Beni hatırla
 
Skandalın mağdur tarafı konumunda olan Ferrari, verilen cezadan memnun gözüküyor. Bu ceza ile birlikte, sezonun bitimine üç yarış kala takımlar şampiyonluğunu garantilediler ve en büyük rakiplerinin bütçesinde 100 milyon dolarlık bir delik açılmasını memnuniyetle karşıladılar. Yine de Ferrari açısından bakıldığında akla şu soru gelebilir: madem McLaren takımı, Ferrari’nin bilgileri sayesinde haksız bir avantaj elde ederek otomobili geliştirdi, o zaman bu otomobillerle alınan yedi yarış birinciliğinin ve pilotların elde ettiği puanların da silinmesi gerekmez mi?
Sırada suçlu, yani McLaren-Mercedes var. F1 tarihinin Ferrari’den sonra gelen en köklü takımı olan McLaren, adını politik karmaşalar ve skandallardan uzak tutmuş bir takımdır. Ron Dennis’in başını çektiği takımda, etik değerlere her zaman büyük önem verilir.
Ancak bu skandalla birlikte, McLaren para kaybından da daha önemlisi, çok büyük bir imaj kaybına uğradı. Dünyanın en prestijli otomobil üreticilerinden Mercedes’in hissedarı olduğu takım, biraz da İtalyan medyasının kışkırtıcı yayınları nedeniyle üçkağıt yapan, Ferrari’den bilgi çalmaya uğraşan, hileli yollardan şampiyonluğa uzanmak isteyen bir takım konumuna düştü.
McLaren’in takım olarak, bu olayda %100 suçsuz olduğunu hiç kimse söyleyemez. Ancak McLaren otomobillerinin bu sene ulaştığı hızı, şu anda %100 olan dayanıklılık oranını, kazandıkları yedi yarış ve 20 podyumu, Ferrari’den alınan bilgilere bağlamak biraz haksızlık olmuyor mu? 1000’e yakın kişinin çalışarak hazırladığı bir otomobil, Ferrari’nin ağırlık dağılımı veya kaç kilo benzinle yarıştığı bilindiği için mi bu kadar hızlı?
Ben, McLaren’in bu meşhur 780 sayfalık dosya ve Nigel Stepney’in verdiği bilgiler sayesinde, direk olarak bir performans kazanımından ziyade, bazı kısa yolları keşfederek dolaylı yoldan zaman kazandığını düşünüyorum. Örneğin Bridgestone lastiklerinin nasıl kullanılacağını Renault’dan çok daha önce keşfetmeleri, zaten şüphe uyandırmıştı. Bir de işe ters taraftan bakalım. Tıpkı McLaren gibi, geçen sene Michelin kullanan BMW-Sauber takımı da, Bridgestone lastiklerini gayet iyi kullanmıyor mu? Yoka BMW’de mi bazı bilgileri gizlice ele geçirdi?
Gelelim FIA’ya. FIA, McLaren’i sporun ana yasası olan Uluslararası Spor Kodu’na göre ‘Yarışmanın dürüstlüğüne ve otomobil sporunun çıkarlarına zarar verecek türden yasal olmayan her türlü hilekar davranış veya teşebbüste bulunmakla’ yargıladı. Soruşturma ve yargılama sürecinin, şeffaflığına hiç kimse bir şey diyemez. Hatta FIA, en son olarak tarihi cezanın çıktığı oturumdaki konuşmaların 81 sayfalık dökümünü de yayınladı. Sorun şu; acaba verilen ceza işlenen suça uygun muydu?
Boyutu bu kadar büyük olmasa da, geçmişte de buna benzer olaylar yaşandı. 1994’te Benetton takımının, hem sezon boyunca hatalı bir benzin pompası kullandığı hem de otomobilde yasak olan çekiş kontrol sisteminin bulunduğu biliniyor. Benetton, hatalı pompanın bir personel hatasıyla kullanıldığını, çekiş kontrolün ise mevcut motor kontrol yazılımından ayrılamadığını savunmuş ve her iki olaydan da ceza almadan kurtulmuştu. Ertesi yıl geniş turbo bileziği kullandığı tespit edilen Toyota takımı, Dünya Ralli Şampiyonası’ndan bir seneliğine ihraç edilmişti. 1997’nin son yarışında Jacques Villeneuve’e kasıtlı çarptığı için bütün puanları silinen Michael Schumacher, ayrıca FIA’nın kampanyalarına yardım etmek zorunda bırakılmıştı.
Ferrari’ye her zaman daha yakın olduğu söylenen FIA’nın özellikle son on yılda verdiği bazı kararları da hatırlamakta fayda var. 1999’da Malezya’da barge-boardları büyük çıktığı için yarıştan ihraç edilen Ferrari, temyiz davasını kazanmış ve sezon sonunda 16 yıl sonra gelen ilk takımlar şampiyonluğuna ulaşmıştı. 2003’te Michael Schumacher ile çekişen Michelin kullanıcıları Juan Pablo Montoya ve Kimi Raikkonen, FIA’nın İtalya’dan itibaren lastik ölçüm kuralını başka şekilde yorumlamasıyla, belki de şampiyonluğu kaybetmişti. 2006’da uzun süredir kullandığı kütle amortisörü aniden yasaklanan Renault takımı, şampiyonluğu son anda kazanabilmişti. Hatta Renault’nun ortaya attığı FIA – ‘Ferrari International Assistance’ sloganı, gündeme bomba gibi düşmüştü.
Üç farklı bakış açısıyla bu cezayı sizlere anlatmaya çalıştım. Yorum size ait. Sizce işlenen suça göre verilen ceza adil mi?
Sporun daha fazla konuşulduğu bir ay geçirmemiz dileğiyle…
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport