırsat oldu. Herşeyden önce okuduğumuz, direk olarak gördüğümüz, şahit olduğumuz kadarıyla zaten bir f1 tutkunu ve -öncelikle- bir seyirci. Bu önemli bence çünkü; bu alandaki bilgi birikimi ve yarış esnasında bu birikimini yerinde bir akışla aktarma yeteneğinin yanında, yarışı sunarkende izleyenlerin ne istediğini, neyi merak ettiğini gerçekten çok iyi biliyor ve bu empati yeteneğiyle samimi davranıyor. Yani yarış sıkıcı geçiyorsa, "evet şu ana kadar heyecansız bir yarış oldu, beklediğimiz atakları göremedik" vs diyebiliyor rahatça. Sizi hiçbir zaman kandırmaya çalışmıyor ki, bu da yarışı anlatan-yorumlayan bir sunucudan öte, yanında yarış izlemekten hoşlandığınız bir arkadaşınız yapıyor serhan acar`ı.
 
15.03.2010 05:22:04
Öncelikle teşekkür ederek başlamak istiyorum. İşin içyüzünü bilmeden atıp tutanlara söylenecek söz yok , katı konuşsanızda sizi kimse yargılayamaz açıklamalarınızı okuduktan sonra onların yüzlerindeki ifadeyi merak ediyorum.. Herneyse , şampiyonları yakından göremediğin için üzgünüm , ama en azından Jean Alesi ile geçen soheti teselli olarak kabul edebiliriz .) yarış hakkında birşeyler söylemeyeceğim , yukarıdaki yorumları okudumda ; @lombardia`nın tespitlerine katılmadan edemeceğim ayrıca yazılar için her zamna teşekkür ediyorum tekrar teşekkürler bende bu özel durumu arşivliyenlerdenim .. @pekiipek`in söylediklerine katılmamak elde değil çok güzel özetlemiş.. @kermitGP nin çok güzel bir tanımı var " ekranda gerçek bir yarış yoksa bile serhan acar`ın sunuyor olması bizim için büyük bir fırsat " hakkını ödeyemeyiz Serhan abi .. Ben hiç bir zaman yarış sıkıcı diye şikayet etmem , oturur izlerim,seni dinlerim çünkü can kulağı ile .. Sonsuz teşekkür,sevgi,saygılarımla ..
 
15.03.2010 14:03:38
Yayında da sıkça bu sorunun neden kaynaklandığını söyledin Serhan Abi olayları bilmeden eleştiri yapanları pek takmamak lazım diye düşünüyorum..Bahreyn GP pazar günü başlığı altında daha çok yarıştan söz etsek daha iyi olur.yeni sistemin yarışa zevk ve heyecan vermesi açısından yeni bir şey getirmeyeceğini zaten tahmin ediyordum.şampiyonluk ferrari-redbull arasında geçecek gibi gözüküyor.Alonso-Raikkonen değişikliğinin de ferrariye yeni birşey getirdiğinigetireceğini düşünmüyorum.Raikkonenin altında da F10 olsa aynı sonucu yapardı(önceden yaptığı gibi).İlerleyen yarışlarda Hamilton ve Rosberg zorlayabilir.Schumacher in gerçek potansiyelini de bu sene herkes görecek en iyi arabayla en iyi takımla rekorlar,şampiyonluklar geçti o günler.. :) Ayrıca Sutil den de çok şeyler bekliyorum.saygılarımla..
 
15.03.2010 21:55:50
evet serhan bey bende yarıştaki yapılan değişiklikleri hiç beğenmedim zaten önceki sezonda yapılan silik lastikler ve arkasından gelecek sevimsiz kural değişikliklerinin yarış heyecanını azaltacağı konusunda tahmin yürütebiliyordum ama scmacher in tekrar yarışlara dönmesi biraz heyecanlandırmıştı ama yarış sonrasında scmacherin bu saatten sonra kendini zorlamayacağını düşünüyorum bu durum bence ecclestonun bir stratejisi sahsi fikrim 2006- 2008 sezonuna dönülürse ilginin artacağı ama serhan acarın yarış sunumu kesintisiz 10 numara bahreyndeki yayın kurumunun özellikle sıralama turlarındaki ciddiyetsizliği ilkelliği onu sıkıntıya sokmamıştır umarım varol serhan
 
20.03.2010 15:34:28
 
lamp83 s-sport