Beni hatırla
 
Avustralya yarışında söylediğim gibi, tek tek gün raporu yazma şansım yok bu aralar. Ama hafta sonunu şöylece toparlayabiliriz.

Sıralama turlarının ilk bölümünde, Ferrari ve McLaren pilotlarının devre dışı kalmasının yarışa heyecan katacağı belliydi. Bazen böyle oluyor işte; TV izleyicilerinin ‘Ne yapıyor bunlar?’ diyeceği türden kararlar alınabiliyor. Ancak gridde geride kalmalarının tek suçlusu zamanlama değil. Çünkü bugünkü yayında söylediğim gibi Rosberg ve Webber, onlardan da geç piste çıktılar Q1’de, ama elemeyi geçmeyi başardılar. Dikkat ederseniz Alonso, Hamilton ve Buton üçlüsü de spin attı. Yani ister ayarlardan deyin, ister pilotaj hatalarından deyin; bu iki takımın pilotları da iyi bir performans ortaya koyamadı ilk bölümde.

FIA geçen seneki tecrübenin ardından, Q3’te benzer bir yağmur bastırınca hiç risk almadı bu sefer. Neyse ki gecikme çok uzun sürmedi, ben de bu arayı bir şekilde doldurmayı başardım. Bu tür riskli yarışlarda her zaman, bol konu ile hazır bulunmakta fayda var.

Red Bull’un hızı ilk üç yarışın ardından zaten ortada. Webber’in farklı lastik seçimi kendisine polü getirdi, ama her şey startta belirlendi. Öncelikle formasyon turunun başlamasından önce zaman ekranlarında bir sıkıntı ortaya çıktı ve bu durum 7. tura kadar sürdü. Bilmiyorum yarışa yansıdı mı çok fazla, ama ilk 10 dakikasında yayının çok gergindim; konuşmanın yanı sıra aynı anda pek çok çözüm yolunu denemem de gerekti.

Neyse gelelim yarışa: Vettel, yarışı ilk virajda kazandı diyebiliriz. Genç Alman pilot harika bir start aldı, Webber’in içine cesurca daldı ve dördüncü viraja kadar da takım arkadaşının baskısına karşı koydu. Aslında poyum, bu startın ardından ilk virajda şekillenmiş oldu.

Geriden gelen grup için Button, yine diğerlerinden daha erken pite girdi. Tabii Button ve Hamilton’ın lastik taktiklerini birbirine zıt olması da, ortaya ilginç bir tablo çıkardı. Alonso’nun vites kutusu sorununa rağmen harika bir yarış çıkardığını söylemeliyiz. Bu kadar zor şartlarda, zaman zaman en hızlı turu dahi elde etti. Debriyajı daha starttan önce devre dışı kalmış İspanyol pilotun. Sonunda motoru, bu sıra dışı yavaşlama şekline dayanamadı.

Schumacher’in yerinden çıkıp giden bijon nedeniyle kalması, hakikaten çok garip. Alman pilot, iyi bir yerde, mesela ilk beşte finiş görebilse puan durumunda bu kadar kopmazdı

Bu dört hızlı pilotun en çok yükseleni Hamilton oldu. Sutil’in arkasına gelene kadar, muhtemelen lastiklerini bitirdi. Aslında ortaya çıkan sonuç, Avustralya’ya çok benziyor. Yeni lastik kullanım taktikleriyle beraber, rakibinden 1.5 – 2 saniye daha hızlı olan pilotlar bile, arkaya gelince türbülansa takılıp kalıyor. O açıdan ilk birkaç turdan sonra Sutil’i geçemeyeceği belli oldu Hamilton’ın. Bu arada Hamilton’ın, Petrov’dan kaçarken sınırı biraz aştığını düşünüyorum.

Massa’nın Button’a olan atağı da güzeldi. Ferrari pilotu, zaten sonraki turda neredeyse iki saniye fark açtı. Alguersuari de bence yarışın başarılı isimlerinden. Aldığı puanları fazlasıyla hak etti. İki HRT’yi ve bir Virgin’i finişte görmek de güzel oldu. BMW-Sauber ise yolda kalmaya devam ediyor. Zavallı De la Rosa, gride bile çıkamadı.

Podyum için çekişme olmasa da, güzel bir yarış oldu. Webber’in çevirisini bugün daha iyi yaptım düne göre. Şampiyonanın zirvesindeki puan durumu da harika gerçekten. İlk üç yarış üç farklı kazanan pilot ve takım.

Çin’e kadar olan günlerim ve gecelerim yine WRC Türkiye Rallisi ile dolu olacak. Ama İspanya’dan itibaren, eskisi gibi forum ve web sitesiyle çok daha fazla ilgileneceğim. Bekleyen mesaj ve maillere de tek tek cevap vereceğim. Ama her şey 19 Nisan Pazartesi gününden sonra…

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
5.04.2010 01:08:37
Hamilton ve Patrovun mücadelesinde bende aynı şeyleri düşünüyorum. 3 kez yön değiştirme var. Siyah-Beyaz sallanmalıydı. Yayında ekrana gelmedi. Zaten FIAdan bir uyarı geldi ki bilmeyen arakadaşlar için söyleyelim bu siyah-beyaz bayrak ile aynı şeyi ifade ediyor. Devamı gelseyi siyah bayrak sallanıp diskalifiye edilecekti...
 
5.04.2010 12:33:39
Çin`den itibaren Schumi`yi göreceğimize eiminim. Zaten dört iddalı takımın üçü, birer yarış kazandılar. Sıra Mercedes`te. Yarış kazanmak belki Mercedes için biraz zor ama buna uğraşmaları gerekiyor. En azından dört büyüklerin içinde kalmak istiyorlarsa.. Yoksa üç büyükler demeye başlayacağız. (:
 
lamp83 s-sport