Beni hatırla
 
Beklendiği gibi Red Bull çok çok hızlı…

Otomobillerin arasındaki farkları en çok ortaya koyan pistlerden birisi olan Barselona’da Red Bull adeta kanatlandı. Lacivert otomobiller, geçen sezonun başındaki Brawn GP gibi diğerlerinden çok önde.

Cumartesi gününe, her zaman olduğu gibi erkenden başladık. Sabah antrenmanlara yaklaşık 1.5 saat kala pistteydik. Ferrari’nin motorhome’unda kısa bir kahvaltı yaptıktan sonra, anlatım odasının yolunu tuttum. Tüm not okumalarımı bitirmiştim, ama oturup özetimi düzelttim ve üçüncü antrenmanları seyrettim.

Cuma gecesi yağan yağmur nedeniyle sabah Formula BMW yarışı başlarken, pistte hafif nemli bölgeler vardı. Tabii bu gibi durumlarda boyalı olan yüzeyler, örneğin kerbler daha geç kuruyor. Kobayashi ve Petrov’un saniye farkıyla aynı yerde dışarı uçması da, bunun göstergesi oldu. Renault mekanikerleri, otomobili sıralamaya kadar toplayarak çok iyi bir iş yaptı bence. Bu arada 3. antrenmanda hız sınırı 60 iken, 99 ile radara yakalanan Schumacher’in 8.000 Euro’luk radar cezasından daha yükseğini hatırlamıyorum hiç.

Antrenmanla sıralama turları arasında, odadaki notları yayıp tezgahı kurdum her zamanki gibi. Red Bull pilotları, Çin’de de yaptıkları gibi son ana kadar yumuşak lastikle tur atmaya gerek görmüyorlar. Üç seansın da en hızlısı olan Webber, bugün polü hak etti diyebilirim. Diğerleri ile Red Bull arasında uçurum sayılabilecek kadar büyük bir fark var. Yarın startta Hamilton, iki RB6’dan birini geçemezse, normal şartlarda Red Bull 43 puanı kapar götürür.

Geçen sene de anlatmıştım uzun uzun pistteki Alonso etkisini. İspanyol yıldızın garajdan kafasını çıkarması, tezahüratların başlaması için yeterli oluyor. Ancak onun bile Red Bull’a karşı yapabileceği çok fazla bir şey yok. Uzatılan dingil mesafesine bağlı olarak biraz daha düzelen ağırlık dağılımı, Schumacher’e iyi geldi. Şampiyon pilot, böylece bu sene ilk defa Rosberg’i, hem de tüm seanslarda geçmeyi başardı. Daha önce bu pisti altı kez kazanan Schumacher’in, belki podyumu zorlama şansı da olabilir.

Hamilton, geri kalanların en hızlısı olarak, diğer üç şampiyonun önünde başlıyor. Ama startta bir şeyler yapamazsa, bir daha Red Bull’u görmesi zor olur. Ferrari’nin Alonso’yu Rosberg’in üstüne yollaması, takıma 20.000 dolara mal oldu.

Yayına gelince, genel olarak memnunum gidişattan. Bağlantıda sıkıntı yoktu, ben de dün anlattığım gibi çok hevesliydim. Sadece F1’e odaklanabilmek çok keyifli. Webber’in basın toplantısına katılması bile keyfimi kaçırmadı kısacası.

Gün sonunda, otele dönmeden TRT’den diğer arkadaşlarla beraber, Nou Camp’ı gezdik. Kişi başı 17 Euro vererek, tüm stadı, soyunma odalarını, müzeyi, tribünler yedek kulübelerini, locaları, anlatım odalarını, kısacası her yeri gezebiliyorsunuz. Gerçekten de çok etkileyici bir yer, Türkiye’de gördüğümüz statlar ile uzaktan yakından alakası yok. Futbol ile pek bir alakası olmayan beni bile büyüledi mekan.

Bu arada Barselona havaalanının kapandığını da öğrendik. Normalde plan, F1 dünyası gibi doğrudan Monako’ya geçmek yerine; Pazartesi İstanbul’a dönüp, üç gün Türkiye GP’si için çalışıp, Cuma Monako’ya gitmek. Bakalım evdeki hesabımız, kül bulutuna ne kadar uyacak?

Cumartesi gününü her zamanki gibi yarınki yayın için çalışarak noktalıyorum. Bu arada starttan önceki programımızda yayınlanacak Rosberg, Domenicali ve Whitmarsh özel röportajlarını kaçırmayın.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
9.05.2010 00:39:57
Webberin açıklamalarını tercüme etme yönündeki gayretinizin vermiş bu telaş bile sizi bir numara yapıyor :) Umarım yarışda beklenen yağmur gelirde keyifli geçer şimdiden herkese keyifli seyirler.
 
9.05.2010 12:57:41
Medya artık Massa ile ilgilenmiyor gibi birşey.Hiç Massa`nın söyledikleri çıkmıyor medyada(türkiye).yoksa massa mı medyayla konuşmuyor. Forza Massa.
 
lamp83 s-sport