Beni hatırla
 



Bahreyn’in 2012’den bu yana gördüğümüz en iyi yarışa sahne olmasında, uygulanmayan takım emirlerinin rolü büyüktü. Starttan finişe kadar, kesintisiz bir heyecanı izledik. Özellikle de, durağan geçen ilk iki yarışın ardından, yeni formülün işe yarayabileceğini göstermek adına böyle bir mücadeleye kesinlikle ihtiyaç vardı.

Bahreyn’de 10. kez düzenlenen Grand Prix öncesinde organizatörler, pisti aydınlatarak yarışı bir gece yarışına dönüştürdüler ve bence çok da iyi bir iş yaptılar. Biliyorsunuz, Kasım ayından bu yana Lamp 83 Aydınlatma’da çalışıyorum ve bu sektörde her geçen gün daha da fazla şey öğreniyorum. Bu boyutta bir spor tesisini aydınlatmak, gerçekten çok zor bir iş. Yapılan hesaplarda, otomobillerin spin atması durumunda pilotun gözüne ışık gelmemesine varana kadar pek çok detay var. Ama zaten çöl yarışı olmasının cazibesini de kaybetmiş olan Sakhir pisti için, kesinlikle doğru adım atıldığını söyleyebilirim.



Antrenmanlar…

Bahreyn’de bu sene takımlar sekiz gün test yaptığı için, problemi olmayan takımlar (mesela Williams gibi) Cuma gününü az tur atarak geçirdiler. İlk iki antrenmanın ardından, motor gücü avantajıyla burada rakipsiz olması beklenen Mercedes’in diğerlerinden en az 0.8 sn daha önde olduğu ortaya çıktı. Uzun seri halinde atılan turlarda Force India, en hızlı ikinci takım görünümündeyken, onları Williams, Red Bull ve McLaren izliyordu. Özellikle arka lastik aşınmasını kontrol edebilmesi halinde, Mercedes’in yarışta zorlanmayacağı görüldü Cuma günü. İki pilot arasında Hamilton’ın, Rosberg’e oranla tur başına ortalama 100 gram daha az benzin harcaması yarış için kritik olabilirdi. Hamilton, daha oynak olan arka tarafla daha iyi başa çıkınca, virajlara daha yüksek süratle giriyor ve daha rahat hızlandığı için de, daha az benzin harcıyordu.

Cumartesi günkü antrenmanlarda, benzer bir tabloya sahne oldu. Mercedes pilotları yine ilk iki sırayı aldılar. Vettel’in sonlara doğru nadiren gördüğümüz bir spin atması, şampiyon pilotun yumuşak lastikle deneme yapamadan sıralama turlarına gitmesine neden oldu. Cuma gecesi Hamilton’ın telemetresini inceleyen Rosberg, nerelerde yavaş kaldığını ve fazla benzin harcadığını keşfetti. Pistin gelişimiyle denge önden kaymaya doğru ilerleyince, Rosberg hız olarak öne geçmiş oldu. Kısacası iki pilotun mücadelesi bu kadar yakın geçiyor işte. Üçüncü antrenmanın yine büyük bölümünü sorularınıza ayırdım; ki bu konuda size teşekkür etmeliyim. Her hafta hem bol sayıda, hem de çok iyi düşünülmüş sorularla karşılaşıyorum ve bu kısım inanın bana çok keyif veriyor.



Sıralama turlarında Rosberg hızlanıyor…

İki takım arkadaşının kapışması sırasında, eğer Mercedes’te şu anda olduğu gibi verilerin paylaşımına izin veriliyorsa, başlangıçta geride olan pilotun; hafta sonu ilerledikçe rakibini yakalaması daha kolay oluyor. Gerideki pilot, takım arkadaşının bir yerde beş metre daha geç fren yaptığını ya da bir viraj çıkışında daha erken gaza oturduğunu görerek buradaki eksiklikleri giderebiliyor. Malezya’da bu şekilde bir ilerleme kaydeden isim Hamilton olurken, Bahreyn’de ilerle sırası Rosberg’teydi. Seanslar ilerledikçe pistin karakterinin Hamilton’ın daha kolay başa çıktığı arkadan kaymadan, önden kaymaya dönmesi de Rosberg’in işini kolaylaştırdı.

Zemin kuru olunca iki Mercedes, en yakın otomobil olan Ricciardo’nun Red Bull’una 0.9 sn fark attı. Ricciardo, Malezya’daki cezasından dolayı 10 sıra geriye düşecek olsa da, Vettl’i geçmişti. Hamilton son turunda hata yaptı ve pole, zaten daha hızlı gözüken Rosberg’e gitti. İkinci çizgi sürpriz sayılabilecek bir ikili Bottas ve Perez’e aitti. Raikkonen bu sene ilk kez sıralama turunda Alonso’yu geçerken, onu Button, Massa, Hulkenberg ve Alonso izledi. Üçüncü antrenmanda spin atınca sıralama denemesi yapamayan Vettel, vites kutusundaki sorunlar ikinci bölümde elendi.  

İlk kanı Hamilton döküyor…

Kuru zeminde Mercedes’in rakipsiz olacağı beklentisi, gözleri starta çevirmişti. Rosberg iyi kalksa da, Hamilton ondan da iyi bir çıkış yaparak ilk viraja lider girdi. İlk sektör sonuna doğru Rosberg, takım arkadaşını yine sıkıştırdı; ama Hamilton tüm gece yapacağı gibi çok iyi bir savunma yaptı ve geçilmedi. Massa harika bir çıkışla yedinci sıradan üçe yerleşti.  Devamında Perez, Bottas, Button ve iyi bir çıkışla Raikkonen’i geçmiş olan Alonso vardı.

Mercedes’in yarıştan önce belirlediği stratejiye göre 19. turda önde olan ilk olarak pite girecek ve yumuşak-yumuşak-sert hamur taktiğiyle yarışı bitirecekti. İkinci pilot ise yumuşak-sert-yumuşak lastiklerle, yarış sonunda atak yapma şansını yakalayabilirdi. Mercedes böyle yaparak, ayrıca iki pilotun 50 küsur tur dip dibe gitmesini de engelleyecekti.



Böylece Rosberg ilk bölümü sonuna kadar, benzin tüketimini kısarak (ama Hamilton’dan kopmadan) bekledi. Alman pilot, daha az benzin harcayarak hem ilk bölümün sonunda, hem de yarış sonunda atağa kalkabileceğini düşünüyordu. İlk bölüm arkada da lastiklere iyi bakan Perez, onları daha çabuk harcayan Massa ve Bottas, devamında Button Hulkenberg ile iki Ferrari şeklindeydi ve müthiş bir mücadele vardı. Lastikleri çabuk aşındıran Williams’lar üç pit yapacağı için, 10. turda Bottas ilk kez pite geldi.

Yükselişe geçen Ricciardo, Red Bull’un aero üstünlüğünü de kullanarak Magnussen’i 11. Virajda dışarıdan geçti. Sonrasında yarışa sert lastikle başlayan Vettel’in arkasına gelen Avustralyalı, takımdan onun yol vermesini istedi ve biz seneler sonra ilk defa ‘Vettel’in kenara çekilmesini isteyen’ bir telsiz mesajı duyduk. Bu sırada her iki Williams ve düzlüklerde umutsuz denecek kadar yavaş kalan Ferrariler üç pit-stopa dönmüştü bile. Mercedes’ler, Force India’lar Red Bull’lar ve Button iki pitle bitirmek niyetindeydi.



Rosberg pit avantajını almaya çalışıyor.

18. turda Rosberg ilk ciddi atak denemesiyle Hamilton’ı zorladı, hatta bir an için geçse de İngiliz pilot yerini korudu. Sadece pist üstü pozisyonu değil, pit avantajı da vardı işin ucunda. Bir tur sonra Rosberg yine denedi, ama istediği sonucu alamadı. Hamilton iki turda da müthiş ve sert bir savunma yaptı. Böylece yolda önde olan Hamilton, pite önce geldi ve yumuşak lastikleri taktı. Rosberg’in iki tur daha pistte kalması, kendisine neredeyse altı saniye kaybettirecekti. Alman pilot sert lastikleri takıp, yarışın son bölümünü beklemeye koyuldu.

Geride Hulkenberg, perez ve Button’dan önce pite girince, çıkış turunda Raikkonen ve Magnussen’i geçmek zorunda kalmasına karşın, iki rakibini de geride bıraktı. Vettel ise, sert lastiklerle beklenenden daha kısa bir ilk bölüm attı.



Arkada kıymet kopuyor…
Mercedes’ler yarım dakika öndeydi. Ama arkada Massa ile Bottas, ikinci pitlerinden evvel, kısa süre içinde Force India’lara yakalandı. Alonso ise, Button ve Vettel’in önündeydi. Yavaş kalan Ferrari ile Raikkonen düzlükte Button’a, ikinci sektördeyse Vettel’e dayanamadı. Birkaç tur sonra Ricciardo da, Raikkonen’i geçip takım arkadaşının peşine takıldı.

Massa 25. Turda ikinci kez pite girince önü açılan Force India’lar daha da hızlandı ve takım içi kapışmaya tutuştu. Perez dördüncü virajda yaptığı güzel bir atakla, yarış sonuna dek koruyacağı üçüncülüğü Hulkenberg’ten almış oldu.

Finişe 17 tur kala Hamilton 10 saniye fark açmıştı ve son bölümde yavaş lastiği takacak olsa da farkı koruyabilir gibi duruyordu.



Maldonado sahnede, Gutierrez havada..

Ama Maldonado’nun Gutierrez’e  kayarak yaptığı müdahale ile içeri giren Güvenlik Aracı, müthiş bir final izlememizi sağlayacaktı. Lotus pilotu, bu hareketinden dolayı 10 sn dur-kalk cezası, Bahreyn için 5 sıra grid cezası ve lisana yazılan 3 puanla cezalandırıldı. Güvenlik aracı sonrası müthiş bir senaryo vardı. Önde, hafta sonunun genelinde Rosberg’ten daha yavaş olan Hamilton sert lastiklerleydi ve yarattığı 10 saniyelik ark uçup gitmişti. Rosberg DRS’ye ve daha hızlı yumuşak lastiklere sahipti. Son 11 turda ikili, müthiş bir düelloya tutuştular. Bu sadece yarışı kazanmak için değil, arada doğacak 14 puanlık fark ve psikolojik bir üstünlük içinde yapılan bir savaştı. Rosberg, gerçekten de deneyebileceği her türlü atağı denedi. Hatta geride kalıp ERS enerjisi biriktirip yeniden atak yapmayı bile uyguladı. Anlık olarak defalarca öne geçse de, Hamilton her seferinde yerini geri almayı başardı ve Rosberg’in lastikleri bitene kadar , harika şekilde direndi. İngiliz pilot, geçileceğini bildiği her sefer de, harika karşı hamleler yaptı.



Tebrikler önce Mercedes’e…

Televizyon ekranında müthiş gözüken bu savaşta, pilotların görüş alanlarının çok sınırlı olduğunu hatırlatmak lazım. Buna rağmen iki pilot da, takım patron Paddy Lowe’un telsiz mesajına uydular ve müthiş kapışmaya karşın, iki otomobili de tek parça halinde finişe getirdiler. İlk antrenmandan yarış sonuna kadar her seansın ilk iki sırada bitiren Mercedes takımını spor adına takdir etmek lazım. İkinci turdan itibaren takım emri uygulasalar aynı 43 puanı çok daha kolay şekilde alırlardı. Ancak Paddy Lowe ‘Bunu kendimize, pilotlarımıza ve fanlara karşı borçluyduk, takım emriyle herkes kaybediyor’ diyecekti. Anlaşılan o ki, Mercedes birkaç ön kanat kırana kadar bu taktikle yola devam edecek.

Mercedes bunu yaptığı için, dominant bir otomobilden şikayet etmek kimsenin aklına bile gelmedi.

Bu arada Mercedes, son 11 turda gerçek hızını bize göstermiş oldu. Lastikleri aşınmış olsa da, 11 turda Perez’e 24 saniye fark attılar.  Arka taraftaki mücadele de harikaydı. Sonlara doğru iki McLaren de debriyaj sorunuyla yolda kaldı. Ricciardo, Vettel’i pist üstünde avladıktan sonra Hulkenberg’in peşine takıldı. Bu mücadele Perez’e biraz nefes alabilecek boşluğu tanıdı ve Meksikalı pilot, 2012 İtalya GP’sinden sonra ilk kez podyuma çıktı. Ama yarış bir tur daha uzun olsa, günün kahramanlarından Ricciardo podyuma çıkabilirdi. Avustralyalı pilotu Hulkenberg ve Vettel izledi.



Ferrari çaresizdi…

Üç pitle Williams’lar ancak 7. Ve 8. Olabilirken, çaresiz Ferrari’nin  iki şampiyonu Alonso ve Raikkonen, onları izledi. Alonso’nun sinir bozukluğu ile finişi geçerken yumruk sallayıp sevinmesi ironikti. Ferrari’nin bu kadar yavaş kalmasını acı içinde seyreden ve bitime 12 tur kala pistten ayrılan Luca di Montezemelo hafta başında bu seneki F1’i taksici sürüşüne benzetmişti. Ne yazık ki Sakhir’in yeni ışıkları altında, büyüktakımlar arasında taksi kadar yavaş kalan sadece iki tane otomobil vardı ve bu otomobillerin rengi kırmızıydı.



Kısacası Bahreyn’de starttan finişe kadar müthiş bir yarış izledik. Öyle ki kimsenin aklına motor sesinden ötürü şikayet etmek bile gelmedi. İlk sıradan 12. Sıraya kadar her pozisyon için tüm yarış boyu çekişmeler yaşandı; müthiş ataklar izledik. Açıkçası 2012’nin sonundan beri en iyi yarışı izlemiş olduk. Ben de, Bahreyn’in tarihindeki en iyi yarışı anlatmaktan büyük keyif aldım. Zaman zaman insanlıktan çıktığım anlar olabilir, birkaç tane aklımda kalan ufak pilot tanıma hatam da var; ama dediğim gibi zaten gaza geldiğim için, yaptığım işten memnunum. Kesinlikle 2013’teki tüm yarışlardan daha iyi bir yarış izledik hep beraber.



Elbette ki her yarışın böyle olmasını beklemek hayalcilik olur; ama her sene üç dört tane buna yakın keyifte yarış, sezonu kurtarır değil mi?

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
24.04.2014 13:35:07
Bence o hataların nedeni zaman ekranlarına bakmak, notları karıştırmak :) Hatta bazı anlar oluyor ekranda önemli bir olay meydana geliyor, tık yok. Serhan Acar o anlarda notlarını karıştırıyor diye tahmin ediyorum :) Bu arada yanlış anlaşılmasın olumsuz eleştiri değil. Sadece belirteyim dedim. Ekran dışındaki verdiğiniz bilgiler zaten sizi üst seviyeye taşıyor.
 
lamp83 s-sport