Beni hatırla
 

Bernie Ecclestone’un Formula 1 takımlarının büyük çoğunluğu ile anlaştığı haberi gündeme bomba gibi düştü.

Bu satırları Malezya GP’sinden hemen sonra yazıyorum. Birkaç yıl sonra bile hatırlanacak olan bir yarışı birlikte izledik. Ama size, Alonso’nun ve Perez’in muhteşem performansı yerine, arka plandaki güç savaşında yaşanan önemli bir gelişmeden bahsetmek istiyorum.

Formula Bir Grubu’nun CEO’su Bernie Ecclestone, Malezya GP’si hafta sonunda yaptığı ‘Ferrari, McLaren ve Red Bull Racing de dahil olmak üzere Formula 1 takımlarının çoğunluğu ile, bu sene sonunda Concorde Anlaşması’nın bitmesinin ardından, Formula 1’de yarışmaya devam etmeleri için gereken şartlar hakkında ticari anlaşmaya vardıklarını’ açıklaması ile sporun devamı için çok önemli bir eşiği aşmış oldu.

Bilindiği üzere Concorde Anlaşması, F1’in ticari açıdan devam etmesini sağlayan, Formula Bir Yönetimi (FOA) ile takımlar arasında yapılmış olan bir anlaşma. Anlaşma ilk olarak 1981’de, o zamanki FISA (FIA’nın sportif bölümü) ile Formula Bir Takımlar Birliği (FOCA) arasında imzalanmıştı. Anlaşma daha sonra sırasıyla 1987 ve 1992’de yenilendi. 1995’te, Bernie’nin 20 yıllık dostu MAx Mosley’in başında bulunduğu FIA’nın, sporun ticari haklarını takımlar birliği olan FOCA yerine, 1997’den itibaren 13 yıllık bir süre için Bernie Ecclestone’un başını çektiği FOA’ya vermesiyle beraber; Bay E, sporun ticari olarak tek sahibi haline geldi. Böylece FOA, tüm takımlar ile 1997-2007 dönemini kapsayan yeni bir Concorde Anlaşması yaptı.

Bu dönemde Bernie Ecclestone, çok karmaşık fonlar ve hisse bağlantıları ile yönettiği Formula Bir Grubu’nun, 313 milyon dolarlık bir ödeme ile F1’in ticari haklarını 100 yıl boyunca elinde bulundurmasını sağlayarak, adeta yüzyılın anlaşmasına imza atmış oldu. Sporun ticari gelirlerinin yıllık 1 milyar dolar civarında olduğu düşünüldüğünde, Bay E’nin işi ne kadar ucuza kapattığını daha iyi anlayabiliriz.

Concorde’un yenilenmesi için yapılan görüşmeler 2004’ün sonunda başlamıştı. Takımlar önce Grand Prix Üreticileri Birliği adlı bir şirket kurarak, ayrı bir şampiyona düzenleme tehdidini savurmaya başladılar. Ancak Ferrari’nin 2005’te, 2012 sonuna kadar anlaşma imzalamasıyla birlikte, kartlar bir kez daha Bay E’nin elin geçti. Düzenlenecek yeni serinin Ferrari olmadan ilgi çekemeyeceğini bilen takımlar, şartlarda tam olarak anlaşılamasa bile 2008 ve 2009 sezonlarının, biten anlaşmadaki şartlara göre devam etmesi için uzlaşmaya vardı.

2009’un F1 için ne kadar türbülanslı bir yıl olduğunu hatırlarsınız. Önce FIA’nın 30 milyon poundluk bütçe limiti ve yeni takımları şampiyonaya davet etmesi, Ferrari dahil tüm takımların FOTA (F1 Takımlar Birliği) çatısı altında birleşerek İngiltere GP’sinde ayrı bir seri kurmak niyetinde olduklarını açıklaması, sene sonunda FIA başkanlığının el değiştirmesi. Tüm bunlar altı aylık bir süre içinde yaşanırken, FOA, FIA ve takımlar ile 2010-2012 dönemini kapsayan bir anlaşma yapmayı başardı. Bu yeni anlaşmada takımlar, bir önceki dönemdeki gibi sporun gelirlerinin %23’ünü değil, %50’sini almayı garantilemişti. Ancak tarihçeye bakarsanız, sporu sadece üç yıl daha ayakta tutacak olan anlaşmanın, neredeyse beş senede imzalandığını görebilirsiniz. Bu son anlaşmada, FOA, ilk defa takımların tamamını birlik halinde, tek vücut olarak karşısında görünce, klasik taktik olan ‘böl ve yönet’i’ uygulayamamıştı.

Geçen sene ortasından itibaren FOTA’da bölünmelerin başlaması, Ferrari ve Red Bull Racing ile birlikte, bu takımların etki alanında bulunan Sauber ve Toro Rosso’nun çeşitli sebeplerle birlikten ayrılması, bir bakıma yeni dönemde olabileceklerin işaretiydi. Dolayısıyla Malezya haftasında Bay E’nin açıkladığı takımlar arasında Red Bull Racing ve Ferrari’nin olması, hiç kimseyi şaşırtmadı. İsmi geçen bir diğer büyük takım McLaren ile birlikte, Force India, Sauber, Toro Rosso ve Lotus’un da ticari şartlarda anlaşmaya vardığı söyleniyor. Bu durumda geriye Mercedes, Williams ve henüz kendilerine bir teklif götürülmemiş olan yeni takımlar Caterham, Marussia ve HRT kalıyor.

Takımların birlik olamamalarının yanı sıra, 2009 ekonomik krizinin ardından daralan sponsorluk pazarı da, bu sefer şartlarda daha kolay anlaşılmasını sağladı belki de. Resmi olarak açıklanmasa da, bahsedilen bu yeni dönemin 2013-2020 arasındaki yedi sezonu kapsadığı söyleniyor. Şu anda bu anlaşmada rahatsızlığını dile getiren takımların başında Mercedes geliyor. Bazı duyumlara göre, yeni anlaşmada 2000 yılından bu yana isim değiştirmeyen (Ferrari ve McLaren) veya 2008’den bu yana iki yıl üst üste şampiyonluk yakalayan (Red Bull Racing) takımlara ekstra ödemeler yapılacak. Ayrıca Formula 1 planlandığı gibi Singapur borsasına açılırsa (ki piyasa değeri olarak 5 milyar pounddan bahsediliyor) Ferrari’ye söz konusu şirket üzerinden bir hisse verileceği de söyleniyor.

Bu şartların hiçbiri sağlayamayan Mercedes’in, eğer bir uzlaşmaya varılamazsa Formula 1 yatırımını gözden geçirebileceği veya Avrupa Birliği Rekabet Yasalarına başvurabileceği, yapılan yorumlar arasında. Açıkçası şu anda bir anlaşmaya varmamış olan takımlar arasında, Mercedes dışında FOA’ya direnecek bir takım göremiyorum. Diğer takımlar zaten hayatta kalaya çalıştıkları için, FOA’nın önereceklerine evet diyecektir.

Aslında takımların bir talebi daha vardı; sporun teknik yönetmelikleri üzerinde daha fazla söz sahibi olmak ve belki de kural koyma anlamında FIA’yı oyunun dışına itmek. Bu konuda bir gelişme sağlandığı düşünülmüyor; ancak Bernie Ecclestone’un onlara, masrafların daha da azaltılacağı yönünde bazı sözler verdiği de belirtiliyor.

Bir röportajında, kendisine gerçekte ne iş yapıldığı sorulduğunda, Formula 1’in çoğunluk hisselerine sahip olmamasına karşın hala bu sporu yönetmeyi başaran Bay E ‘Ben anlaşma yaparım.’ diye cevap vermişti. Gerçekten de öyle, bu sporda Bernie Ecclestone’dan daha iyi anlaşma yapan birisini gördünüz mü?

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport