Beni hatırla
 

 Arada buna benzer tabirler kullanıyorum, ama heyecanından ziyade gerilimi çok yüksek olan bir yarışın ardından ‘ne yarıştı ama’ demek, herhalde yanlış olmaz.

Bugün, benim için gerçekten eğlenceli bir gün oldu. Akşamdan planladığımız gibi, günün stresini atmak adına, sabah kahvaltıdan sonra havuza atladık; Erbatur, Tayfun ve ben. Bazılarının ‘Oh adamlardaki keyfe bak, dünyayı  geziyorlar vs’ türünden hayıflandığını duyar gibiyim. Ama inanın 2009’da bir kez İngiltere’de ve bu senede bir kez Abu Dhabi’de, topu topu yarım saat havuz yapabildik.

Asıl hedefimiz bugün Ferrari World’e gitmek ve dünyanın en hızlı roller-coaster’ı olan Formula Rossa’ya binmekti. Sırf bunu yapabilmek için, dün gece 01:30’a kadar pistte kalıp bugün yapacağım tüm çalışmaları bitirdim ve öğleden sonrayı boşalttım.

Yarışa 6 saat kala yola çıkıp, açıldığı anda Ferrari World’deydik. Medya mensuplarına giriş bedava, ama normal ziyaretçi için fiyatlar 50-150 dolar arasında değişiyor. Tesis gerçekten inanılmaz. Çok fazla zamanımız olmadığı için doğrudan Formula Rossa’ya yöneldik. Tayfun ile beraber, maça çıkan NBA oyuncuları gibi hoplayıp zıplıyorduk heyecandan. Ve yarım saatlik beklemenin ardından sıra bize geldi. Gerçi en öne binme hayalimiz suya düştü, ama yine de yaşadığımızı kelimelerle anlatmak mümkün değil. Muhteşemdi tek kelimeyle. İlk hızlanmada beş saniye içinde 240 km/s’e çıkıyorsunuz. Gerçekten de yanaklarınız, kulaklarınıza yapışıyor; tıpkı Alonso’nun meşhur videoda başına gelen gibi. Yaşadığınız ilk hızlanmanın hemen ardından en büyük düşüş geliyor. Sonrası ise benzersiz bir hız, gerilim ve keyif. Tayfun ile birlikte zevkten dört köşe olduk adeta. Tur devam ederken ‘Harika, muhteşem’ deyip, ellerimizi açıp birbirimize çaktık hatta. Resmen coştuk. İndikten sonra da 15 dakika boyunca sırıttık.

Zaman kısıtlı olduğu için hepsini gezemedik parkın. Ama yirmiye yakın aktivite var, simülatörler, Ferrari’nin efsane olmuş hem F1 hem de yol otomobilleri, gondol gibi bir şeye binip devasa bir Ferrari motorunun içinde gezdiğiniz bir bölüm, çocuklar için akülü arabalar, restoranlar ve hayatımda gördüğüm en büyük Ferrari Store sayabileceğim yerlerden birkaç tanesi.

Kısacası, Ferrari fanlarını geçtim, her otomobili tutkununu gitmesi gereken bir yer. Formula Rossa’ya ikinci kez binme hayalimiz, aletin bakıma alınması nedeniyle suya düştü.

Piste vardığımda yayına yaklaşık iki saat vardı. Sabahtan bu yana gerilimi atalım derken dağılan konsantrasyonu, toplamak çok zor olmadı ve 10 dakika içinde yeniden havaya girdim.

Son iki saat gerçekten gerilimle geçti. Gerilimden ziyade, yayın başlasın diye sabırsızlanıyordum, çünkü bu hafta yayına çok çalıştım gerçekten de. Şampiyonu anlatmayı çok istiyordum, deyim yerindeyse ‘gaza gelmiş’ vaziyetteydim.

Sanırım bu enerjim ve hevesim de, yayına yansıdı. Çünkü yayından çok keyif aldım, hatta bir ara bitmesin istedim. İki üç saat daha anlatabilirdim yarışı. Formasyonda tüylerim diken dikendi, startı göremediğim halde ayağa kalkarak anlattım heyecandan. Bu gaz, çevirilerde bile işi yaradı. Kendi adıma, senenin en iyi yayınlarından birisini yaptığımı düşünüyorum.

Yarışın hikayesine gelince… startta Button’ın atağı çok kritikti. İlk tur içinde Liuzzi-Schumacher kazası, çok kötü şekilde bitebilirdi. Bildiğiniz gibi genelde F1’deki en kötü kazalar, buna benzer şekilde iki otomobilin birbirinin üstüne çıkmasıyla yaşanıyor.

Kim derdi ki, Liuzzi’nin yaptığı kaza yüzünden giren Güvenlik Aracı’nda pite giren Petrov, 54 turu aynı set lastikle atıp Alonso’nun belki de şampiyonluğunu engelleyecekti?

Sağ arka taraf bariyere sürttükten sonra, bir taktik yapabilmek adına erken pite giren Webber, bir bakıma Ferrari’nin de reaksiyon göstermesine neden oldu. Bana göre Ferrari, bu pitin ardından Petrov ve Rosberg’in gerisine düşeceklerine bilmelerine rağmen, bu iki pilotu kolayca geçebileceklerini düşündüler. Ama işler, bekledikleri gibi gitmedi. Sert hamurlu Kubica kadar uzun süre gidemese de, Alonso, Hamilton kadar pistte kalsa (sekiz tur daha fazla) o zaman Rosberg, Petrov ve doğal olarak arkalarına takılmış olan Webber’in önünde piste geri dönebilirdi. Ama benim görüşüm, Petrov ve Rosberg’i geçme işini biraz fazla hafife aldıkları yönünde. Bu taktiksel seçim, bir bakıma Alonso’nun şampiyonluğuna mal oldu. Telsizden gelen tüm teşvik edici mesajlar, Alonso’nun tüm zorlamalarına karşı, beklenen atak bir türlü gelmedi. 54 tur aynı set lastikle giden ve bir bakıma hayatının yarışını çıkaran Petrov, Vettel’den sonra günün en çok konuşulan adamı oldu.

Kubica’da, Hamilton’ı arkasında tutarak, Vettel’in şampiyon olmasını sağlayan ikinci Renault pilotu oldu. Hamilton, şampiyonluk için VEttel’i sonuna kadar zorlayacaktı muhtemelen. Hatta Vettel’i geçebilse, bu sonuç Alonso’ya yine şampiyonluğu getirecekti.

Şampiyonluk adaylarından en silik performansı Webber sergiledi ve deyim yerindeyse, şampiyonanın son iki gününü hiçbir şey yapamadan tamamladı. Hamilton ve Button, geç açılan McLaren ile iyi bir iş yaptılar; o kadar olur.

Ama günün yıldızı, Japonya’dan beri olduğu üzere Sebastian Vettel’di. Son dört yarışta, tüm şampiyonluk adaylarından daha hızlı olmayı ve sürekli önde kalmayı başardı. Sene içinde çok hata yapsa da, şampiyonluk adayları arasında mekanik sorunlardan dolayı en çok puan kaybeden isim de o, oldu. Benim hesabıma göre, mekanik sorunlardan dolayı net 66 puan kaybetti genç Alman pilot. Belçika’dan sonra Formula 1’in kötü çocuğu ilan edilen, Vettel tarihin 32. ve en genç şampiyonu olarak yeniden altın çocuk statüsüne geri döndü. Bu sene gösterdiği hızla da, şampiyonluğu sonuna kadar hak etti.

Bir sürürü istatistiği yayında sıraladım, tekrar bunları anlatıp sizi sıkmayayım. Ama gerçekten inanılmaz bir sezon, inanılmaz bir finalle noktalanmış oldu. Bu finali anlattığım için çok mutlu ve gururluyum. Sezon boyunca heyecanımıza ortak olan, yayınları izleyen, beğenen-beğenmeyen herkese teşekkürler. Erbatur ve Tayfun’la beraber bu sene işlerin iyi olabilmesi için çok çalıştık, takdir sizlerin. Biz yaptığımız işlerden keyif aldık, umarım aynı durum sizin için de geçerlidir.

Bu arada zaman zaman yayınların içinde de, benden kritik yardımlarını esirgemeyen Metin Mete, Korhan Savran ve Beril Tamertürk’e de ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

Sırada ne var? İstanbul’a dönüp, sakin bir bayram tatili geçirmek ve bir süre F1 ile ilgilenmemek var. Ama bir süre dediğime bakmayın, birkaç gün sonra yine Autosport’a bakınmaya başlarım.

2011’de de en sevdiğim işi yapmak ve F1 anlatımı için mikrofon başında olmak dileğiyle…

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
14.11.2010 23:16:19
Başta mükemmel yayınları Sevgili Serhan ACAR`a olmak üzere Okay Karacan, Serhan Asker, Dilara Gönder, Erbatur Ergenekon ve Tayfun Bayburt`a sitedeki tüm dostlarım arkadaşlarım kardeşlerime buradan sevgilerimi ve teşekkürlerimi sunarım ... Hadi daha iyisini yapalım .... :T
 
14.11.2010 23:37:18
Vettel`e tebrikler.Sevgili Serhan Acar, Erbatur Ergenekon, Tayfun Bayburt, Metin Mete, Korhan Savran, Beril Tamertürk , Okay Karacan ve tüm emeği geçenler, anlatımlar, görüntüler ve bilgi paylaşımları için sizlere çok teşekkürler sizlerinde katkılarıyla güzel bir sezon geçti. Umarım İstanbul`un 2012 Avrupa Spor Başkenti seçilmesi İstanbulpark`ın geleceği için iyi olur F1`siz bir Avrupa Spor Başkenti düşünemiyorum.
 
14.11.2010 23:58:51
Sevgili Serhan Acar , yayın arkadaşların ve özellikle de senin sayende çok keyifli bir sezon daha izledik. Umarım gelecek sezon ve bundan sonra sen sıkılana kadar bütün sezonlar "en sevdiğin iş" i yapmaya devam edersin. Çok teşekkürler.
 
15.11.2010 09:09:15
serhan bey yarışı ve büyük finali sizin anlatımınızla dinlemek mükemmeldi alonsoya cok üzülsemde.formula 1 de hiç bir seyi hafife almayacaksınız.gelecek seneyi iple çekiyorum.serhan bey sizde bekliyorum
 
15.11.2010 12:38:40
Yaris heyecanini mukemmel bir sekilde bizlere aktardigin ve adrenalimizi doruga cikardigin icin kendi adima sana cok tesekkur ediyorum. Takimin parcasi olmak gurur verici, hep destek tam destek )
 
15.11.2010 14:03:38
Yarışları sen anlatmasaydın Formula 1 sevgimiz bu kadar fazla olmazdı eminim Serhan abi. O kadar alışmışım ki senin sesine, yabancı yayınlardan Formula izlemek işkence gibi geliyor. Diliyorum ki uzun yıllar boyunca bizlere yarış keyfi yaşatmaya devam edersin. Sezon boyunca emeği geçen herkese başta Serhan Acar olmak üzere Beril Tamertürk, Metin Mete, Korhan Savran, Erbatur Ergenekon, Tayfun Bayburt ve yorumlarıyla bizlerle birlikte olan tüm forum arkadaşlarıma ve de daha adını sayamadığım nice güzel insanlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız.
 
19.11.2010 21:40:21
Tüm yarışları harika bir şekilde bizlere o anki atmosferi yaşatarak anlattığın için sana sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Serhan abi... İşinde gerçekten harikasın ve hakkını veriyorsun yani... Siteye gelince;Korhan ve Metin abi,Beril abla gerçekten F1 hakkında bizleri çok çok bilgilendirdiler.Yaklaşık 5-6 senedir F1 izliyorum ve bu site açıldığından beri F1 hakkında harika şeyler öğrendim. İnşallah birlikte nice güzel sezonlar geçiririz...
 
27.11.2010 11:58:32
Merhaba, TRT` nin F1 ekibini kutlamak istiyorum bende. Başta Serhan Bey` e gönülden teşekkürler. Sürekli takip edemediğim bir sezonda yarış yayınlarında tüm haberleri sizin sayenizde öğrendim. Yarış anlatımınız da her zamanki gibi harikaydı. Hele son yarış anlatımınız mükemmeldi. O heyecanı bize çok güzel yansıttınız. Teşekkürler. Ayrıca Erbatur ERGENEKON ve Tayfun BAYBURT` un hazırladığı dosyalarda da emeğiniz olduğunun farkındayım. :T Erbatur ERGENEKON ve Tayfun BAYBURT padokta iki kişilik DEV bir ekipti. Bunca yıldır yarışları izliyorum, yarış öncesi ve sonrası bu kadar mükemmel hazırlanmış dosyalar izlemedim. Ellerinize emeğinize sağlık. :L Dilara GÖNDER` i de unutmamak gerekiyor. O` na da teşekkür etmek istiyorum. Tabii ki TRT` nin stüdyo ekibine de teşekkürler. Başta Okay KARACAN olmak üzere görev alan herkese, yorumlarıyla katkı yapan herkese özellikle moderatörümüz Metin Bey` e de teşekkürler. Veee tabii ki bu forumda bulunan tüm arkadaşlara da teşekkür ediyorum. Bu sezon foruma fazla bakamadım ama her zaman ki gibi faydalı bilgiler paylaştığınızı ve seviyeli sohbetler yaptığınızı biliyorum. Hepinize çok teşekkürler. Özellikle Sevgili Beril, ve Sevgili Korhan` a da teşekkür etmem gerek. F1` de teknik konular ve kurallardan çok fazla anlamam ama Sevgili Korhan sayesinde bunları da yavaş yavaş öğreniyorum. Teşekkürler Korhan. :T Ve Sevgili Beril, yorumlarınla o kadar çok şey katıyorsun ki foruma, binlerce kez teşekkürler. Bu forumda olman hepimiz için bir ayrıcalık. :T
 
29.11.2010 15:35:52
çok güzel bir iş çıkardınız yine. elinize sağlık.
 
lamp83 s-sport