Beni hatırla
 
Avrupa GP’sinin yarışın gidişatı açısından büyük önem taşıyan sıralama turlarını geride bıraktık. Ama ben önce Cuma gününde başlayayım.

Avrupa Ralli Şampiyonası yarışımız Boğaziçi Rallisi’ne çok kısa bir süre kaldığı için yarışa geç gelmem gerekiyordu. Valensiya’ya Türkiye’den direk uçuş yok. Onun için Cuma sabahı Madrid üstünden aktarmayla geldim şehre. Uçak indiğinde ikinci antrenmanın başlamasına 20 dakika vardı. Neyse Kanada’nın aksine burada antrenmana zamanında yetiştim ve hem seansın seyredip, hem de yayına çalıştım.

Seansın ardından, hafifi raylı sistem ile (bizim Sirkeci’deki ile aynı sistem caddelerde giden tramvay) otele döndüm. Daha önce de yazmıştım, F1 hafta sonlarının en yoğun saatleri Cuma gecesi oluyor benim için. Yayınla ilgili notlarımı çıkarıp, özeti hazırlıyorum. Onun için gece yarısına kadar çalıştım.

Sabah antrenmandan 1.5 saat önce piste vardım. Üçüncü antrenmanı neredeyse gözümü ayırmadan seyrettim. Valensiya takvimdeki nispeten yeni pistlerden biris olduğu için, kamera açılarını bir kez daha hatırlamak iyi oldu. Pistteki tüm açıları ve pistin kendisini ezbere bilemiyorsam, içim rahat etmiyor. Gözlerimi kapatınca, pisti hem araç üstü görüntüden, hem de dış çekim yapan kameralardan dönebiliyor olmam lazım.

Çıktıları alıp yayınla ilgili son hazırlıklar için odayı kurdum. Bu arada Erbatur ile programların nispeten boş olduğu bir hafta sonunda, anlatım odasının nasıl bir yer olduğunu anlatan bir paket hazırlayacağız. Pek çok kişinin ‘benim dükkanı’ merak ettiğini duyuyorum çünkü.

Neyse, sıralama turları öncesinde özellikle Ferrari’nin, Red Bull’un üstünlüğünü kırabileceğine dair bir beklenti vardı padokta. Ama işler, beklendiği gibi gitmedi. Normalde bu pistte en hızlı otomobil olması beklenmeyen Red Bull, belki de yeni F kanalının da etkisiyle, bu seneki dördüncü ilk çizg işgalini gerçekleştirdi. Tabii ki sıralama turlarının büyük sürprizi, hem Force India’nın hem de Mercedes’in iki otomobille birden Q2’de elenmesiydi. Özellikle Schumacher büyük bir hayal kırıklığı yarattı. İstatistiklerine baktım Alman pilotun. Sadece altı kez 15.likten kötü bir yerdne başlamış Schumi ve bu yarışların hepsinde grid cezası, spin, yağmura yakalanma gibi olaylar var. Yani açık havada, herhangi bir sorun olmaksızın bu kadar kötü bir grid pozisyonuna düşmemiş hiç.

Williams’ın bir anda öne çıkması ilginç oldu. Buemi, yine çok iyiydi. BMW-Sauber’de alçaktan uçmaya devam etti.

Son bölümde, pole pozisyonunun Webber ve Vettel’İn arasında kalacağı anlaşıldı. Ferrari, yumuşak lastiği bir türlü çalıştıramadı. Alonso’nun son antrenmandaki en iyi zamanı da sert lastikle gelmişti. Böylece kırmızı otomobilin RB6’yı geçme şansı kalmadı. Dün çok umutsuz konuşan Hamilton’ın, geri kalanların en iyisi olması beklenmiyordu. Hamilton, üst üste 5. kez Button’ı sıralama turlarında geçmiş oldu.

Yayınımdan memnunum. Herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Çevirim de fena olmadı.

Yarın ki yarışın startı çok kritik olacak. Valensiya’da iki senede sadece beş geçiş yaşanmış toplam. Onun için Güvenlik Aracı girmezse, ilk viraja giriş ve devamında pitlerin çıkışı, yarışın sonucu olabilir ne yazık ki. GP2 yayınında ortalık tamamen karıştı ilk turda ve 7 otomobil kaldı. Güvenlik Aracı içeri girdi.

Herkesin, tek pitle sert hamura geçip finişe kadar gitmesi bekleniyor. Yani Kanada’daki gibi farklı stratejiler görme ihtimalimiz yok. Umarım Bahreyn gibi olmaz yarış.

Startta görüşmek üzere…
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
27.06.2010 12:03:13
umarım Bahreyn gibi olmaz bencede
 
28.06.2010 10:53:50
sevgili Serhan acar. Hep diyorsun ki, istatistiklere baktım Schumacher grid cezaları,spin yağmur gibi olaylar yüzünden 15.cilikten başlamış. BUnun gibi istitistik bilgilerine anında nereden bulabiliyorsun. Bizim ulaşabileceğimiz bir bilgi ise çok faydası olur diye düşünüyorum.
 
lamp83 s-sport