Beni hatırla
 

 Formula 1’de keyifli bir hafta sonunu geride bıraktık; dünkü sıralama turları da heyecanlıydı, bugünkü yarış da…

Başlangıç olarak Sepang’ın Melbourne’den daha fazla heyecan, geçiş ve keyif vaat ettiği anlaşılıyordu. Cuma gününden itibaren, bir set lastikle 10 küsur tur gitmenin ne kadar zor olduğunun anlaşılmasıyla beraber, yarışın stratejik olarak karmaşa içinde geçeceği, bol geçişin yaşanacağı bekleniyordu.

Sıralama turlarında, Q3’teki son turuna sadece dört saniye kala başlayabilen Vettel, çok iyi bir turla Hamilton’dan polü kapmayı başardı. Pole pozisyonunun yerinin de değişmesiyle beraber, bu daha da büyük bir avantaj haline geldi. Şu anki tabloda, hız anlamında Red Bull’un en yakın rakibi olan McLaren-Mercedes, geliştirme yarışında ilerleyen yarışlarda öne geçebilmeyi umuyor. 

Ferrari’nin Q1’de bir set yumuşak lastik harcayarak risk almaktan kaçınması, otomobilin ne kadar yavaş kaldığının bir göstergesiydi. Mercedes’in durumu Ferrari’den de beter. Bu gidişle Schumacher’in bahsettiği podyumlar ve yarış zaferlerine ulaşması güç. Lotus-Renault (eski Renault) ise, bir Ferrari ve iki Mercedes’i birden geride bırakmayı başardı. Kubica ve Kubica demek istiyorum sadece…

Gelelim yarışa. Startın yarışın gidişatı açısından en kritik hamlesi, Lotus-Renault’ların harika bir çıkış yapmasıydı. Heidfeld’in, Vettel ile Hamilton’ın arasına girmesi, Red Bull pilotunun kendisini yarış sonuna kadar koruyacak olan farkı açmasını sağladı. KERS’in start için ne kadar kritik olduğunu Webber’de gördük. Avustralyalı pilot 9.luğa kadar geriledi.

Tabi ki, her zaman olduğu gibi, tur tur yarışı anlatmak yerine aklımda kalanları ve yorumlarımı aktarıyorum size. Öncelikle Vettel’den bahsetmek lazım. Farkındaysanız, dünya şampiyonu olmanın getirdiği rahatlık ve özgüvenle RB7’nin hızı birleşince, ortaya yenilmez bir formül çıktı şu an itibariyle. Vettel, hala çok genç. Buna karşın, sanki on küsur yıldır Formula 1’deymiş gibi, hatasız, istikrarlı ve hepsinden önemlisi çok hızlı bir performans ortaya koyuyor. Şu anda her şeyin istediği gibi gidiyor oluşu, onu favori konumuna koyuyor ve geçen senenin aksine ilk iki yarıştan bu kez maksimum puanı alarak ayrıldı. Lastiklerini koruması, gerektiğinde zorlayıp farkı açacak şekilde bir kademe üste çıkabilmesi… gerçekten iki yarışı da kusursuz şekilde tamamladı.

Takım arkadaşı Webber’in başı dertten kurtulmasa da, Avustralyalı pilot bugün iyi savaştı. KERS’i olmadan geçtiği rakiplerine, hemen yerini geri vermek zorunda kalması; RB7’nin bile iyi çalışan bir KERS’e ihtiyacı olduğunu gösterdi. Yine de bu şartlar altında, bence çok iyi bir iş çıkardı Webber.

McLaren’den Hamilton, her zaman bildiğiniz gibi. Elinde, avucunda, otomobilinde ne varsa piste döktü yine ve tam bir savaşçı gibi yarıştı. Daha önce de yayınlarda söylemiştim, stilinin biraz agresif oluşu zaman zaman başına iş açıyor. Bugün takım arkadaşı Button, lastiklerini çok daha iyi yönetti. Belki çok daha sıradan bir yarış çıkardı Button, ama sonucu almayı başardı. Bu sene, yumuşak sürüşü Button’ı, pek çok yarışta daha ödüllendirecektir.

Hamilton, Button’a oranla çok daha fazla keyif verse de, her bölümün sonunda bitirdiği lastikleri, neticeyi alamamasına neden oldu. Alonso ile savaşından sonra verilen ceza, bence yerindeydi. Geçtiğimiz yıl olsa, iki pilot birden ceza almazdı aynı olaydan ötürü. Ama bu sene, sürüş kuralları daha sıkı yayınlarda da bahsettiğim gibi. Hamilton, birden fazla kez yön değiştirdi mi savunma yaparken? Evet. Alonso, kaçınılabilecek bir çarpışmaya neden oldu mu? Evet. Bu durumda cezaların gelmesi normal. Muhtemelen bundan sonraki yarışlarda da, benzer cezalar gelecektir. Bu durumu, mücadeleyi azalttığı için sevmeyebilirsiniz. Ama şu anki kurallarla, işler böyle devam edecektir.

Alonso, Melbourne’de olduğu gibi burada da, yarış içinde çok daha hızlıydı Cumartesi’ye göre. Telsizden gelen mesajlara rağmen, Hamilton’ı görünce yine kendini tutamadı Ferrari pilotu. Adeta Lewis’i gördüğü anda, kırmızı görmüş bir boğaya dönüşüyor Alonso. Biraz daha sabırlı davransa, Sepang’dan 15 puanla ayrılabilirdi. Yine de DRS’si çalışmamasına karşın, ortaya çok agresif bir sürüş koydu Alonso. Massa ise bildiğiniz gibi, elindeki otomobille Alonso’ya oranla çok daha etkisiz yarışlar çıkarıyor. Kanadı kırık olarak yarım tur atan ve pite girip 22 saniye daha kaybeden, hareketli arka kanadı çalışmayan Alonso’nun sadece 0.2 saniye önünde yarışı bitirebildi. Muhtemelen bir tur daha olsa, Alonso’ya geçilecekti zaten.

Lotus-Renault’lar yayında da dediğim gibi, kimsenin beklemediği kadar hızlı. Şu anda en hızlı dördüncü otomobil konumunda Lotus. Petrov’un kazası korkutucuydu. Heidfeld, eski yıllarda olduğu gibi sessiz sedasız iyi bir iş yaptı ve elindeki otomobilin yapabileceği kadar puanı aldı.

Mercedes’in ve özellikle Schumacher’in durumu ise içler acısı. Hayal kırıklığı ile geçen 2010’un ardından, bu sene de, hiçbir gelişim kaydedemeyen takım, Schumacher’in ancak birkaç puan için yarışmasını izlemek durumunda kalıyor. Bu iş artık Schumacher’den geçti mi? Asıl soru bu ve sorunun cevabı galiba, evet. Mercedes, büyük bir sıçrama yapamadığı müddetçe, bu sene de 2010’un tekrarı gibi olabilir onlar için.

Kobayashi, yine en çok ikili mücadeleye giren isimdi belki de. Dün sıralama turlarında Williams’a yarım saniye kadar yaklaşan Team Lotus, yarış içinde de çok iyiydi. Force India ve Toro Rosso ile kapışabiliyor olmaları, bence takdir edilesi bir başarı.

Yarışın genelinde 63 pit-stop yapılmış, geçen seneki Kanada’dan bir tane fazla. Yani lastiklerin Kanada gibi olmasını isteyen FOM ve takımlar, tam olarak istediklerini aldılar. Sanki DRS ile geçişler, bugün biraz fazla kolay oldu gibi. Tabii ki her atak, ayrı bir keyif demek ve her pistte aynı sistem bu kadar çok işe yaramayacaktır. Ama bugün, haddinden fazla geçiş yaşadık gibime geliyor. Yine de kesin yorum yapmadan evvel üç fört yarışı daha görmek lazım.

Yayınlarımın ikisinden de memnunum bu hafta sonu. Özellikle yarıştaki yayınımı beğendim. Daha önce de yazmıştım; insan kendisinin ne kadar iyi ya da ne kadar kötü bir iş yaptığını içten içe biliyor. Bu nedenle Malezya GP’si hafta sonunu memnun kapatıyorum. Reklam zamanlamalarım iyiydi, hiçbir aksiyon kaçırmadı ve 35 tur reklamsız finişe kadar gittik. Reklamları bana bırakan yönetmenim Fatih Çevik’e selam olsun. Çevirim de, yarışın gazıyla beraber gayet iyi gitti. Özetle her şey yoluna gitti bu hafta sonu.

Sırada hemen beş gün sonra mikrofon başına geçeceğimiz Çin var. Bakalım Şanghay’da neler olacak?

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
10.04.2011 19:58:29
"Bu iş artık Schumacher’den geçti mi? Asıl soru bu ve sorunun cevabı galiba, evet." Böyle bir yorumu sizin gibi tarafsız bir sunucuya yakıştıramadım.Henüz 2.yarış ve aracı berbat bir halde sürüne sürüne kullandı yarış boyunca ona rağmen takım arkadaşından 30-35 sn önünde bitirdi yarışı. Deseniz ki Mercedes`ten bu iş geçmiş diye o konuda hemfikirim bende..
 
10.04.2011 20:35:41
serhan bey herzamanki gibisiniz artik yoruma gerek yok. bi ara rai lere gectim ama tadi onlarin trt hd daha iyi bide trt hdde reklamda yok super. tesekkurler
 
10.04.2011 20:41:09
ayrica merak ettigim bir husus var serhan bey. trthd den izlerken telsiz ve aracustu goruntulerde ses yanki yapiyor gibiydi. ama rai lerde bir sorun yoktu. acaba bu konuda bir bilginiz varmi.
 
10.04.2011 22:52:48
"Massa ise bildiğiniz gibi, elindeki otomobille Alonso’ya oranla çok daha etkisiz yarışlar çıkarıyor. Kanadı kırık olarak yarım tur atan ve pite girip 22 saniye daha kaybeden, hareketli arka kanadı çalışmayan Alonso’nun sadece 0.2 saniye önünde yarışı bitirebildi. Muhtemelen bir tur daha olsa, Alonso’ya geçilecekti zaten." Massa son bölümde lastikleri tamamen bitmişti.Alonso ise pitten çıktıktan sonra 9 sn fark vardı.Temiz lastiklerle farkı kapattı.. Yarışın başında da çok iyi gidiyordu.Pit Stopta giden 9 saniyesi olmasa podyumda olması muhtemeldi.
 
11.04.2011 14:56:44
avustralyayı sadece bazı video sitelerinden izleyebilmiştim. benim için sezon bu yarışla başladı. her zamanki gibi seninle f1 keyfi kat kat artıyor. iyi ki varsın
 
11.04.2011 15:33:55
evet trt3e bakmadım ama trthd de bir yankı problemi var telsizde ve onboardlarda.
 
12.04.2011 13:12:51
Avustralya,ardından Malezya hemen ardında Çin.Yarışlar geldikçe heyacan daha da artıyor.Müthiş geçişler,müthiş hızlar.Artık eskisi gibi yarışlar uyutmuyor,aksine uyku kaçırıyor.Çok güzel başladı sezon ve öyle de devam ediyor.Her şey tamam da Kubica eksik be Serhan,reno takımında şuan o olsaydı birde(...).en azından benim tahminim sezon ortasına kadar RB7`yle Vettel`i geçebilecek hiç bir takım yok gibi görünüyor,ilk 9 yarışı böyle biterse ki öyle görünüyor (25x9) sezon erken bir şampiyon vermiş olucak.Mersedes Sauber kadar Şumi de Kobayashi kadar bile değil artık, daha da ileri gidebileceklerini sanmıyorum.
 
lamp83 s-sport