Beni hatırla
 



Evet, farklı stratejileri izledik. Evet, bol bol geçişe tanıklık ettik. Evet, son turlarda Vettel bize büyük heyecan yaşattı. Ama buna rağmen, Çin’de gerçek bir yarış izlediğimizi söylemek güçtü.

Sezonun üçüncü yarışına Şanghay ev sahipliği yaptı. Arka arkaya yapılan Avustralya ve Malezya yarışlarının ardından,  sezonun ikinci çifte yarışının ilk ayağı; aslında üstünde uzun uzun konuşulması gereken bir mücadeleye sahne oldu.

Yayınlarımıza üçüncü antrenman ile başladık ve her zaman olduğu gibi, bu ilk yayında hem hafta sonuna ısındık; son yarıştan bu yana olan bitenleri konuştuk, hem de sizlerden gelen soruları cevapladık. Antrenmanların sonunda pole pozisyonu mücadelesi Hamilton’ın Mercedes’i ile Ferrari pilotları arasına geçecek gibi gözüktü.

Elbette ki daha hafta sonu başlamadan evvel gözler Vettel-Webber ikilisine çevrilmişti. Bu ikilinin ağızlarından çıkacak her söz, yaptıkları her hareket mercek altındaydı. Padoktaki kamuoyu desteğini arkasına alan Webber, sakin demeçler verdi ve Malezya’da yaşananlar üzerinden prim kazanmaya çalışmadı diyebiliriz. Buna karşılık Vettel, Malezya’da verdiği demeçlerin aksine, her şeyi bilerek yaptığını, oradaki kararının Webber’in kendisine daha önce yardım etmediği yarışların bir ödemesi olduğunu, aynı durum yine yaşansa yine aynı şeyleri yapacağını belirterek, herkesi şaşırttı. Aslında Vettel’in son söylediklerinin doğru olduğunu herkes tahmin ediyordu; ama demeçlerin Malezya’ya göre tamamen zıt olması bir şaşkınlık yarattı.



Sıralama turlarındaki ilk sürpriz Mark Webber’in, benzini biterek yolda kalmasıydı. Red Bull gibi son üç yılın dünya şampiyonu takımın, Abu Dhabi 2012’den sadece dört yarış sonra yine aynı hatayı yapması gerçekten de şaşırtıcıydı. McLaren’den Perez de mücadeleye Q2’de veda etti.

Sıralama turlarının üçüncü bölümü,  bu seneki Pirelli lastiklerinin ve İtalyan firmanın yarışlardaki hamur seçiminin ne kadar marjinal olduğunu bir kez daha gösterdi. Yarışın ilk bölümü için yumuşak lastiklerin çok kısa süre dayanacağını bilen takımlar, Q3’e kalan tüm pilotlar için sadece bir zaman turu atılacak şekilde bir taktik belirlediler. Bunun üzerine 22 otomobilin ilk sekiz dakika boyunca piste çıkmadığı Q1’in ardından, Q3’te de tam yedi dakika bomboş şekilde bekleyerek geçti.

Atılan birer zaman turunun sonunda gülen isim Mercedes’ten Hamilton oldu. İngiliz pilot, beklenenden de önce yeni takımıyla hem de 0.3 saniye farkla polü yakaladı. Lotus’tan Raikkonen’in çok parlak geçmeyen son antrenmanın ardından ikinci sırayı alması da sürpriz oldu. Alonso, Ferrari ile üçüncü sırada kalsa da, iyi start alabileceğine güveniyordu. İki dünya şampiyonu Vettel ve Button, Mercedes ve Ferrari’nin tek tur hızının gerisinde kalınca orta hamuru takarak tur attılar. Vettel tek turunda hata yapınca, 2:05’lik bir tur derecesiyle Button, Alman rakibini geçmiş oldu. Sauber’den Hulkenberg zaman turu atmayarak yarış için lastik seçim serbestliğini yakaladı.

Sonuçta gerçekten de, çok kötü bir sıralama turunu izledik. Ne yazık ki, lastik saklama işi yarışmanın, rekabetin önüne geçmeye başladı. Webber’in F1’i Amerikan Güreşine benzetmesi, Button’ın ‘Bayan Daisy gibi gezinerek otomobil sürdüm’ açıklaması, durumun vehametini gösteriyordu.

Webber´in sıralama turlarının ardından depoda 1 litre den az benzin kaldığı için ihraç edilmesinin ardından Red Bul doğru olanı yaptı ve Webber´in otomobilini kapalı parktan çıkardı. Sonuçta RB9 azami sürat açısından çok gerilerde yer alıyordu ve Avustralyalı pilotun bu yüksek downforce ayarı ile yarışta tırmanması mümkün olmayacaktı.

Yarışın startı öncesinde yarışa yumuşak lastiklerle başlayan pilotların ilk 10 turu tamamlamadan önce girmesi bekleniyordu. Startta Hamilton iyi bir çıkış yaparken, Raikkonen’in yanlış debriyaj ayarı ile kalkması, her iki Ferrari´nin de kendisini geçmesine neden oldu. Kırmızı otomobiller her zamanki gibi çok iyi çıktılar. Özellikle Alonso’nun hemen ilk virajda ikinciliğe çıkması, yarışın gidişatı açısından çok kritikti.

Hamilton daha üçüncü turdan itibaren lastik aşınması sorunu yaşamaya başladı. DRS yardımıyla iki Ferrari’nin birden atağa kalktığı beşinci turun başında Hamilton caresiz kaldı. Kırmızı otomobiller, Mercedes’ten neredeyse 25 km/s daha yüksek süratle ilk viraj için frenleme noktasına geldiğinde Alonso ve Massa ilk iki sıraya yükseldiler.



Aslında geçiş yapılmasını kolaylaştırması gereken DRS, geçiş yapılmasını kaçınılmaz hale getirmişti Çin’de. Hem arka düzlükte hem de start düzlüğünde atak yiyen pilotlar, tur yiyen HRT’ler kadar çaresizdi. Bu da bir süre sonra geçişlerin tıpkı NASCAR da olduğu gibi bir süre sonra keyif vermemesine neden oldu.

Lider Hamilton, dördüncü turda lastikleri tamamen bitince pite girmek zorunda kaldı. Böylece Ferrari’ler ikinci sıraya yükseldi. Hamilton’dan bir tur sonra Alonso ve Raikkonen, takip eden turda ise Massa ve Grosjean pite girdiler. Böylece ilk yedi turun sonunda yumuşak lastikle yarışa başlayan herkes pite girmiş oldu. Bu ilk pitstop raundundan zararlı çıkan isim Ferrari´den Massa’ydı. Brezilyalı pilot, takım arkadaşından bir tür sonra pite girmesine karşı tam dört sıra kaybetti ve trafiğin ortasında kaldı.

Böylece yarışa sert lastikle başlayan Hulkenberg, Vettel ve Button ilk 3 sıraya yükseldiler. Hulkenberg’in Sauber ile dördüncü turda Vettel´i geçmesi ve Red Bull pilotunun ilk pit-stopa kadar rakibinin gerisinde, kalması yarışın gidişatını tamamen değiştirdi. Sert lastik ile başlayıp 3 pit-stop yapacak olan pilotlar da pite girdiğinde Button ilk sıraya yükseldi. Ancak İngiliz pilot 2 pitle yarışı bitirmeye çalıştığı için arkadan gelen rakiplerine hiç zorluk çıkaramadı.

Aslında yarış içinde gördüğümüz geçişlerin pek çoğu stratejik anlamda en uygun tur zamanını yakalamak için belli bir tempoyu tutturmak zorunda olan pilotların birbirlerine yol vermesiydi. Yani çoğunlukla gerçek anlamda geçişleri izleyemedik. Onun yerine farklı strateji dalgalarının üst üste geldiği bölümlerde sanki birbiriyle yarışıyormuş gibi gözüken pilotları seyrettik.

Alonso´nun özellikle ilk bölümde ve pit-stoptan sonraki turlarda önü açıkken yakaladığı temposu, yarışın galibiyetine götürdü. İspanyol pilot başarının kokusunu aldığında onu mahvetmek mağlup etmek gerçekten çok zor. Alonso’ya galibiyeti getiren faktörler iyi start alması, ilk turlarda öne geçmesi ve önü açık olduğu için lastik kullanımı açısından yarışın kalan bölümlerini istediği şekilde planlayabilmesiydi.



Ferrari´nin ve Lotus´un Mercedes´ten daha iyi olan yarış temposu ve lastik kullanımı Alonso ve Raikkonen´in Hamilton’ı mağlup etmesini sağladı. Lotus Raikkonen´in Hamilton’ı pist üzerinde geçemeyeceğini anlayınca, pilotunu son pitstopa Mercedes´ten üç tur daha erken çağırdı. Lastik aşınması fazla olan Mercedes’in bu kadar uzun bir son bölüm atamayacağını bilen Lotus, bu üç turda Fin pilotun pozisyonu kazanmasını sağladı.

Redbull’da Mark Webber, ilk turun sonunda pite gelip yumuşak lastiklerden kurtularak aslında çok iyi bir taktik seçmişti. Webber iyi bir tırmanışla ilk pitlerin ardından Vettel´in önüne kadar gelse de Vergne’e yaptıği iyimser atak kırılan ön kanatla beraber zorunlu bir pit-stop yapmasına neden oldu. Pit çıkışında düzgün takılmayan sağ arka lastik yüzünden, Avustralyalı pilotun kabus gibi geçen hafta sonu erken noktalandı. Tabi Red Bull´un normalde 2.5 saniyelik pit-stoplar yapmasına rağmen 8 saniyelik bir sürede lastiğin takılamamış oluşu gerçekten de büyük sürpriz oldu. Tam bir çaylak hatasıyla DRS´nin artırdığı sürat ve öndeki otomobili takip edince yaşanan downforce kaybını kestiremeyen Gutierrez, Sutil´i de kendisini de katletti ve haklı olarak Bahreyn için beş sıra geriye düşme cezası aldı.



Yarışın son bölümlerine heyecan katan isim Vettel oldu. Yumuşak lastiği son 5 turda takan Vettel, beş tur içerisinde tam 12 saniye fark kapatarak Hamilton’ın arkasına kadar geldi; ama son turda tur bindirme esnasında 12. viraja derinden girince son düzlükte DRS açma şansını kaybetti ve podyumu kaçırdı. Bu arada lastikler o kadar çabuk bitti ki; Vettel´in pitten sonraki ilk turu ile son turu arasında neredeyse 3 saniye fark vardı. Yine de bu tempoya bakılırsa Red Bull sadece bir tur pite alsa, Alman pilot podyuma çıkabilirdi.

Bu dörtlünün ardında yarışı iki pitle bitiren tek pilot olan Button, McLaren’in beklemediği bir beşincilik almış oldu. Massa trafiğe düştükten sonra ortaya çıkan lastik problemleriyle ancak altıncı olabildi. Toro Rosso’dan Ricciardo gerçekten çok iyi bir performansla yedinci sırayı aldı. İlk turda takım arkadaşı Sutil ile temas eden Di Resta geriye düşmesine karşın çok iyi bir performansla puan almayı başardı. Günün son puanları hafta sonu boyunca pek ortalarda gözükmeyen Grosjean ile yarışı bir ara lider götürmesine rağmen sonrasında lastik problemi yaşayan Hulkenberg’e gitti.



Genel olarak bakıldığında pist üstünde pilotların yaptığı mücadeleden ziyade lastik kullanımı ve pit taktiklerini incelediğimiz bir yarış oldu . Yayınlarıma gelince sıralama turları ve yarıştaki performansından memnunum. İlk üç yarışın 3 farklı dünya şampiyonu ve 3 farklı takım galibiyete ulaştı. Bakalım Bahreyn´de neler olacak?

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
8.05.2013 22:14:37
Sürekli aynı şeyi söylüyorum.İki farklı lastik tedarikçisi olmadığı sürece şu anki kurallar seneye artarak acaip sıkıcı yarışlar çıkarmaya devam edecek.Madem yakıt ikmali kaldırıldı oyunu değiştirebilecek tek şey kaldı geriye oda lastikler...
 
10.05.2013 14:25:31
Lastikler çabuk aşınıyor Redbull hala en hızlı otomobil bu ne zman dğişicek :) .. ForzaFERRARİ
 
lamp83 s-sport