Beni hatırla
 

 Hem ben bu görüşteydim, hem de ankete katılan sizler. Genelde sıkıcı yarışlara sahne olan Hungaroring’de bir yarışı heyecanlı kılacak tüm unsurlar vardı; pit yolundan başlayan bir şampiyonluk adayı, ıslak zeminde alınan start, liderler için zamansız giren bir güvenlik aracı, farklı lastik ve pit stratejileri, Mercedes’te takım içi mücadelesi ve son turlarda dört farklı lastik stratejisiyle birbiriyle kapışan dört pilot. Sonuçta, bu muazzam mücadeleden Daniel Ricciardo galip ayrılsa da, Avustralyalı’nın mağlup ettiği Alonso ve Hamilton da harika bir iş çıkaran isimler oldular.

Macaristan’dan düzlüklerin azlığı ile beraber Mercedes motorunun ve fabrika takımının avantajının azalması bekleniyordu. Yine aynı sebeple, geri kalanların en iyisi olma yolunda Red Bull ve Ferrari, Williams’tan daha favoriydi.



Avusturya ve İngiltere’den sonra Almanya’da da yarışta yükselmek zorunda kalan Hamilton, Macaristan’a ‘sakin ve temiz bir hafta sonu geçirmek’ hedefiyle başladı. Ancak işler, hiç de onun istediği gibi gitmeyecekti. Hamilton, daha önceki yedi senede Hungaroring’te dört galibiyet ve dört pole pozisyonu almıştı. Dolayısıyla tıpkı Kanada gibi, kağıt üstünde Rosberg’e oranla daha favori gözüküyordu. Nitekim İngiliz pilot, üç antrenmanı da Rosberg’in önünde noktaladı. 

Sıralamada Hamilton´ın kabusu sürüyor...

Ancak Hamilton’ın inanması güç şanssızlığı, Hungaroring’te de peşini bırakmadı ve Mercedes daha Q1’in başlarında, tek bir zaman turu dahi atamadan alev aldı. Benzin sızıntısı nedeniyle pit girişinde alev alev yanan Mercedes W05’in A’dan Z’ye yeniden inşa edilmesi; yani Hamilton’ın yarışa pitten başlaması gerekecekti.



Q1’de bir başka büyük sürpriz de Ferrari’den Kimi Raikkonen’in elenmesiydi. Pirelli’nin Macaristan’a getirdiği yumuşak ve orta hamurlar arasında, bazı otomobillerde tur başına 1.5 sn fark vardı. Q1’in hemen başında Hamilton ve Maldonado’nun yolda kalmasıyla, elenecekler sanki belli olmuştu. Bu nedenle, lastikler arasındaki bu büyük hız farkına karşın büyük takımlar yumuşak hamuru kullanmadan Q2’ye geçmeye çalıştı. İşte bu noktada Ferrari, büyük bir taktik hata yaptı. Marussia’daki Ferrari’nin yetiştirdiği pilot Bianchi ilk zaman turunda hata yapmıştı. Fransız pilot ikinci turunda çok iyi bir derece yakalayınca, garajda oturup bekleyen Raikkonen’i eledi. Fin pilot ‘F1’e yeni katılmış bir takımın yapacağı bir hatayı yaptık’ dese de, elenmesinde attığı turun Alonso’dan 0.7 sn daha yavaş olmasının da büyük payı vardı.



Q3’ün başında yağan yağmur, McLaren’den çaylak Magnussen’i kurban alsa da, çabucak kuruyan zeminle diğer pilotlar sıkıntı yaşamadılar. Sonunda Rosberg, zor da olsa polü aldı; üstelik en büyük rakibi geçişin çok zor olduğu pistte en arkadaydı. Hamilton’ın demeçlerinden, ilk beşe girmeyi bile beklemediği anlaşılıyordu. Red Bull’dan Vettel ikinci sırayı alırken, onu Bottas, Ricciardo, Ferrari yıllarında alıştığımız yerinde start alacak olan Alonso, Massa, Button ve Vergne izledi.

Start ıslak zeminde...

2012 Brezilya’dan bu yana yağmurun yağdığı bir yarış izlemiyor olsak da, Macaristan GP’si ıslak zeminde başladı. Starttan yarım saat evvel başlayan yağmur, zemini ıslatmıştı ve herkes yarışa yağmur lastiğiyle başlayacaktı.

Beş kırmızı ışık söndüğünde, Rosberg liderliği koruyacak çıkışı yapmayı başardı. Bottas, ilk virajı dışarıdan dönerek Vettel’i geçti. Alonso da fırsattan istifade edip Red Bull’u geride bıraksa da, Vettel tepeye tırmanmadan önce üçüncülüğü geri aldı. Bu arada Hamilton, sıfırdan inşa edilen otomobiliyle formasyon turu atamadığı için hem soğuk frenler, hem de yol tutuşunu bilmediği bir pistle karşı karşıyaydı. İngiliz pilot ikinci viraj için frenlediğinde, spin attı ve sol ön tarafı hafif şekilde bariyerlere çarptı. Ön kanadın sol kenarındaki ufak hasara karşın Hamilton yarışa döndü, frenleri ısınınca hızlandı ve üçüncü turda, yarışa kendisi gibi pitten başlayan Magnussen’i geride bıraktı.

Rosberg ilk turu 2.7, sonraki turu ise 4 saniye farkla lider geçti. Williams, Cumartesi gününün sıcak hava şartları ve kuru asfaltına göre çok daha yavaştı. Buna rağmen yeni arka kanat ve modifiye edilmiş ön kanadıyla FW36, start düzlüğünde Vettel’e geçilmeyecek kadar hızlıydı. Alonso ve Vettel, kendilerinden çok daha yavaş olan Bottas’ın arkasına takılmışken, Rosberg ilk turlarda iyice bastırdı ve sekizinci turun sonunda 10.5 sn fark yarattı.



Ericsson yarışın kaderini değiştiriyor...

Tam slick lastiklere geçme zamanı yaklaşıyordu ki, üçüncü virajın çıkışında spin atıp bariyerlere çarpan Ericcsoon yarışın kanderini değiştirdi. Güvenlik Aracı piste girdiğinde Rosberg start düzlüğünde, Bottas Vettel ve Alonso ise pit girişini geçmek üzereydi. Bu dört pilot da, o turu güvenlik aracı delta zamanı yerine; güvenlik aracının ardında giderek neredeyse 20 saniye kaybedeceklerdi. Gerideki herkes, pite dalarak  (Button hariç) slick lastiğe geçti.

Bir tur sonra pite gelmek zorunda kalan Rosberg, kazadan önce 23 saniye önünde olduğu Massa’nın ardında dördüncülüğe, Vettel yedinciliğe, Alonso sekizinciliğe, Bottas ise 11.liğe düştü.

Ricciardo bir anda lider olmuştu. Yağmur beklentisinde olan McLaren piti, Button’a yeni bir set yağmur lastiği taktı. Massa üçüncüydü, arkasında Roberg, pite girmemiş olan Magnussen, Vergne, Vettel,Alonso, Hulkenberg, Perez ve Bottas vardı. Bu arada Hamilton 13. sıraya kadar çıkmıştı.



İlk sekiz turda Button’ın gerisinde kaldığı için ciddi zaman kaybeden Ricciardo, aynı sebeple güvenlik aracı çıktığında pite girebilecek kadar gerideydi. Maylander’in kullandığı Mercedes SLS, iki Red Bull pilotu için yarışın kaderini tamamen değiştirdi. Maylander, tam pistten çıkmaya hazırlanırken Grosjean, güvenlik aracı periyodunda utanç verici bir kaza yaptı. Bu nedenle süreç uzadı ve yarış 13. turda tekrar başladı.

Yarış yeniden başladığında Button, yağmur lastikleriyle ilk sırayı aldı hemen. Magnussen Rosberg’i, Alonso da ERS’si yanlış moda geçmiş olan Vettel’i geçti. Alonso kısa süre sonra, frenleri aşırı ısınmış olan Rosberg’i de geçti. Erkenden yaptığı bu geçişler Alonso’nun yarıştaki şansını artıracaktı. Vergne de Rosberg’i geride bıraktı. Güvenlik Aracı Hamilton’ın ekmeğine yağ sürmüş ve liderle 33 saniyelik farkı kapatmıştı. Mercedes pilot bir turda Gutierrez, Bottas, Hulklenberg ve Perez’i geçerek Vettel’in peşine takıldı. Hemen önündeyse Rosberg vardı. Hamilton 15. turda, yarışa polden başlayan Rosberg’i görür hale gelmişti.



Button´ın kumarı tutmuyor...

McLaren’in beklediği yağmur bir türlü gelmeyince Button ve Magnussen, slick lastik takmak için pite yöneldi ve Ricciardo liderliği aldı. Lastikleri çalıştıramayan Massa’nın ardında Alonso vardı. Vergne ise, Rosberg, Vettel ve Hamilton’ı ardında tutmaya devam etti. 16. turda Hulkenberg, nadir ratlanan hatalarından birisini yaptı ve son virajda takım arkadaşı Perez’e temas ettikten sonra bariyerlere çarptı. Alman pilot bu sene ilk kez yarış dışı kalmıştı. 23. turdaysa diğer Force India ile Perez, son virajın çıkışındaki ıslak suni çime çıkınca spin atan otomobiliyle pit duvarına patladı. Günün ikinci güvenlik aracı periyodu da gelmiş oldu.



Red Bull Ricciardo, Williams da Massa için zaten üç pit-stop düşündüğünden iki plot da hemen pite daldı. İki pitle yola devam eden takımlarda, yağmur beklentisi daha fazlaydı. Yarış 26. turda yeniden başladığında Vergne’i geçen Alonso liderdi. O sırada altıncı giden Ricciardo telsizden ‘Yarışı kazanabiliriz’ diyecekti.  Bir gün önce Q3’te sakladığı sıfır set yumuşak lastiğin, ona büyük yardımı dokunacaktı.

Vergne’i bir türlü geçemeyen Rosberg 32. turda pite geldi. Mercedes kalan 38 turu, yumuşak lastikle iki bölüm halinde atacaktı. Sert lastikle tek bölüm atsalar çok yavaş kalacaklar, yumuşak lastikle tek bölüm zaten atamayacaklardı.

Aynı turda Vettel, Perez ile aynı hatayı yaptı. Ancak şampiyon pilotun farkı burada belli oldu ve Vettel, duvara çarpmadan 360⁰ spini tamamlayıp, sadece üç saniye kayıpla yola devam etti. Rosberg’e karşı Vettel’in ardında zaman kaybetmek istemeyen Hamilton, 34. turda dördüncü virajda dışarıdan, yarışın en cesur atağını yaptı ve ikinciliğe yükseldi. Vergne pite girip sert lastiği takınca, ön sıralardan koptu. Şimdi Hamilton Alonso’yu, Ricciardo ise her ikisini yakalıyordu. Üç pilotun da birer pit-stopu olsa da, Ricciardo daha uzun süre pistte kalabilirdi.

Alonso 38. turda pite geldi ve yumuşak lastiği taktı. Lastik dayanırsa, geçişin zor olduğu pistte finişe kadar gitmek niyetindelerdi. Mercedes ise Hamilton için, daha muhafazakar davranıp, çok daha yavaş olan sert lastiği tercih etti. İngiliz pilot yumuşak lastiği taksa, belki de yarışı kazanabilirdi. Ama yumuşak lastikle finişe kadar gidilemeyeceğini düşünen Mercedes Alonso’nun bir kez daha pite gireceğini düşünmüştü. Alonso’yu pist üstünde değil, pite giridğinde geçeceklerdi. Böylece Ricciardo, son pitine kadarki 15 turda önde yalnız kaldı ve işe koyuldu. Piti sonrası Raikkonen ve Vettel’in çekişmesi heyecanlıydı.



Mercedes´te tuhaf takım emri...

Hamilton’ın pitinin ardından iki Mercedes pilotunun stratejileri çakıştı. Rosberg bir kez daha pite girecekti ve Hamilton’ın arkasına gelmişti. Bu esnada kafası karışık Mercedes takımından, Hamilton’a ‘Nico bir kez daha pite girecek, onu engelleme’ talimatı geldi. Sene başından beri takım emri uygulamamakla övünen Mercedes, yarışın ortasında tuhaf bir talimat vermişti. Gerçi bu talimatın Paddy Lowe’dan gelmemesi, aslında karardan o kadar da emin olmadıklarını gösteriyordu.

Sonuçta Hamilton, daha kendisini yakalayamamış olan Rosberg’e yol vermek için neden yavaşlayacaktı ki? Neden Alonso ve Ricciardo ila galibiyet mücadelesinin ortasında kendisi zaman kaybederken Rosberg’in stratejisinin kusursuz şekilde işlemesi için fedakarlık yapacaktı? Hamilton telsize ‘Rosberg beni yakalayabilirse geçmesine izin veririm’ dedi. Rosberg, DRS mesafesine kadar bir türlü yaklaşamadı ve Hamilton, önde kalmaya devam etti. Son pitine kadar Alman pilot, takım arkadaşının ardında 11 turda 10 saniye kaybetti ve bu zaman, aslında onun yarışı kaybetmesine neden oldu.



Ricciardo uçuyor...

Ricciardo 54. turda son pitini yaptı ve lider Alonso’nun 8, ikinci Hamilton’ın 4 saniye ardından piste döndü. Rosberg’in son piti de 56. Turda geldi. Alman pilot liderden 25 saniye gerideydi ve önünde geçmesi gereken Raikkonen ile Massa vardı. Ricciardo 61. turda dördüncülüğe çıktığında liderden 23 saniye gerideydi ama tur başına ortalama 2.7 saniye hızla ön gruba yaklaşmaya başladı.

Son turlar, gerçekten de muhteşemdi. Alonso, Hamilton, Ricciardo ve Rosberg lastik hıza ve lastik ömürlerine göre ters şekilde sıralanmıştı. En eski lastikle en yavaş otomobile sahip Alonso liderken, en hızlı otomobil ve en yeni lastikli Rosberg dördüncüydü. Dörtlü her geçen saniye birbirine daha da çok yaklaştı ve heyecan doruğa çıktı.



Muazzam final...

65. Turda Ricciardo Hamilton’ı geçmek için, ikinci virajda dışarıda ilk denemeyi ama başarılı olamadı. Fakat bir sonraki tur, dışarıda kalmaya devam eden Avustralyalı pilot Hamilton’ı geçip, Alonso’nun peşine takıldı. Son üç tura girildiğinde, ilk virajda yaptığı atak Ricciardo’ya liderliği ve kariyerindeki ikinci zaferi getirdi. Tıpkı Kanada’da olduğu gibi galibiyeti son turlarda yakalamıştı. Alonso’nun Ferrari’si o kadar yavaştı ki, Ricciardo finişe kadar olan üç turda beş saniye fark açacaktı. Hamilton Alonso’yu zorlamayı sürdürdü, ama son turda atak yapmayı bırakarak Rosberg’e karşı savunma yapmak zorunda kaldı. İkinci virajdan üçe geçerken Rosberg’in önünü kesmeyi başardı ve takım arkadaşına geçit vermedi.



Alonso, Ferrari ile harika bir sürüş sayesinde büyük bir başarı yakalayıp ikinci olurken, Hamilton 20 küsur puanla farkın açılmasını beklediği günü Rosberg’in önünde tamamladı. Ancak İngiliz pilot podyumda buruktu; tıpkı Almanya’da olduğu gibi daha iyi bir stratejiyle kazanabileceğini biliyordu. Podyuma çıkan üç pilotun sürüşü de, harikaydı. Rosberg ise Ericsson’un yarattığı güvenlik aracı olmasa rahat kazanabileceği yarışı podyum dışında noktaladı. Massa Williams ile beşinci olurken, Raikkonen sezonun en iyi yarışı ve derecesiyle altıncı sırayı aldı. Vettel, Bottas, Vergne ve Button puan alan diğer isimler oldular.



Macaristan yayınından gerçekten çok keyif aldım. Twitter’da da yazmıştım; özellikle yarışın sonlarına doğru liderlik için yapılan atakları anlatmaya bayılıyorum. Anlatırken kendimi kaybettiğim anları da mazur görün, ama Macaristan’da F1’i neden bu kadar çok sevdiğimiz bir kez daha gömüş olduk. Dört haftalık yaz arasından sonra Spa’da görüşmek üzere…

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport