Beni hatırla
 

Yağmur tehdidi altında yapılan Nürburgring, yağmurun hiç gelmemesine rağmen keyifli bir yarışa sahne oldu.

N
ürburging demek, Nordschleife demek aslında. Bu sene de, tıpkı 2009’da olduğu gibi Yeşil Cehennem’de otomobil sürebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Pisti, daha önce 2009’da uzun uzun anlatmıştım. Ama dünyada, hızlı otomobil sürmenin keyfine en çok varılacak yerlerden birisi Nordschleife. Aldığımız özel izinle Cuma akşamüstü, pistte hem sürüş, hem de çekim yaptık. Tek kelimeyle muhteşemdi.

Öte yandan Nürburgring’in benim için en önemli anlarından birisi de, Senna’nın 1984’te bu pistin açılış yarışını kazandığı Mercedes 190 2.3 16’yı görmekti. Bu yarıştan biraz bahsedeyim size. Yeni ve modern pistin açılışı ile beraber, o zaman piyasaya yeni çıkan Mercedes’in en kuvvetli 190 modelini kutlamak için, Mercedes, belki de tarih boyuna bir daha tekrarlanamayacak bir yarış organize ediyor. O sırda aktif olarak yarışan F1 pilotlarının yanı sıra, yaşayan tüm dünya şampiyonlarını da yarışa çağırıyorlar. Ortaya, Formula 1 için adeta bir rüya takımı çıkıyor. Gride bakın: Niki Lauda, Nico Rosberg, Alain Prost, Alan Jones, Carlos Reutemann, Jacques Laffitte, John Watson, Ayrton Senna, Jody Scheckter, James Hunt, Stirling Moss, Jack Brabham, Phil Hill, Denny Hulme, John Surtees, Elio De Angelis. Aynı otomobille yarışan tam dokuz dünya şampiyonu. Prost’un polden başladığı yarışı, o zaman çaylak bir F1 pilotu olan Senna kazanıyor ve belki de ilk defa adını duyuruyor. İşte o otomobil, bugün Nürburgring’in müzesinde yer alıyor. Koleksiyonumda modeli olan bu otomobili görmek, harikaydı.

Sıralama turlarına gelirsek, Webber’in, Vettel’i geçecekse bunu Nurburgring’de yapabileceğini düşünüyordu herkes. Avustralyalı pilot, lastiklere daha çok alıştı son haftalarda ve bu pisti zaten çok seviyor. Bu nedenle polü alması pek sürpriz olmadı. Asıl sürpriz, Cuma günü çok umutsuz konuşan Hamilton’ın, neredeyse polü alacak kadar hızlı oluşuydu. Vettel’in hafta sonu boyunca devam edecek olan memnuniyetsizliği, Cumartesi günkü derecesine de yansıdı. Aslında difüzör sisteminin Valensiya’ya geri dönmesiyle beraber, Cumartesi günkü hız dağılımının, Silverstone öncesine döndüğünü gördük. Red Bull en hızlı, arkasında McLaren ve Ferrari var. Bir kez daha, Red Bull pilotları ile Hamilton ve Alonso’nun adeta ayrı bir ligde olduğunu gördük. Cumartesi günkü yayınımdan memnunum. Uzun zaman sonra Q3’ün sonuna kadar heyecan yaşanması iyi oldu. Çevirilerim fena olmadı, ama çok da iyi değildi.

Pazar günü, yarış öncesi bol bol yağmur yağsa da, yarış kuru zeminde yapıldı. Mark Webber’in bir kez daha, iyi start alamadığını gördük. Hamilton ve Alonso’nun çıkışları, çok iyiydi. Massa da çok hızlı bir kalkış yaptı, ama ilk virajda dışarıda kalınca çok fazla bir şey kazanamamış oldu.

Vettel’e yerini kaptıran Alonso’nun, ilk virajda yaptığı atak harikaydı. Bu olaydan hemen sonra spin atan Vettel, böylece mücadeleden kopmuş oldu. 12. turdaki Hamilton ve Webber’in iki defa yer değiştirmesi de, bize olağanüstü keyifli bir 30 saniye izletti.  

Hamilton-Webber-Alonso üçlüsünün podyumu şekillendireceği, daha ilk pitlerden önce belliydi adeta. Webber’in erken pite girme taktiği ilk pit-stopta işe yaradıysa da, ikinci deneme aynı başarıyı getirmedi. Ama Avustralyalı pilot, en azından bu sene liderlikteki ilk turlarını atmış oldu.

Özellikle Alonso’nun ikinci pit-stopunun çıkışı, çok heyecanlıydı. Sıcak lastiklerin avantajını kullanan Hamilton, belki de kendisine yarışı getiren atağı yapmakta gecikmedi. DRS olmadan, birbiriyle kapışan favori pilotları görmek, gerçekten de çok heyecanlıydı. Hamilton’ın, zor geçen ayların ardından, böyle bir galibiyete şiddetle ihtiyacı vardı. Alonso, yine kuvvetli momentumunu sürdürmüş oldu. Webber, hiç olmazsa ilk kez Vettel’i geçmeyi başarırken, son dünya şampiyonu Vettel’in geride kaldığı yarışlarda otomobil geçmekte pek başarılı olamadığı bir kez daha görülmüş oldu.

İlk pitlerin ardından Massa’nın arkasına düşen Vettel, tüm yarışı Ferrari’nin arka kanadını seyrederek geçirdi. Sonunda Vettel’e İngiltere’de galibiyeti kaybettiren mekanikerler, bu kez ekstradan iki puan kazandırmayı başardı. Sessiz sedasız çok iyi bir iş yapan Sutil’in iki Mercedes’in önünde finiş görmesi büyük başarıydı. Kobayashi yine 9. çizgiden başladığı yarışta puan alarak, dikkat çekti. Sauber, sıralama turlarında sıkıntı yaşamasa, acaba Japon pilot neler yapabilir?

Yarıştan ve yayından, gerçekten büyük keyif aldım. Çevirim de, Cumartesi’ye oranla daha iyiydi. Son dört yarışta, dört farklı kazananı beraber izlemiş olduk. Sırada Macaristan var. Umarım bu yıl, Hungaroring bir nebze olsun daha keyifli geçer…

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport