Beni hatırla
 

 Yenilenen Silverstone’da, çok keyifli bir yarışa tanıklık ettik. Olaylar ve heyecan, starttan finişe kadar kesilmedi.

Silverstone’un yeni pit ve padok kompleksi, gerçekten de çok güzel olmuş. Pist şekil olarak mükemmel olsa da, tesisin eskiliği zaman zaman sıkıntı yaratıyordu. Mesela anlatım odaları, Avrupa’nın en kötülerinden birisiydi. Anlatım odasından medya merkezine ulaşmanı 10 dakikaya yakın sürüyordu. Takımlar da, garajların eskiliğinden şikayet ediyorlardı.

Aslında pistin ortasında, X şeklinde birbirini kesen iki tane eski uçak kalkış pisti vardı ve bu alanlar, çoğunlukla otopark ya da heliport olarak kullanılıyordu. Şimdiki yeni pitler ve padok, işte bu eski pistlerden birisinin kenarına yapılmış durumda. Otomobilinizi park ettikten sonra bindiğiniz servis otobüsü, eski start düzlüğünün iç tarafında, yeni pitlere kadar sizi götürüyor. Bu esnada geçtiğiniz iç servis yolunda, hem sağ hem de sol tarafınızda otomobillerin yarıştığını görüyorsunuz. Yeni bina, gerçekten de etkileyici olmuş.

Her sene olduğu gibi, fanlar yine muhteşemdi İngiltere’de. Erbatur ve Tayfun ile beraber birkaç tane çadır ve karavan kampını gezdik. İnsanlar gerçekten de üç gün boyunca, muhteşem bir doğanın ortasında Formula 1’in keyfini çıkarıyorlar. Kendi aralarında difüzör durumunu tartışacak kadar sporu iyi biliyorlar. Seyirci rekorunun kırılması da, hiç şaşırtıcı olmadı aslında.

Gelelim sıralama turlarına. Silverstone’da üç gün boyunca, egzozla beslenen difüzör sitemi, pist üstü aktivitesinden bile daha çok konuşuldu. Sonunda, Pazar akşamüstü bir uzlaşmaya varıldığı haberiyle, herhalde herkes rahat bir nefes alacak. 

Bu pistin Red Bull’a ne kadar uyduğunu artık bilmeyen yok. Ama Webber’in, Vettel’in üstünlüğüne dur demesi ve Alonso’nun çok az bir farkla üçüncü olması ilginçti Avustralyalı pilotun, bu sene hem Pirelli lastikleri, hem de bu bahsettiğim sisteme göre otomobil kullanma konusunda, Vettel’in gerisinde kaldığı bir gerçek. Ama egzozun gücünün azaldığı ilk hafta sonunda Webber, polü aldı. Gerçi yağmur gelmese, son turlarda durum değişebilirdi.

McLaren, Monako’dan sonra, ikinci büyük sıralama hatasını burada yaptı ve Hamilton’ın galibiyet şansını, daha başlamadan öldürmüş oldu. Bu kadar büyük bir takımın, böylesine hatalar yaptığını görmek gerçekten de şaşırtıcı. Sıralama turlarında yıldızlaşan isimler arasına Di Resta ve Maldonado da vardı. McLaren’in dışında Mercedes ve Lotus-Renault da Cumartesi’yi hayal kırıklığı ile noktaladı.

Yarışa baktığımızda, Vettel’in daha ilk viraja gelmeden daha iyi bir çekiş yakalayarak startı alması çok kritikti. Islak zeminde, herkesin yağmur lastiğiyle start alması normaldi. Neyse ki starttan önce yağmur kesildi ve biz SC arkasında değil, gerçek bir startı izleyebildik.

Webber, hızlı gözüken Alonso’yu arkasında tutarken, Vettel’in arayı açması bu seneki ‘standart Vettel galibiyet senaryolarını’ akıllara getirdi. Hamilton’ın çok hızlı yükselişi ilgi çekiciydi. Schumacher’in kırık kanadı nedeniyle pite girip slick taktıktan sonra bir anda en hızlı adam haline gelmesi, herkesin pite yönelmesine neden oldu. Burada bana göre Schumacher’e verilen ceza biraz ağır kaçtı. Zaten pite girip kanat değiştirerek çok zaman kaybetmişti Schumacher. Ama FIA komiserleri, sene boyunca pilotların yaptıkları tüm ihlalleri içeren bir dosyaya sahip. Sene içinde aynı hatalar veya benzer durumlar yaşandığında, takdire bağlı olarak bu kez daha ağır cezalar verebiliyorlar. Schumacher’in birilerine çarparak kırdığı ön kanat sayısı oldukça fazla bu yıl. Yine de, bence pitten geçme cezası daha uygun olurdu.

İlk pitten sonra Alonso Hamilton çekişmesi ve Hamilton’ın atağı çok güzeldi. Lastikleri çalışma aralığına getiren Alonso, bu yeri geri alırken zorlanmadı. Red Bull Monako’dan sonra ikinci kez, iki otomobiline birden pitte zaman kaybettirince, yarışın tüm çehresi bir anda değişmiş oldu. Hamilton’ın iki Red Bull’u arkasında tuttuğu turlar, adeta Alonso’ya galibiyeti getirdi. İspanyol pilot, kendisini finişe kadar taşıyacak olan farkı açmış oldu.

İlk turlarda zorlarken çok fazla benzin harcayan Hamilton, yavaşlamak zorunda kaldı ve Massa ile girdiği mücadele bana Fuji 2007 ve 2008’i hatırlattı. Gerçekten çizgiye kadar yan yana gitmeleri, harikaydı.

Button, Monako 2010’dan sonra, bir kez daha insan hatasıyla podyum kovalayabileceği bir yarıştan puansız ayrıldı. Benzer şekilde Di Resta da, tüm şansını kaybetti pitte. Kobayashi’nin pit çıkışının yanı sıra, Red Bull’un da muhtemelen Vettel’e yarışı kaybettirdiği düşünülürse, bugün pit ekipleri yarışın kaderinde ciddi bir rol oynadılar.

Webber’e son turlarda verilen ‘farkı koru’ mesajı ve Avustralyalı pilotun bu mesajı reddettiğini söylemesi, artık yasak olmayan takım emirleri konusunu yeniden gündeme taşıdı. Geçen seneki ‘Felipe, Fernando senden daha hızlı’ sloganından sonra, bu sene de ‘Mark, farkı koru’ sloganı çok konuşulacak gibi.

Rosberg’in iki pitle altıncı olması, Schumacher’in Valensiya’nın aksine dokuzunculuğa tırmanması, Perez’in yeniden formunu bulması ve Alguersuari’nin üst üste üçüncü kez puan alması, diğer önemli notlarıydı yarışın.

Dün gergin ve koşturmayla geçen birkaç saatin ardından yaptığım yayın, pek hoşuma gitmemişti. Ama tıpkı Ferrari gibi, ben de yarış gününe hızlandım. Bugün çıkardığım işten ve çevirilerimden memnunum. Reklam zamanlamasını da, her zamanki gibi iyi götürdük.

Sonuçta Alonso, hak ederek bir galibiyet aldı. Ama akıllara üç tane soru var: 1) Bugünkü performansın ne kadarı Ferrari’nin hızlanmasına, ne kadarı Red Bull’un yavaşlamasına bağlı? 2) Ferrari sert lastiklerin kullanılacağı yarışlarda ne yapacak? ve 3) Difüzörler açısından Valensiya öncesine geri dönüldüğünde, Red Bull yeniden uçmaya başlayabilir mi?

Bu soruların cevabını, Almanya’dan itibaren almaya başlayabiliriz. Bakalım neler olacak?

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
10.07.2011 23:54:56
Valencia sonrası bu yarış çok iyi geld, ayağa fırlatan, nefeslerimiz kesen anlar vardı, final bile inanılmazdı. Kendimce sorulara yanıt vererek fikrimi belirtmek isterim: 1) Bence performans çoğunlukla Ferrarinin hızlanmasına bağlı, neden böyle düşündüğüme gelince; Ferrari ilk sinyali aslında Türkiye yarışında vermişti ama asıl sıçrama Kanada`daydı hatırlanacağı üzere Alonso`nun derecesi pole derecesine geçmiş yarışlara göre çok daha yakındı, yarış içindeki tempoları zaten iyi olduğu hepimizin bildiği bir durum, bugün de şanslarının yardımı ile çalışmalarının ödülünü podyumun en üst tepesine çıkarak aldılar. 2) Bu yarışlarda sıkıntılı anlar yaşamaya devam edeceklerdir ama geçmiş yarışlar kadar değil. 3) Takımlar uzlaşmadıkça bunun olası olmadığını yarış esnasında belirtmiştin, Ferrari ve Sauber itirazlarını geri çekeceklerini sanmam.
 
11.07.2011 11:10:01
Keyifli bir yarış ve keyifli bir anlatım için teşekkürler. Vettel nihayet yarışta DRS ile tanıştı...
 
11.07.2011 13:02:59
serhan abi, schumacherin cezası konusunda bence yeni pit yolu çok kısa olduğu için böyle bir ceza verdiler. mesela alonso son pitine vettelin 23 saniye önünde girip 10-11 saniye önünde çıktı. schumachere verilecek olan bir pitten geçme cezası muhtemelen sadece 6-7 saniye kaybettirecekti. bu verilen ceza, diğer pistlerdeki pitten geçme cezasına eşdeğer oldu bence.
 
lamp83 s-sport