Beni hatırla
 
Öncelikle bu haftaki Avrupa Ralli Şampiyonası organizasyonumuz Boğaziçi Rallisi nedeniyle, hem sadece F1’e konsantre olamadım, hem de alışıldığı üzere günlük raporları yazamadım. Ama bu noktadan sonra, sezon sonuna kadar F1 olan hafta sonlarında, bütün öncelik Grand Prix yarışlarında olacak. Hem siste, hem de forum vasıtasıyla daha fazla iletişimde olacağım sizlerle.

Cumartesi günkü sıralama turlarının, son bölümü özellikle çok heyecanlı oldu. Yayınlarda da söylediğim gibi, Ferrari Kanada’dan itibaren ciddi anlamda hızlandı. İstanbul Park’taki otomobile göre ciddi zaman kazandılar. Ancak çeşitli sebeplerden ötürü (Kanada’da tur bindirmeler, Valensiya güvenlik aracı, İngiltere temas ve ceza) bu hızı sonuca dönüştüremediler. Daha Cuma gününden itibaren Ferrari’nin Red Bull’a rakip olacağı belliydi. 0.002 saniyelik fark, sadece 15 santimetreye denk geliyor finiş çizgisinde.

McLaren, Mercedes ve Renault’nun, Ferrari ve Red Bull ile başa çıkamayacağı dün belli oldu aslında.

Bugünkü yarışın tartışma konusu belli. Ama onun öncesinde, yarışın genelinden de bahsetmek lazım. Öncelikle startta kalkamayan Vettel, iyice sağa kayarak bir anlamda Massa’ya liderliği hediye etmiş oldu. İlk virajda iki Ferrari’nin ilk iki sırada girmesi, gerçekten sürpriz oldu. McLaren’n 6. viraj öncesi atak yapabileceği düşünülüyordu ve Hamilton da, Webber’i tam olarak bu noktada geçti. Bu noktadan sonra Ferrari’nin yarışı kontrol edebileceği ortaya çıktı. Massa’nın tüm yarış boyunca gayet iyi bir iş çıkardığını söyleyebilirim. Ama Brezilyalı pilotun, bu seneki temel sorunu orta hamur ya da sert hamuru çalıştıramaması. Bu seneki stratejiler gereği, yarışların genelde dörtte üçü sert hamurla geçilince de, Massa sürekli geride kalıyor. Pit-stopun ardından, Alonso’nun atak yaptığı noktaya kadar zaman kaybetmesi de bu yüzdendi. Ama İspanyol pilota iyi savunma yaptığını söyleyebilirim.

Gerideki Vettel, galibiyeti zorlayabilecek kadar hızlı gözükmedi yarışın hiçbir evresinde. Aynı durum McLaren için de geçerli. Gri otomobiller, hız anlamında net şekilde Ferrari ve Red Bull’un gerisindeydi. Bütün yapabilecekleri, Webber’i arkada tutmaktı; ki bunu da yapmaları zor olmadı. Çünkü Webber, muhtemel motor problemiyle yavaşladı zaten. Yani McLaren için, bu hafta sonu hasar azaltımıyla geçilen bir diğer yarış oldu. Macaristan’da tablo çok değişmez; ama bu dört haftalık aradan sonra da McLaren hız anlamında gelişemezse, Avrupa sezonu sonunda liderliği kaybedebilir.

Renault ile Kubica, her zaman olduğu gibi istikrarlı ve sağlam bir iş çıkardı. Mercedes’e gelince… Kendi evlerinde elde edilen sekiz ve dokuzunculuk, tabii ki sevinilecek bir netice değil. Ama otomobilin hızı bu. Sonuçta dün Rosberg ile Schumacher arasında sadece 0.008 saniye vardı; yani otomobilden çıkabilecek her gram performansı almışlar zaten. Tabii otomobil yavaş ve sorunluyken, olan Schumacher’e oluyor. Her yarışta, daha da kötü gözüküyor. Onun durumunu F1 Racing’in Ağustos sayısında yazdım. Force India, Williams ve Sauber gibi takımlar için kötü bir hafta sonu oldu Hockenheim.

Gelelim meşhur olaya. Söylenecek o kadar çok şey var ki, nereden başlasam bilemiyorum. Yaşanan olaya (olay diyorum, çünkü senenin olayı oldu bu belki de) pek çok farklı açıdan yaklaşabiliriz. Ama başlamadan, mutlaka olaya Alonso, Ferrari veya anti-Alonso, Anti-Ferrari ekseninden yaklaşanlar olacağı için, her zaman olduğu gibi takımlar ve pilotlardan bağımsız olarak yorum yaptığımı hatırlatayım.

1- Formula 1, bir takım sporudur. Evet, her pilot önce kendisi için yarışır; ama bütün takımlarda her zaman için takımın başarısı, pilotun başarısından önce gelir. Yumurta ve tavuk olayı gibi, ‘Pilot başarılı olmazsa, takım başarılı olamaz’ diyebilirsiniz. Bu doğru. Ama daha önce defalarca gördüğümüz gibi, takım yönetimi açısından, takımın çıkarları, pilotların bireysel çıkarlarından her zaman daha önde gelir. Ortada bu kadar büyük paraların, unvanların döndüğü bir çevrede, takımın kendi çıkarlarına göre hareket etmesi son derece doğaldır. Takımın çıkarı, pilotlardan birisinin, diğerinin önünde olmasını gerektiriyorsa, buna göre hareket edilir. Bu her zaman böyle olmuştur ve biz ne kadar bunu beğenmesek de, FIA bunu ne kadar engellemeye çalışsa da, böyle olmaya devam edecektir.

2- İnsanlar, Formula 1’i en hızlı pilot-otomobil kombinasyonun kim olduğunu bulmak, pist üstünde çekişme izlemek, her spor müsabakasında olduğu gibi bir heyecan yaşamak için seyrederler. Dolayısıyla bir pilotun diğerine isteyerek ya da istemeyerek yol vermesini izlemek, hiç kimsenin hoşuna gitmez. Benim de hoşuma gitmedi. Bu durumda insanın aklına ‘Acaba bu kadar çok sevdiğimiz, ilgiyle takip ettiğimiz şey boş mu?’ sorusu geliyor. Yani bir Grand Prix’in sonucuna, pit duvarındaki bir takım patronunun karar vermesi, hiçbir fanın hoşuna giden bir durum değil. Çok fanatik Alonso taraftarları dışında, Ferrari’yi destekleyenlerin bile bugün kazanılan yarıştan dolayı mutlu olup, keyif aldıklarını sanmıyorum.

Birbirine tamamen zıt olan bu iki durumun, çakıştığı hallerde ortaya böyle tatsız bir tablo çıkıyor. Aslında, sorun, bu kararın yarış galibiyeti için verilmesi. Yani aynı olay, iki Toro Rosso pilotunu arasında yaşansa, hiç kimsenin umuru olmazdı. Ama takım yönetimi tarafından atılan zarlar, yarış galibiyeti için atıldığında işler değişiyor.

Ben kişisel olarak, bu tür durumları sevmesem, görmek ya da anlatmak istemesem de, takımların neden böyle şeyler yaptığını anlıyorum. Kısaca özetlemek gerekirse yaşanan şey, spor ahlakı açısından hoş değil, ama Ferrari açısından bakarsanız mantıklı. Puan tablosuna bakarsak, Massa bugünkü yarışı kazansaydı bile Hamilton ile arasında 65 puan olacaktı. Kalan sekiz yarışta, pilotlar şampiyonasında önünde altı rakibi olan Massa’nın, neredeyse üç yarış galibiyeti anlamına gelen bu farkı kapatması matematiksel olarak mümkün olsa da, pek gerçekçi değil. Dolayısıyla, Ferrari’nin kendi çıkarlarını korumak için kazanacak adam olarak Alonso’yu seçmesi, kendileri açısından doğru karar. Sonuçta Alonso, 10. yarışa kadar Massa’yı sıralama turlarında 7-3, yarışlarda 6-4 mağlup etmiş durumda ve Massa’dan 31 puan ileride.

Daha önceki yıllarda defalarca buna benzer şeyler yaşandı. Avustralya 98’de Hakkinen ile Coulthard, kendi centilmenlik anlaşmalarına göre yarışın galibini belirlediler. Gilles Villeneuve’ün Ferrari’de 1982’de, takım arkadaşı Pironi takım emirlerine uymayıp San Marino GP’sini kazandığı için, bir daha onunla konuşmamaya yemin edip, sonraki yarış Belçika’nın sıralama turlarında onu geçmeye çalışırken hayatını kaybettiği biliniyor. Özellikle Schumacher’in açık ve net olarak takımın birinci pilotu olması, benzer şeylerin sık sık yaşanmasına neden oldu. Japonya 1997’nin videosunu bulabilirseniz, Irvine’ın Williamslar’ın önünü kapatıp bilerek yavaşlayarak, Schumacher’in onları geçmesini sağladığını görebilirsiniz. Ya da 2002’de, şu anda F1’de takım emirlerinin yasak olmasının yazılmasına, Avusturya’daki olayın neden olduğu hatırlarsınız. Amerika 2002’de, Schumache rile Barrichello finişi yan yana geçmeye çalışınca bir başka skandala daha imza atıldı. Brezilya 2007’de Massa’nın kazanacağı yarışta Raikkonen’e yol verdiğini de unutmamak lazım. Kısacası Ferrari, bu konularda zaten sabıkalı olan bir takım. Tabii ki diğer takımlar da zaman zaman buna benzer taktikler denediler, ama listesi en uzun olan takım Ferrari.

Ne kadar engellense de, takım emirleri var olmaya devam edecektir. Ama can sıkıcı olan nokta, insanların aptal yerine konması. Massa, bir bakıma hiç rol yapmayarak, numara yapmayarak (tıpkı Rubens’in Avusturya’da yaptığı gibi) olup biteni tüm dünyaya ilan etti. Ancak insanlar, düzlükte ayağını gazdan çekip takım arkadaşına geçilen değil, Türkiye’de olduğu gibi tekerlek tekerleğe kapışan pilotları görmek istiyor.

Bir diğer can sıkıcı noktada, podyumdan sonra ve TV demeçlerinde yapılan yapmacık hareketler. Profesyonellik bu olsa gerek: hiçbir şey olmamış gibi davranabilmek. İşin garip tarafı, işler istediği gibi gitmediğinde herkesi ve her şeyi suçlayan Alonso’nun (Monza 2006: F1’i artık spor olarak görmüyorum / McLaren’deki 2007 sezonu / Singapur 2008: Hiçbir şeyden haberim yoktu / Valensiya 2009: İnsanlar manipüle edilmiş bir yarış izledi) sanki gerçekten Massa’yı dişe diş bir mücadeleyle geçmiş gibi davranması. Keşke o ilk atakta Massa’yı geçip farkı açıp, yarışı gerçekten (!) kazansaydı. Valensiya’daki yarışa manipüle edilmiş diyen Alonso, bugünkü olay Button ile Hamilton’ın arasında yaşansaydı ne derdi acaba? Bundan daha ala manipüle edilmiş bir yarış olabilir mi diye sormak lazım?

Ya da Domenicali’nin podyumda yaptığı birlik-beraberlik gösterisi. Bu tavırlar, sanırım herkesi daha da sinirlendirdi. Basın odasında Alonso’nun yuhalandığını duydum. TV demeçlerinden sonra yapılan basın toplantısında da, çok ağır ithamlarda bulunup gerçekte cevabı olmayan pek çok soruyu yöneltmişler Alonso’ya.

Konu Dünya Motorsporları Konseyi’ne gitti, ama neticeler kesinleşti. Ferrari’ye bence daha yüklü bir para cezası ve askıya alınmış (yani gerçekte verilmemiş) bir ihraç cezası gelir. Ancak fazla da bir şey değişmez.

Bu arada ikinci reklamımın zamanlaması, çok şanssız oldu. Son turlarda Alonso bastırıp Massa’yı zorlar, o kısımları kaçırmayalım diye reklam gittim ve yılın teliz mesajı geldi. Bu reklam zamanından dolayı kızanlar olduğunu gördüm ve inanamadım. Allah aşkına, birazdan böyle bir telsiz konuşmasını yaşanacağını, ya da 30 saniye sonra yılın en büyük kazasının yaşanacağını nereden bilebilirim? Özel olarak, yarışın en önemli saniyelerini kaçırmak için mi reklama girdik sizce? Herhalde, bu reklamın zamanına kızan kişilere, yılın telsiz mesajının az sonra geçileceği malum oldu. Geçen hafta, son reklamı damalı bayraktan sonraya bıraktım diye tebrik edenler vardı; bu hafta reklama gittikten sonra yaşanan olay için sövenler var. Gerçekten Türkiye’de her zaman sonuca göre konuşuluyor.

Çok uzun bir yazı oldu ama konuyu şöyle bitirelim: yaşanan olayı ve neden yaşandığını anlıyorum; ama hem kabul etmek istemiyorum, hem de spora bir kez daha gölge düştüğünü görerek üzülüyorum.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
25.07.2010 23:22:52
Olayı seyrettikten sonra daha fazla aptal konumunda kalamadım ve 50. turdan sonra TV`yi kapatıp yarışın sonunuda seyretmedim...Kendimce yapabileceğim en büyük protesto bu olur diye düşündüm ve umarım şumi-barikello yıllarına tekrar dönmez bu iş diyede dua ettim.. Güleceksiniz belki ama şu an bedava Ferrari verseler altıma binmeye utanacak pozisyondayım
 
25.07.2010 23:30:42
serhan acar bence bu bir skandal değil bukadar paraların döndügü bir yarışta bunların olması gayet doğal yani bunlardan önce fianın birsürü sacma sapan kararlar alması formula 1 i zaten cok sıkıcı bir hale getirdi bence ben sizin kadar bilgili değilim ama arka kanatlar otomobilleri cok kötü gösteriyor yani burda en büyük skandal fianın cıkardıkları kurallar ve uygulama biçimleri gectiğimiz iki yarışta öle komik kararlara imza attılarki neredeyse kanal değiştirecektim alonsoya verilen pitten gecme cezası tam bir skandaldı bu yarışta starrtta gecmesin diye wettel alosoyu sıkıştırdı resmen fırsat bulup gecen massa ve bi kac pilot dısarı tasarak diger otomobilleri gectiler bunlara neden ceza verilmedi gittikce daha sıkıcı bi hale getiriyorlar yarışları ama diyeceksinizki kurallar bunlar bende dyorumki eger kurallar buysa ferrari takımının yaptıgınada skandal demek cok ayıp yani
 
25.07.2010 23:31:15
Yukarıda ki metnin çoğuna katılmakla beraber taraftar gruplarının niye bu kadar tepkili olduğunu anlamakta zorlanıyorum.Sene sene yapılanları saymamıza gerek yok böyle zor durumlarda kılıfına uydurularak neler yapıldığını gördük.Yapılmadığında şampiyonlukların gittiğini gördük.Bütün taraflar grupları aklı selime davet ediyorum.Yapılması gerekiyordu yapıldı.İşin ucu sponsorlara kadar dayanıyor ve bu arabalar suyla çalışmıyor tabiri caizse.
 
25.07.2010 23:37:08
serhan acar sunuda sölemeliyim ben bir ferrari severim renklerinden dolayı daha cogunlukta ama tabiki böle bir olayın olması hoş bişey değil bende zevk almadım zaten bunun tek çözümü var sezon başlamadan takım patronları pilotlarına puan,para önemli değil yarış içinde birbirinizle yarışın sonuna kadar türkiyedeki weber wettel olayında oldugu gibi yarısın diyecekler ozaman bunların hiçbiri olmaz ama sizde biliyorsunuzki serhan bey bukadar paraların döndügü bir yarış olayında bunların olması sadece hayalcilik
 
25.07.2010 23:43:45
Yaşanan olay Ferrari`ye göre mantıklı olabilir.Ama spora büyük gölge düşürüyorlar. Bence takıma zarar verilmeyecek şekilde iki pilotta birbirini geçmek için çekişseydi çok daha iyi olurdu.
 
26.07.2010 00:23:24
reklam zamanları hep güzel oldu. ben 2007 brezilya gp`sini internetten indirip izledim, yanılmıyorsam ITV yayınıydı. yarışta massa son pit stopunu yapmış, raikkonen`in pite gireceği belliyken, adamlar reklam vermişler. o yüzden seninle ve reklam zamanlarınla gurur duyuyoruz :)
 
26.07.2010 00:31:25
Alonso hakkındaki yorumların hepsine 100 katılıyorum.İşine geleni konuşuyor genelde.Yalnız Valensiya 2009 değil 2010 olucaktı :)
 
26.07.2010 01:15:50
Sn. Serhan Acar bu yil Almanyada yasamaya basladim. Mecburen rtl den takip ediyorum, nereden baslayayim bilmiyorum. Iki tane spiker var, startmi verildi top tacami cikti belli degil, spikerlerin sesi o kadar fazlaki yayina göre, motor sesini duymak istiyorum sesi aciyorum ama tam bi iskenceye dönüsüyor, arac üstü görüntülerde bari susar insan dimi birazcik o zevki yasayalim, sürekli konusuyorlar, hatta telsiz konusmalarinin icine daliyorlar bazen, ve rtl okadar cok reklam veriyorki, sanki pembe dizi var ekranda reklama giriyorlar, bir kere zaman tuttum 7 dk ya yakin reklam verdiler. Yani benim icin tam bir iskence, bence sacma elestirileri ciddiye almamalisiniz. Bazi insanlar nedense hicbirseyi ama hicbirseyi begenmiyorlar ve ben böylelerine Allah rtl zulmü versin diyorum:) Türkiyedeki yayini cok özledim valla, bence sizin anlatiminizla trt yayini gercekten cok kaliteli
 
26.07.2010 02:46:27
ASLINDA F1 GÖSTERİ DÜNYASININ BİR PARCASI BİLEMİYORUM TABİ BU KASITLARA FİA YÖNETİMİ İZLENEBİLİRLİĞİN ARMASI İÇİN Mİ GÖZ YUMUYOR AMA DİĞER TARAFTAN BAKIYORSUNUZ DOĞRU GELMİYOR TABİ FERRARİ AÇISINDAN DÜŞÜNÜRSENİZ MADDİ MANADA KAZANMASI GEREKİYOR AMA YİNEDE ALONSOYU ZATEN SEVMEZDİM DAHABETER HAKKINDA OLUMSUZ DÜŞÜNMEYE BAŞLADIM AM NE DİYEBİLİRSİNİZ İZLENEBİLİRLİK+ MADDİ ŞARTLAR MASSANIN VEYA MASSA KONUMUNDAKİ BAŞKA BİRİNİ DİNLEMİYOR HOŞ OLMADI ANLIYACAĞINIZ
 
26.07.2010 08:37:40
Bu yarış hakkında söylenecek pek bişi kalmadı. Ama Sayın Serhan Acar; bu yarışta yada daha öncekilerde yada bundan sonrakilerde sen ne yapsan beğenmeyecek bir cok insan olacaktır. Ama bence artık bu şahıslara cevap vermemelisin. Bence bu biraz konsantreni bozuyor. Görmemezlikten gelmelisin. Ben seni Cem Yılmaza benzetiyorum. Yani yedeğin yok bu ülkede. Haddini aşan eleştirilere cevap vermek yerine gülüp geçmeyi öğrenmelisin bence. Saygılar sunarım...
 
26.07.2010 10:57:26
Ferrari tarfatarı olmama rağmen suan takımımından tiksiniyorum.Ferrari yönetimi zaten yarış başlamadan alonsoya yarışı kazandırmak için anlaşmışlar.Ferraride her zaman lider giden pilot ilk önce pite alınırken bu yarışta alonsoyu ilk olarak pite çağırdılar.Yaptıklarının amacı felipeyi pistte oyalamak ve alonsonun sıcak lastikleri felipeyi pit çıkışına gecmesiydi.Evdeki hesap çarsıya uymayınca açık açık massaya yerini alonsoya ver dediler.Massa neden bu takım emrine uydu anlamış değilim neden yerini verdi gaza basıp gitseydi ya isterse takımdan kovulsun istifa etsin ama böyle bişeye izin vermeseydi.Keşke webberin kanından biraz massadada olsaydı
 
26.07.2010 14:48:17
Takım ne hırsızlık yaptı ne de adam öldürdü.Taraftarların özellikle tifosilerin bu anlamsız yorumlarına hayretler içinde bakıyorum.Tiksinme,lanet okuma vs.Yüzlerce şirketin oldugu piyasaya devlet mantığıyla bakamazsınız.Hızlı olana her zaman avantajlar sunulur.Alonso`nun saf takliti yapmasına gelince serhan bey`e bu noktada katılmıyorum.Bunu yapmak zorunda.Eleştirileri haklı ama yine yanlış.Vettel`in ``tüm pilotlar bencildir olmak zorundadır tutunmak için``diye bi demeci var 2-3 gun önce yaptığı röpörtajda.Gayet guzel söylemiş.Hakkaniyetten bahsediyorsunuz Alonso`da milyon dolarlık sponsorluk anlaşmasına imza attırdı ferrariye.Burdan bakarsakda alonso`nun hakkı.Nerden baktığınıza bağlı. Mclaren`ci arkadaslarda isyan bayrağı çekeceğine 2-3 sezon oncesine dönsün.Bu olay nitekim takım emri sorunu.Her takımda bu oluyor,oldu,olacak.Baska bir takımın verilerini çalmak değil.Öz eleştiri yapın biraz.
 
26.07.2010 14:57:07
Atlanılan noktanıın şurada olduğunu düşünüyorum: F1 bütünüyle eğlencelik bir spor olmadığı gibi tamamen bir strateji sporu da değildir. Daha önce de yazdım burada, bu sporu ayakta tutan, bilet parası veren izleyicilerdir. Reklam veren kurumlar da tv başındaki izleyiciler nedenniyle milyonlarca doları ödüyor. Sponsorlar reklamın hedef kitlesi olan izleyicilere ulaşmak için para ödüyor, F1 araçlarını çok sevdikleri için değil. Alonsoya karşı hiçbir ön yargım yok ama bu konudaki açıklamasını son derece itici, kaba ve hepsi bir tarafa, aptalca buldum. Evet, size parayı takımlar veriyor ama bu parayı da takımlara izleyici kitlesi kazandırıyor. Bu durumda, başa dönecek olursak, evet F1 bir matematiksel strateji işi, ama bu izleyici zevkinin bu hesaplar uğruna önemsenmeyeceği anlamına gelmez. Bu işin duygusal tatmin boyutu var. Büyük bir takımın veya pilotun bütün mahareti, hesap-kitap olayı ile izleme zevkini birleştirmektir zaten, biri uğruna diğerini feda etmek değil.
 
26.07.2010 14:58:22
Olayı gayet güzel yorumlamışsınız serhan bey. Bende sıkı bir ferrari taraftarı olarak yaşananları hoş karşılamadım keşke böyle olmasaydı dedim ama tabi bu yorum seyirci gözüyle yaptığım yorum. Takımın gözünden bakarsak olaya gayet mantıklı bir karar verdiler. Belirttiğiniz gibi bu yaşananlar daha önce de vardı şimdide var gelecektede olacak. Maceristana kadar bu durum konuşulur sonra yaz tatili ile birlikte herkes unutur gider.
 
26.07.2010 17:24:54
Sevgili Serhan Acar`a olay nedeni ile yapılan eleştirilere değinmek bile istemiyorum. Olayın tam reklamda gerçekleşeceğini bilmesine elbette olanak yoktu. Yeterince F1 izleyen herkes, yarışın başından son saniyesine kadar ne zaman ne olacağını kestirmenin olanaksız olduğunu bilir. Mükemmel anlatım için kendisine teşekkür ederiz...Bence bir yarış sunucu, bu tip olaylarla değil, yarış içindeki bir olayla ilgili olarak verdiği tarihten örneklerle ve sayısal verileri sözel anlatıma dökme becerisi ile ölçülür. Bunun ne kadar zor bir iş olduğunu merak eden, yarış sırasında f1.com`dan live timing`i açıp sayılara bakarak yarışı anında anlatmayı denesin.
 
28.07.2010 00:06:57
ya arkadaşlaryorumları okuyorum hepiniz etik değil etik değil diyorsunuz bukadar paraların döndügü yerde etik olan ne var bana biri bunu söylesin 2 yarış önce hamıltona yapılan etik dısı kıyagı herkes unuttu bakıyorumda ama aynı hakemler gectigimiz yarısta alonso ya anında cezayı verdiler kimse bundan neden bahsetmiyor ben pilot tutmuyorum sadece ferrariyi tutuyorum yani biraz olaylara genel bakmayı ögrenin artık ferrari şampiyonluklara ambargo koydugunda fifa sırf reitingler düşüyor diye ne kurallar getirdigini unuttunuz herhalde alın size en büyük etik dısı hareket ama bunları hiçbiriniz konusmuyor serhan acarda sölemiyor sunuculuguna tek kelime etmem mükemmel bi sunucu senelerce o sunsun isterim ama yani bu böyle olmaz
 
3.08.2010 21:08:39
Schumacher en azından sevinmedi, hatta ceza almalarına sebep olan podyum takasını bile yaptı. ama alfonso gerçekten hak ettiği bir galibiyeti kutlar gibiydi. ve sorulan onca zor ve sınır aşan sorularda bile renk vermeyişi ve köselemsi tavrı, bu adamın gerçekten kişilik ve duygu yönünden bambaşka bir seviyede olduğunu bana son bir kez daha öğretmiş oldu. (ki bizler zaten bunu yeterince öğrenmiştik.)
 
lamp83 s-sport