Beni hatırla
 

Sezonun, en güzel arka planlarından birisinin önünde koşulan Singapur GP’sinde beklenen heyecan yoktu. Galibiyet çekişmesi neredeyse hiş yaşanmazken, Hamilton hafta sonu boyunca en çok konuşulan pilot oldu.

Antrenmanlar öncesinde ve sırasında kerbler ile ilgili sorun yaşayan Singapur pist yönetiminin neler hissettiğini gayet iyi anlıyorum. F1 yarış hafta sonunda, üstünüzde inanılmaz bir baskı oluyor. Bu sırada metal yorgunluğu nedeniyle ufacık bir vida bile, başınıza korkunç dertler açabiliyor. FIA yarış yönetimi ve şampiyona direktörü Charlie Whiting, bu tür konularda çok hassas. 2005’te bizden bir gecede, sekizinci virajın çıkışına beton dökmemizi istemişti. Bu kadar büyük baskı altında, yanlış giden bir şeyleri kısa süre içinde düzeltmeyen çalışmak gerçekten çok zor bir şey.

Singapur’un sıralama turları, büyük bir sürprize sahne olmadı. Sebastian Vettel, yine Q3’teki son tur hakkını bile kullanmadan polü alırken, Lewis Hamilton sıralama turlarının üç bölümünde birden şanssızlık yaşadığı ilginç bir seans yaşamış oldu. Önce taban hasarı, sonra patlak lastik, devamında Massa ile takışma ve benzin ikmal problemi nedeniyle son tur hakkının kaçması. Bana göre FIA, patlayan lastikle ilgili setin değişmesine izin vermemekte haklıydı. Sonuçta açık bir şekilde Pirelli’nin bir üretim hatası yakalanmadığı sürece, lastik değişimine izin vermek; ileride takımların yeni bir set lastik elde etmek için bilerek lastik patlatmalarına bile yol açabilirdi unutmayın ki, F1’de çoğu zaman, sonuca giden her yol mübah olarak görülür. Q3’te Schumacher’in turunu yarıda bırakması ve Force India pilotlarının hiç piste çıkmamasını, bu seneki yönetmeliklerin ışığında gayet doğal karşılıyorum. Bu, seneye, spor adına çözüm bulunması gereken önemli bir sorun. Sonuçta piste giden seyirciler, ekran başına geçen sizin gibi izleyiciler, yarışan, mücadele eden, tur atan otomobiller görmek istiyor; yarışta daha iyi lastiklere sahip olmak için garajda bekleyen değil!

Cumartesi gününün en büyük hayal kırıklığını, Toro Rosso ve Sauber’in bile gerisinde kalan Lotus-Renault yaşadı. Takımın kabus gibi geçen hafta sonu, Pazar akşamı da devam edecekti.

Yarışın startında, beklendiği gibi tek sıradan kakan Button ve Alonso kazançlı çıkarken, sezonun en kötü start alan ismi Webber, yine kaybeden isim oldu. Hamilton da, Webber’in önünü kapatmasıyla, tam dört sıra kaybetti. Hamilton, Mercedes pilotlarını İtalya’ya göre çok daha çabuk geçti. Ama bir gün önce sorun yaşadığı Massa ile temas edince, tüm yarış planları alt üst oldu. Verilen ceza haklıydı bana göre. Tabii rakiplerinden bir set daha az yumuşak lastiğe sahip olması da, işin tuzu biberi oldu adeta. Tüm bu yaşananlar ve beş pit ziyaretine karşın Hamilton, yine de yarışı Massa’nın önünde bitirdi. Yayında da Hamilton ile ilgili düşüncelerimi paylaştım. Kariyeri iniş çıkışlarla dolu olan İngiliz pilot, gerçekten de kötü bir dönem geçiriyor Almanya sonrasında. Sürekli diğer pilotlarla problem yaşaması, daha çok eleştiri alması, daha çok baskı altına kalması ve belki de bu nedenle daha çok hata yapması anlamına geliyor. Hamilton’ın bu döngüden bir an önce kurtulması lazım.

Jenson Button, yine yarıştaki klasını konuşturdu. Agresiflik yapmadan, çok fazla kameralara takılmadan üst üste dördüncü podyumunu yakaladı ve Vettel ile Red Bull’un Singapur’daki partisini bozan kişi oldu. Webber, bir hafta sonunu daha takım arkadaşının gölgesinde geçirdi.

Schumacher’in uçuşu, etkileyici ve korkutucuydu. Perez’in erken frene basması, bu kazayı ve Güvenlik Aracı’nı beraberinde getirdi. Böylece Vettel’in yarışın başından bu yana açtığı yaklaşık 20 saniyelik büyük fark, eriyip gitti. Ama son dünya şampiyonu, aynı farkı bir daha açmayı başardı ve bir yarışa daha damgasını vurdu.

Bu sezonu ayrılmaz ikilisi Alonso ile Webber’in mücadelesi güzeldi. Özellikle Webber’in ikinci atağı, gayet iyiydi. Ferrari, galibiyeti kovalamak hedefiyle ve sevdiği lastik hamurlarıyla başladığı haftayı büyük hayal kırıklığı ile kapadı. Force India, sezonun en iyi yarışını, harika şekilde noktaladı. Özellikle Di Resta, ilk kez yarıştığı Singapur’da müthiş bir performans sergilemiş oldu.

Gelelim yayınlara, bu hafta problemli bir hafta oldu ses açısından. Durumun farkındayım. Ufak bir açıklama yapayım; uluslar arası tüm yayınları koordine eden EBU (yani Eurovision), yeni bir şifreleme sistemi getirdi. Bu sistem nedeniyle, daha önce benim anlatım yaptığım yerden sesim İstanbul’a iniyor, oradan görüntü ile beraber birleştirilerek uyduya (yani size) çıkıyordu. TRT HD için ise ayrı bir kanal üstünden sesi Ankara’ya yolluyorduk.

Az önce bahsettiğim şifreleme yüzünden, artık her şeyi TRT Ankara üstünden yapmak durumundayız. İki ayrı kanal (Spor ve HD) için aynı kanal sesi Ankara’ya yoluyoruz ve oradan iki farklı frekanstan uyduya çıkılıyor. Dolayısıyla, bu yeni uygulamadan dolayı bazı aksaklıklar yaşanıyor. Cumartesi günü bazı vericilerin yanlış kanalı almalarından ötürü, bazı bölgelerde kablolu TV ve karasal yayında sesim duyulamamış. Pazar günü ise yayın içinde alan (motor) sesinin kısıklığı ve senkron kayması gibi problemlerin yaşandığını biliyorum.

Size bunları bahane olsun diye anlatmadım. Biliyorum ki, üçüncü yılını doldurmak üzere olan bir kanalda bu tür problemler yaşanmamalı. Bu nedenle benden kaynaklanan bir hata olmasa, haddim ve yetkim olmasa da, yaşanan aksaklıklardan dolayı özür dilerim. Sonuçta her zaman diyorum; yayınlardan maksimum miktarda keyif almanızı sağlamaya çalışıyorum.

Yayın içinde de fırsat buldukça Twitter üzerinden, sizden gelen mesajlara bakıyorum; varsa problemleri anında yönetmenime ve teknik ekibe bildiriyorum. Pazar günkü yayında 8.turdan sonra alan sesi ile benim sesimin dengelenmesini, sizlerden gelen tepkileri iletip, teknik ekiple haberleşerek hallettik. Bu açıdan, yayına katkı yapan ve işin düzelmesini sağlayan duyarlı seyircilere de teşekkür etmek lazım.

Tüm bu problemleri de, bir daha tekrarlanmaması için ayrıntılı bir rapor olarak TRT yönetimine iletmiş durumdayım.

Kendi adıma yaptığım yayınlardan ve çevirilerden memnunum bu hafta. Zaman zaman sizden gelen sorun mesajları keyfimi kaçırsa ve bazen müdahale etmek için yarım tur falan sessiz kalmış olsam da, kendi anlatımımın iyi olduğuna inanıyorum. Tabii ki, son karar, her zaman olduğu gibi size ait. 

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
29.09.2011 17:46:45
Sevgili Serhan, senin anlatımın zaten çok iyi.Yayınlardaki sorun senin problemin değil ki.TRT nin problemi.Sen iyi niyetinle herkesten gelen şikayetleri iletiyorsun, halledilmesini sağlıyorsun.Bende yayın esnasında siteni takip ettiğini düşündüğümden araçların seslerini duyamadığımızı ilettim.Bu kadar teknik donanıma sahip TRT nin sorunları en kısa zamanda düzeltiğinide gördük.Herşey için teşekkürler.
 
lamp83 s-sport