Beni hatırla
 

Herkese merhaba, tıpkı sizler gibi ben de çok özlemişim Formula 1’i, muhteşem sesleri, pist üstünde 300 km/s ile santimler için yapılan kapışmayı… Bu nedenle yayından çok keyif aldım.

Öncelikle, bu sene yarışlarda günlük özet yerine, her ülkedeki yarışın ardından tek bir yazı yazmayı planlıyorum. Bunun birkaç sebebi var. Öncelikle, zaten iki senedir aşağı yukarı her ülkede pist, şehir ve gittiğimiz yer ile ilgili izlenimleri zaten paylaştım. Bu hikayeleri, tekrar tekrar anlatmak istemiyorum. Zaten anlık bilgileri, cins olayları hem Twitter hesabım hem de sitedeki kısa mesaj bölümünden sizinle paylaşıyorum.

Bunun dışında, ne yazık ki her sene iş yoğunluğum biraz daha artıyor. Formula 1 yayınlarından bahsetmiyorum tabii ki, ama TOSFED’de üzerime düşen yük biraz daha arttı. Bu nedenle F! seyahatlerine, zaten genelde ekipte sonra çıkıyorum, çoğu zaman gittiğim ülkelerde Türkiye’deki yarışlar ve federasyonla ilgili işler de yapmam gerekiyor. Bir yandan da, bildiğiniz üzere uzun saatler boyunca yayınlara çalışıyorum. Dolayısıyla, siteye yazıp günlük tutmak için 2009 ya da 2010’daki kadar bol zamanım olmayacak bu gidişle. İşte bu nedenle, dediğim gibi sıra dışı bir durum yaşanmadığı müddetçe her yarıştan sonra hafta sonunun genel bir özetini yazacağım.

Avustralya GP’sine baktığımızda, kış testlerinin ardından kazanan sürpriz olmadı, ama podyuma çıkan isimler sürpriz oldu desek yalan olmaz. Bu sene neredeyse tüm F1 padoku, Vettel’i şampiyonluğun en büyük favorisi olarak görüyor. Tarihin en genç dünya şampiyonu, geçen seneden sonra kendisini bir seviye daha yukarıya taşımış gibi. Daha olgun, daha az hata yapıyor, takımla telsiz konuşmalarında bile bir liderlik havası seziliyor. Bu saatten sonra Webber’in işi, gerçekten çok zor.

Dün adeta uçuşa geçen Vettel ve RB7, müthiş bir farkla, hem de KERS olmadan polü aldı, sonra da tüm yarışı kontrol altında tutup yarışı kazandı. Baştan sonra, hatsız bir hafta sonu izledik Vettel’den. Şimdi tüm bunları yazdıktan sonra ‘bu adam Vettel’i tutuyor’ yorumlarını duymaya hazırlanıyorum…

Şaka bir yanda, Vettel ve Red Bull gerçekten harikaydı. Formula 1 sezonu açısından işin sevindirici tarafı Hamilton’ın korkunç bir fark yemeden ikinci sırayı alması. Yarışta RB7, Cumartesi gününde olduğu kadar uçuk bir hıza çıkmadı. Belki Vettel, yarışı kontrol ettiği için o kadar arayı açmasına gerek kalmamış olabilir, yine de korkunç farkların ortaya çıkmasını istemeyiz tabii ki. Kazanan önemli değil, bizim için çekişme önemli, öyle değil mi?

McLaren’in ‘bir saniye kazanma’ iddiası gerçek çıktı. Tabi bu kazanılan bir saniye olmasa, herhalde Q3’e kalamadan Buemi ile çekişecekti Hamilton yarış içinde.

Petrov, hafta sonunun iki yıldızından biri bana göre (beklenen gerçekleştiği için Vettel’i saymıyorum). Rus pilot, Kubica’nın yokluğunda harika bir iş çıkardı, çok iyi start aldı kariyerinin en iyi start pozisyonunu ilk podyuma dönüştürdü. Tarihin podyuma çıkan ilk Rus pilotu oldu, Rusya’da izlenme oranları Malezya’dan itibaren patlama yapar herhalde.

Diğer yıldız isim de ilk yarışına çıkan Sergio Peres idi. Meksikalı piloti ‘herkesin dört pit-stoptan bahsettiği, Ferrariler ve Webber’in üç kez pite girdiği bir yarışı’ tek pit-stopla, hatasız bir performansla ve yedinci sırada bitirdi. Gerçekten de alkışı hak eden Meksikalı, sezona böyle devam ederse, seneye Peter Sauber onu elinde tutamaz.

Alonso, yine elindekiyle yapılabilecek en iyi performansı sergiledi. Ferrari’nin testlere göre yavaş kalmasının açıklamasını yapmak güç. Startta geriye düşmese İspanyol pilotu, muhtemelen podyuma görürdük. Diğer kırmızı otomobilde Massa, yine Alonso’ya oranla çok silik gözüktü.

Webber, RB7 ile de, ancak Minardi ile (2002) yaptığını yapabildi kendi evinde. Avustralyalı pilot, Vettel’e hem yarışlarda hem sıralama turlarında sürekli geçilme problemine bir çözüm bulmak durumunda. Aksi takdirde, ikinci pilotluğa doğru kayabilir.

Button’ın ve Barrichello’nun cezaları, kesinlikle yerinde kararlardı. Senelerdir F1’de görev yapmam sayesinde, bu tür cezaları tahmin etmek çok zor olmuyor.

Mercedes, bu seneye de hayal kırıklığı ile başladı. Mekanik sorunlar, kazalar her zaman yaşanabilir, ama ikinci senelerine bu kadar yavaş başlamaları sıkıntılı bir durum.

Yayınlarıma gelince, dediğim gibi çok özlemişim yarış anlatmayı. Bu nedenle iki gün boyunca da büyük keyif aldım. Aklımda kalan büyük bir hatam yok. Sadece bugün ikinci reklam için tereddütteydim, reklam verme süremiz gelmişti. Birkaç dakika daha bekleyebilirdim, ama o zaman muhtemel Webber-Alonso çekişmesin denk gelebilirdi reklam. Bu nedenle araların açık olmasının rahatlığıyla, reklama gittim. Tam tahmin ettiğim gibi (Murphy kanunlarını bilirsiniz) reklamda pit-stoplar geldi. Neyse ki bir sorun yaşanmadı.

Bu sene otomobillerin ne zaman pite gireceği ile ilgili bir çizginin oturması birkaç yarış daha sürer. Biliyorsunuz, her zaman azami ölçüde dikkat ediyorum reklam yerlerine. Ama arada böyle ufak kazalar yaşanabiliyor.

Bu arada fazla reklam verdiğimizden şikayet edenler oldu. Alıştınız tabii, geçen sene az reklama. Hatta bazı yarışları hiç reklamsız vermiştik hatırlarsanız. Bu sefer de ‘keşke reklam olsa, çaykoymaya, tuvalete bile gidemedik’ diyenler oldu inanın! Ama farkındaysanız, yarış içinde sadece iki kuşak ve toplam 5 dakikadan az (kabaca 3 tur) reklam verdik. Bu süreler, yine BBC, RTL ve RAI gibi büyük kanallara oranla çok kısa. Son kuşağı da bilerek, basın toplantısı öncesine bıraktım. Bu arada TRT HD’de yayını reklamsız verdik.

İki gün de çevirilerim iyiydi, daha iyisini yaptığım günler oldu. Bu hafta telsiz konuşmaları çok sıkıntılıydı, pek çoğunu duyamadım ve anlayamadım. Umarım Malezya yarışında ses olayı daha iyi olur. Ama ilk yarışın pası diyelim müsaadenizle. Özetle ben hafta sonunu mutlu kapatıyorum, umarım sizler de keyif almışsınızdır.

Sırada Cuma’dan Pazar’a kadar Eskişehir ve İzmir gözetmen eğitimleri, sonra da Malezya GP’si var.

Sağlıcakla kalın…

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
27.03.2011 15:27:31
Sevgili Serhan Acar, yine keyifli bir anlatımla en azından ilk turları daha heyacanlı olan bir yarışa daha keyif kattınız. Biz de yorumlarınızı ve F1`i fazlasıyla özlemişiz. Bahreyn yarışı koşulmayınca da hasret 4,5 ayı buldu. Özellikle yarışın son turlarında Petrov`un ensesini seyreden Alonso geçen sezonun son yarışıyla ilgili bir dejavu yaşayarak şampiyonluğun nasıl avuçlarının arasından kaydığı tekrar hatırlayıp hüzünlenmiş olabilir... Sevgi ve saygılarımla,
 
27.03.2011 16:51:32
serhan abi senin anlatımınla güzel bir yarıs oldu. yeni kuralları yayında anlatman bizi nasıl bır yarıs sezonu bekledıgını kısada olsa gözümüzde canlandırdı. hareketlı arka kanat sistemide cok iyi bir düşünce olmus.ancak tek sakıncalı kural yüzde 107 kuralı olmus ,cünkü yeni takımlar için yarısı tamamlamak bir amac olarak gördüklerini düşünürsek bence biraz yanlıs karar olmus ,yarısa katılamayacalarsa neden yenı takımları bukadar bir zorlugun içine itiyorlar onu anlamıs degilim . yayın cok güzeldi bir detay olarak da yayında ses düzeni biraz bozuk gibiydi, orjinal yayının sesi daha fazla oldugundan serhan abi arada seni duymakda güçlük çektigimi soyleyebilirim. Eskişehir de egitim seminerinde görüşmek üzere ...
 
27.03.2011 17:49:48
reklam vermek yerinde karar canım bizimde pit stop yapmaya hakkımız var :))) sen yine süperdin serhan abi yarış beklediğimden sönük kaldı benim en azından bir yağmur bekliyordum az bir karışıklık bekliyordum neyse malezyaya inş.
 
28.03.2011 14:00:08
Teşekkürler Serhan Acar Keyifli bir yarış oldu sabah erken kalkıp yarışı izledim 10. turdan sonra biraz uyuklamışım son 5 tura yeniden yetiştim. Kural değişliklikleri ve lastik değişiklikleri yarışa damgasını vurdu. Vetteli yakalamak çok zordu . Yarışın süprizi ise Petrov oldu . Bu arada eğitimlere gelince iş yoğunluğu nedeniyle konyadaki eğitimi kaçırmışım C-B geçiş için başka şehirde katılmak uygun olurmu?
 
28.03.2011 15:42:51
red bull şarjlı bir kers sistemi kullanıyor ise bunu araca göre tasarlamıştır ve çıkarması ya imkansız yada çıkarsa güç kaybı olabilir.tabi kural ihlali de olabilir işin içinde.mclaren iyi gözüktü özellikle de button.massa ise orta bölümde çok sıradandı ama başta süperdi.sonlarda da en hızlı turu yaptı.alonso bence iyiydi ama start onu yaktı.vettel ise tempolu ve iyi sürüyor fakat baskı artarsa crash kid 2 ile yeniden ortalığı karıştırır.
 
4.04.2011 13:55:28
saatlerin ileri alındığını unutmusum ancak 38. tura yetisebildim ama en azımdan son 20 turu izlemek tabiiki Serhan abinin anlatımıyla oldukça eğlenceliydi
 
lamp83 s-sport