Beni hatırla
 

Uluslar arası Atletizm Federasyonu’nun Dünya ve Olimpiyat şampiyonu Usain Bolt’un, uluslar arası turnuvalar dışında koşmasını yasakladığını düşünün. Veya NBA’in, Dallas Mavericks’e, normal sezondaki 82 maç dışında antrenman yasağı getirdiğini hayal edin. Peki Barselona futbol takımına, Ağustos ayında sezon başladıktan sonra bir daha antrenman yapmadan maçlara çıksa acaba ne olurdu?

Bu komik önermelerin başka, ama gerçek bir versiyonu Formula 1’de uygulamada ne yazık ki. Önceki dönemde Flavio Briatore ve Michael Schumacher, F1’in dünyada antrenman yapılamayan tek profesyonel spor olduğunu söylemişlerdi. Bu iki ünlü isim, hiç de haksız değil.

2009 sezonu öncesinde, takımların kendi müsriflikleri nedeniyle iflasa sürüklenmelerini engellemek için alınan en önemli kararlardan birisi de, sezon içi testlerin yasaklanmasıydı. Her ne kadar ayrı test ekiplerini lağvedilmesi, takımlara ciddi bir tasarruf getirmiş olsa da; Formula 1 gibi sürekli gelişen bir sporda testlerin olmaması büyük bir handikap.

Testlerin yasaklanmasıyla beraber, test pilotları pratikte işsiz kalırken, genç pilotların da gelip kendilerini gösterebileceği bir platform ortadan kalkmış oldu. Son yılların tulum değiştirme şampiyonu Nick Heidfeld’i ele alalım. Alman pilot, geçen sene Mercedes’in test pilotluğu, Pirelli’nin test pilotluğu ve Sauber’in yarış pilotluğunu yaptı. Heidfeld ilginç bir şekilde, Mercedes’te test pilotluğu yaptığı Şubat – Temmuz ayları arasında, bir metre bile otomobil süremedi. Yani bugünlerde test pilotluğu demek, aslında tanıtımlara katılan ve simülatörü kullanan bir takım elemanı olmak demek. Düşünsenize De La Rosa veya Gene gibi tecrübeli bir test pilotuysanız, Şubat ayı tamamlandıktan sonra bir yıl boyunca bir daha otomobile binme şansınız kalmıyor.

Testlerin ortadan kalkmasıyla, sezon ortasında yarış pilotluğuna terfi eden Romain Grosjean gibi gençlerin işini de çok zorlaştırıyor. Eskiden sene ortasında, ilgili yarışlardan önce yapılan Barselona, Silverstone veya Monza testleri, hem takımların yeni çözümlerini denemeleri hem de genç pilotların kendilerini göstermeleri için büyük bir fırsat oluyordu.

Şu anda büyük emek ve paralar harcanarak üretilen aero parçaları, ancak yarış hafta sonlarında Cuma günkü üç saatlik antrenmanlarda denenebiliyor. Tabii aynı periyotta takımlar, zaten yarışa da hazırlanmaya çalıştıklarından dolayı, yeni bir parçanın kullanılacak hala gelene kadar denenmesi bazen iki üç yarışı buluyor.

Testlerin olmaması yarış pilotları açısından da sıkıntılı bir durum. Vettel, Hamilton, Alonso, Button, Schumacher gibi dünya yıldızları bile, bir GP’de damalı bayrak sallandıktan sonra bazen iki, bazen üç hafta boyunca bir daha direksiyon başına geçemiyorlar. Aslında yarış pilotlarının Mart ile Kasım ayları arasındaki bir koca sezonda otomobil kullandığı toplam süre, 70 saat civarını ancak buluyor. Tabii otomobili kullanamamak, özellikle adaptasyon gerektiren önemli kural değişikliklerinden sonra, alışma sürecini uzatıyor. Acaba Ferrari dönemindeki kadar test yapabilseydi, Michael Schumacher hala bu kadar geride olur muydu?

Ferrari dönemi demişken, testlerin nereden nereye geldiğini araştırdım biraz ve karşıma çok ilginç sayılar çıktı. Örneğin 2005 kış sezonunda 10 takım, sekiz farklı pistte toplam 40.166 tur test yapmışlar. Bu sene 12 takım tarafından atılan tur sayısı ise 13.536. 2005’te sadece BAR-Honda’nın attığı 6477 tur, bu seneki ilk dört takım Red Bull, McLaren, Ferrari ve Mercedes’in toplamından daha fazla. 2006’da McLaren’in test pilotu Pedro De La Rosa 2423 turla, bu seneki on takımın her birinin toplam test mesafesini geride bırakmış. Bu mesafe, bu sene kış aylarında Vettel-Alonso-Hamilton üçlüsünün yaptığı toplam testten bile fazla.

Evet, son on yılda, dünyamızın kendisi gibi F1 dünyası da çok değişti. Artık Ferrari için bile, aynı anda iki farklı pistte iki farklı takımla test yapabilmek mümkün gözükmüyor. Ama sene içinde kısıtlı bir uygulamayla olsa bile, test yapılabilmesinde fayda var. Hem takımların gelişimi, hem de genç sürülerin denenmesi için. İşin ilginç yanı limitsiz test günlerinde Ferrari’nin başında olan Jean Todt’un, şimdi FIA başkanı olarak testleri geri getirmek için çalışan kişi olması.

Takımlar, gittikçe daha da sıkışık hale gelen takvim içinde, Avrupa sezonu başlamadan önce, bir tane üç günlük sezon içi testi yapmak üzere neredeyse anlaştılar. Bunun dışında ortada iki farklı öneri daha var. Bunlardan bir tanesi, Pirelli’nin önerisi üzerine, takımların Grand Prix’den sonraki Pazartesi günü aynı pistte test yapmaları. Bu sayede, ekstradan gelebilecek sadece bir günlük konaklama masrafı karşılığında, zaten yol tutuşu artmış ve hafta sonu tüm verileri elde edilmiş bir pistte, çok faydalı bir test yapılabilir.

Bunun dışında, yine GP hafta sonlarında Cuma günü, sadece genç pilotlara ayrılacak iki saatlik bir süreden de bahsediliyor. Bu bölümde, takımların bir sene önceki otomobili kullanmaları ve isterlerse, farklı sponsor dekalleriyle piste çıkmaları mümkün olabilecek.

Sonuçta, hangi formülle olursa olsun, sezon içi testlerin geri dönmesi Formula 1 için iyi bir şey olacak, öyle değil mi? Şimdilik anlaşılan gelişme sadece tek bir test olsa bile, bu da bir başlangıçtır.

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport