Beni hatırla
 

Gerçekten de kendi evinde kazanan bir pilot gördük Monako’da. Monako GP´si beklendiği üzere önden başlayan bir odun yarışı kontrol ettiği bir mücadeleye sahne oldu ve Monako´da doğup, Monako’da büyüyen ve hep burada yaşayan Mercedes pilotu Nico Rosberg kariyerindeki ikinci zafere ulaştı.



Önce antrenmanlara bakalım...

Geleneksel olarak takvimdeki diğer yarışların aksine Perşembe günü koşulan antrenman turlarından itibaren Mercedes’in tek turda en hızlı otomobil olduğu açıkça görüldü. Barselona’daki lastik aşınma problemleri, lastiklere binen enerji açısından çok daha affedici olan Monako´da zaten azalacaktı. Sene başından bu yana şahit olduğumuz gümüş okların tek turdaki hızı onları yarışı favorisi konumuna sokuyordu.

Gerçekten de Mercedes’in formdaki pilotu Rosberg, üç antrenmanı da ilk sırada noktalayarak rakiplerine gözdağı verdi. Üçüncü antrenmanda Massa, Grosjean ve Sutil’in kazalarına tanıklık ettik. Özellikle Massa’nın kazası gerçekten de çok alışılmadık bir görüntüye sahne oldu. İlk virajda sorun yaşayan pilotlar genelde ya kaçış alanına girerler; ya da arkadan kaymanın ardından dış taraftaki bariyerlere çarparlar. Ama Massa daha frenleme aşamasında bloke olan ön lastiklerle beraber, önce dış kısımdaki bariyere çakıldı ve sonra da viraj dışındaki bariyerlere çarptı. Korkutucu olabilecek bir süratte yaşanan kazanın ardından, Ferrari’nin otomobili sıralama turları bitene kadar yetiştirebileceği görüşünde değildim; aynen de öyle oldu. Lotus’ta Grosjean da Perşembe gününden sonra, Cumartesi de mekaniker lerine iş çıkarmayı başardı.



Sıralama turları keyifliydi...

Sıralama turları bu seneki belki de en keyifli mücadeleye sahne oldu. Aralıklarla yağan yağmur ve pistin yol tutuşunun her geçen dakika değişmesi nedeniyle, pilotlar 45 dakikalık toplam süre boyunca neredeyse hiç durmadan tur attılar. Mesela Ferrari´den Alonso tam 32 turu tamamladı. İlk bölümün sürprizleri arasında lastik değiştirmeyen Force India pilotu Di Resta’nın elenmesi ve Caterham’dan Van der Garde’nin kariyerinde ilk kez ikinci bölüme kalması vardı. İkinci bölüm öncesinde hafifçe yağan yağmur pilotları yavaşlattı; ama favori isimler bir sorun yaşamadan son bölüme kalmayı başardı. Son dakikası büyük bir heyecana sahne olan Q3’ün sonunda Rosberg üst üste üçüncü kez Hamilton’ı sıralama turlarında geçerek polün sahibi oldu. Hamilton, Vettel´den sadece saniyenin yüzde biri kadar hızlı olmasına karşın, ilk çizgideki yerini aldı. Antremanlarda çok hızlı gözükmeyen Red Bull pilotları Vettel ve Webber ikinci çizgiye yerleşirken, onları Lotus’tan Raikkonen, Ferrari´den Alonso ve iyi bir iş çıkaran McLaren’den Perez izledi.



Muhtemel taktikler...

Sıralama turları yapılmadan önce eğer Mercedes pilotları ilk çizgiyi alırsa ikinci sıradaki pilotun geridekileri yavaşlatırken, öndeki pilotun arayı açabileceği konuşuluyordu. Mercedes’in böyle bir taktik izleme ihtimali merakla beklenirken, her durumda önde yer alan pilotun geçen sene Webber’in yaptığı gibi mutlaka yarışın deposunu kontrol etmesi gerekiyordu. Hafta sonunun başlangıcından itibaren Barselona’da yapılan gizli lastik testi ortaya çıktığı için eleştiri oklarının hedefinde kalan Mercedes’te takım patronu Ross Brawn, ‘Tavşan ve kaplumbağa hikayesini oynayamayız, çünkü iki pilotumuz da kaplumbağa değil’ diyerek belki de haftanın demecini vermiş oldu.

Yarış öncesi yapılan simülasyonlarda iki pit-stopun, tek pite oranla yaklaşık 15 saniye kadar daha hızlı olduğu görüldü. Ama iki pit yapan pilotun trafiğe düşme riski ve muhtemelen güvenlik aracı görüleceği için yüksek bir tempoda gidilememesi ihtimali nedeniyle; zorunlu olmadıkça herkes tek tek pitle yarışı bitirmenin yolunu arayacaktı. Tabi bunu yapabilmek için Pirelli´nin Monako’ya getirdiği süper yumuşak hamurlu lastiğin,yaklaşık 30. tura kadar kullanmak gerekiyordu.

Mercedes oyunu olabildiğince yavaş giderek, pite girdiği turda diğerlerinin hızlı gidip kendilerini geçme ihtimalini ortadan kaldırmak üzerine kurdu. Mercedes öyle yavaş bir tempoda gidecekteki, trafiğe düşmemek adına herkes tek pit stopa yönelmek durumunda kalacaktı. Tabii ki bu planın işlemesi için öncelikle startı kazanmak ve önde kalmak gerekiyordu. Monako´da hem start düzlüğünün dar olması, hem de ilk viraja kadar olan mesafenin çok kısa oluşu startta yer kazanmayı çok zor hale getiriyordu.



Startta Gümüş Oklar yerini korudu...

Beş kırmızı ışık söndüğünde poldeki Rosberg aslında çok da iyi bir start alamadı. Vettel her iki Mercedes’ ten de daha iyi bir çıkış yakalasa da onları geçecek bir boşluk yakalayamadı ve iki Mercedes istedikleri gibi Ste. Devote çıkışında yerlerine korudular. İlk altı sıradaki pilotun yeri değişmemişti. Vettel ilk turda Hamilton’ı zorlasa da geçiş yapmanın mümkün olmadığını görecekti. McLaren’den Button ve Perez´in Bahreyn´dekine benzer sert mücadelesi, Monako’da daha ilk turda başladı. Perez neredeyse yanına kadar gelen takım arkadaşının önünü, şikanda kesti ve kendisini geçmesine izin vermedi.

Rosberg tempoyu düşürüyor...

Vettel ilk iki tur boyunca Hamilton’a ciddi bir baskı uyguladı; ancak geçiş için fırsat yakalayamayınca Red Bull pilotunu yavaşlatıp lastikleri korumaya karar verdi. Alman pilot yarışın ardından ‘Önümde iki tane gümüş ok olması gerekirdi, ama bugün gezintiye çıkmış birer otobüs gibiydiler’ yorumunu yapacaktı. Gerçekten de ilk turlarda Mercedes öyle yavaş gitti ki, herkes birbirine yakın kaldı. Rosberg’in ilk turları sıralama turlarından 10 saniye, Caterham ve Marussia’dan yaklaşık üç saniye kadar daha yavaştı. Bir süre sonra öndeki otomobili yakından takip edince oluşan downforce kaybı nedeniyle, lastiklerin aşınmasını istemeyen takımlar, pilotlara iki saniye civarı fark bırakmaları gerektiğini söylemeye başladılar.



Arkada Button, Perez’i geçecek şekilde şikan öncesinde yanına geldi; ama Meksikalı pilot şikanı keserek yerini korudu. İngiliz pilotu telsizden durumu takıma bildirdi ve yarış yönetimi gerçekten de Perez´in yerini geri vermesi gerektiğine karar verdi. Böylece iki McLaren yer değiştirdi. 26. tura kadar durum bu şekilde devam etti.

Mercedes, Webber zokasını yutmuyor...

Red Bull sert lastikle yarışa başlayan gerilerdeki Grosjean’ın önünde piste dönebilecek farkı yakalamıştı. Şampiyon takım ilk olarak Webber’i pite aldı ve Mercedes’in ne yapacağına baktı. Ama Mercedes bu yemi yutmadı, Rosberg ve Hamilton pistte kalmaya devam etti. Çünkü Webber´in sektör zamanları beklendiği kadar iyi gelmemişti. Mercedes’ler pite gelmeyince Red Bull Webber’in lastik koruma moduna geçmesini söyledi. Oysa ki bu talimat gelmese Webber, önü açıkken atacağı turlarla Vettel´i geçebilirdi. Webber´in ardında Raikkonen, Button ve Alonso da pite girdi. Özellikle Lotus bu kadar erken bir pit yaparak, aynı yoldan gidecek olan rakiplerinin yarış sonunda lastik problemine düşebileceğini hesaplıyordu.



Aslında yarışın gidişatı Massa’nın 29. turdaki kazasıyla değişti. Bir gün öncekine çok benzeyen bir kazayla Massa Ste Devote girişinde bariyerlere çakıldı. Güvenlik aracı Massa’nın kazasından hemen sonra içeri girmedi; ama bu esnada Vettel pit stop yapmıştı. Maylander’in kullandığı Mercedes piste çıktığında Rosberg, Hamilton ve Vettel, güvenlik aracının önünde kaldı. Massa’ya tıbbi müdahalenin yapılıyor oluşu güvenlik aracını zorunlu kılmıştı. Aslında Mercedes’in yapması gereken güvenlik aracı ardındaki hız limitine, yani hedef tur zamanına uyarak Rosberg ve Hamilton’ı arka arkaya pite almaktı. Ama nedense Hamilton, gitmesi gerekenden çok daha yavaş gitti ve sekiz saniye civarında bir zaman kaybetti. Rosberg’e oranla kaybedilen bu önemli saniyeler, Hamilton’ın Red Bull pilotlarının gerisine düşmesine neden oldu.

Sekiz turluk güvenlik aracı periyodunda sıralama, Rosberg, Vettel, Webber, Hamilton, Raikkonen, Alonso, Button, Perez, Sutil ve Vergne şeklindeydi. Yarış 39. turda yeniden başladığında Rosberg, hemen ilk turda iki saniye farkı açtı. Red Bull’lar Mercedes gibi lastikleri hemen ısıtamıyordu. Dolayısıyla Hamilton, beklenmedik bir yerde La Rascasse’da atağa kalktı, ama Webber’i geçemedi. Arkada Alonso ve Button, Loews virajında ufak bir temas yaşadı. Konsantrasyonu dağılan Button, şikanda Perez’in geç frenle yaptığı atağa karşı koyamadı. Perez bir kaç tur sonra benzer bir atağı Alonso’ya da yaptı ve İspanyol pilotu şikanı kesmek durumunda kaldı. Komiserler kurulu bu durumu incelerken yarışın en büyük kazası geldi.



Ortalık karışıyor...

Williams’tan Maldonado’nun yanına geldiğini tam olarak fark etmeyen Chilton, Tabac virajı girişinde dışarıya açılınca; Maldanado onun otomobilin üzerinden uçarak Tec-pro bariyerlere gömüldü ve bütün bariyerler piste yayılınca güvenlik aracı ile giderilemeyecek bir durum ortaya çıktı. İki yıl sonra Monako´da bir kez daha yarışta kırmızı bayrak görmüş olduk. Yaklaşık 20 dakikalık bekleme süresi, aynı zamanda tüm pilotlara bedavadan lastik değiştirme fırsatı da verdi. Raikkonen ve Sutil dışında tüm pilotlar finişe kadar süper yumuşak lastiklerle gitmek niyetindeydi.

Yarış yeniden başladığında Rosberg, bir kez daha arayı açtı; Hamilton bir kez daha Webber’i sıkıştırdı. Arkada Sutil Loews’de Button’a nefis bir atak yaptı ve rakibini geçti. Önde Perez, yarıştaki favori yeri olan şikan girişinde atak yaptı; ama çok geç fren yapınca her iki pilot da şikanı düz geçmek durumunda kaldı. Sutil 57. turda, Button’a yaptığı güzel atağın aynısını Alonso’ya da yaptı ve Ferrari’yi geçti. Alonso yaklaşık 20 turdur, Perez’in ön kanadından kopan bir parçanın tabana hasar vermesi nedeniyle tur başına yaklaşık 0.3 saniye kaybediyordu takımın açıklamasına göre.

Ayrıca ön kanada takılıp kalan bir lastik torba da İspanyol pilota downforce kaybettiriyordu. 63. turda hafta sonunun kaza kahramanı Grosjean, bir kez daha sahneye çıktı; şikan girişinde Ricciardo’nun üzerine çıkarak her iki otomobili de katletti. Bu, Fransız pilotun üç günde yaptığı üçüncü kazaydı ve güvenlik aracı bir kez daha içeri girdi.



Son 11 tura gelirken yarış yeniden başladı. Rosberg bir kez daha arayı açtı. Günün agresif ismi Perez ise, şikanda Raikkonen’e iyimser bir atak yaptı ve bu atakla beraber hem kendi kanadını, kırdı hem de Lotus’un arka lastiğini patlattı. Bu arada Raikkonen’in pite girmesi sırasında ortaya çıkan fırsattan faydalanan Button, Alonso’yu geçti. Perez´in Raikkonen’e temas ettiği anda hasar gören frenleri, yarışın sonlarına doğru tamamen bitti ve Meksikalı pilot pite giremeden son virajda yarışı bıraktı.

Ve zafer ev sahibine gidiyor...

Yarışta Rosberg başladığı yerde yarışı ilk sırada noktaladı ve babasının kazandığı yarıştan tam 30 yıl sonra doğup büyüdüğü bu kentteki zaferini ilan etmeyi başardı. Şampiyonadaki en büyük rakipleri Alonso ve Raikkonen’in gerilerde kaldığını bilen Vettel, ikincilikten son derece memnundu. Takım arkadaşı Webber ile birlikte iki Red Bull da podyuma çıkmayı başardı. Hamilton, muhtemelen güvenlik aracı ardındaki yavaş atılan tur olmasa; Mercedes’e ilk iki sırayı getirebilirdi.



Günün başarılı isimlerinden Sutil, Force India ile beşinci sırayı alırken, Button altıncı, Alonso yedinci sırada finiş gördü. Alonso için kırmızı bayraktan sonra otomobilin daha iyi çalıştığı yumuşak lastik yerine, süper yumuşak hamurun kullanılması Ferrari adına ilginç bir taktikti. Sağlam bir performansla Verbne sekizinciliği Toro Rosso’ya kazandırırken, 17. sırada yarışa başlayan Di Resta ilk pite erken girip bir süre trafiğe takılmadan ilerledikten sonra, güvenlik aracı periyotlarından da faydalanıp dokuzuncu sırayı aldı ve önemli bir başarıyı yakalamış oldu. Son sekiz tura 16. sırada giren Raikkonen ise hem çok hızlı olan otomobili, hem de rakiplerine göre yeni olan lastikleriyle son turda 10.luğu almayı başardı ve Lotus ile 22 yarıştır süren puan alma serisini sürdürdü.



Neticede Monako yarışı beklendiği gibi geçti ve önce başlayan otomobil, damalı bayrağa kadar önde kaldı. Galibiyet için büyük bir çekişme yaşanmasa da, güvenlik aracı periyotları; kırmızı bayrak; temaslı ve temassız ataklar; ilginç taktik denemeleri ile beraber özellikle orta sıralarda Monako standartlarına göre keyifli bir mücadele yaşandı. Hafta sonundaki yayınlarıma bakarsam, genel gidişattan memnun olduğumu söyleyebilirim. Özellikle güvenlik aracı ve kırmızı bayrak periyotlarında sizlerin sıkılmamasını sağlamak için elimden geleni yaptım. Sıradaki yarış Kanada Grand Prix´si her zaman eğlenceli geçen mücadelelere sahne oluyor. Bakalım bu kez, hep beraber neler izleyeceğiz?

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport