Beni hatırla
 



Sezonun açılış yarışında, çeşitli sorunlarla sadece 15 otomobil start alırken, Mercedes’in ve Lewis Hamilton’ın büyük üstünlüğü hafta sonuna damgasını vurdu. Hamilton ve Rosberg, ilk iki sırada başladıkları yarışı, adeta gezinerek yine aynı yerde noktaladılar.

Fabrika çalışmaları ve kış testlerinin ardından, Abu Dhabi’den 16 hafta sonra Formula 1, Avustralya’da yeniden hayata döndü ve tarihin 66. sezonu Albert Park’ta başladı. Teste yetişemeyen otomobiller, finansal sorunlar, Alonso’nun kazası ve Mercedes’in üstünlüğünün göze çarptığı kış testlerinin ardından, Melbourne ilk gerçek sınav olarak takımların karşısına çıktı.

Sıralamada Mercedes’in mesajı…

Kış testlerinin en hazır ve hızlı takımı olan Mercedes, Hamilton ile adeta gövde gösterisi yaptı Cumartesi günü. Son dünya şampiyonu, takım arkadaşı Rosberg’e 0.6, Ferrari-Williams pilotlarına 1.4, Red Bull’a ise tam 2.0 saniye fark attı. Hamilton’ın Q3’teki iki turu da pol için yeterliydi.



Oransal olarak Mercedes ile en hızlı ikinci otomobil arasındaki zaman farkı, geçen sene hiç olmadığı kadar fazlaydı. Gümüş Oklar’ı ardında Massa-Vettel-Raikkonen üçlüsü sadece 0.1 sn içinde sıralanırken, Q2’de belinde problem yaşayan Bottas 6. sırada kaldı. Kendi evinde yarışan Red Bull’un lider pilotu Ricciardo, tam 2 saniye geride yedinci olurken, Toro Rosso’nun başarılı çaylağı Carlos Sainz Jr ile Mercedes motoruna kavuşan Lotus pilotları Grosjean ve Maldonado ilk onu tamamladılar.

Sezonun en problemli ve en yavaş takımı McLaren-Honda’da Button ile Alonso’nun yerine yarışan Magnussen, lastik farkı da göz önüne alındığında Mercedes’in neredeyse dört saniye ardında ve son sırada kaldı. Bu arada Mercedes’in üst üte dokuzuncu kez ilk çizgiyi aldığını ve 12. kez polde olduğunu hatırlatalım…

Gridde 15 otomobil…





Marussia’nın küllerinden doğan ve son anda Melbourne’de gelen Manor takımı, ekipmanların açık arttırmada satılması öncesinde tüm bilgisayarlar ve elektronik sistemlerini formatlamıştı. Ancak takım Avustralya’daki bir hafta boyunca Ferrari motorunu çalıştıracak şekilde kurulumu tamamlayamayınca, çaylak pilotlar Stevens ve Merhi, daha Cumartesi günü havlu atmışlardı. Bottas’ın belindeki problemle yarışamamasına, gride çıkarken motor patlatan Magnussen ve vites kutusu arızası yaşayan Kvyat da eklenince, Albert Park’ta sadece 15 otomobil start aldı.



Startta Hamilton-Rosberg-Massa üçlüsü yerlerini korurken, Vettel ile Raikkonen ilk viraja yan yana girdiler. Vettel’in hafifçe dışarı doğru ittiği Raikkonen ideal çizgiye dönmeye çalışırken, önce kendisine arkadan Sainz Jr. çarptı. Saniyeler sonra Sauber’in çaylak pilotu Felipe Nasr ile temas eden Raikkonen’in ön kanadının sağ tarafında ufak, tabanın sounda ise daha büyük bir hasar vardı. Bu arada bu temasla sendeleyen Nasr’ın Sauber’i, Maldonado’ya temas edince Pastor Maldonado sezonun ilk turunda, 2015’in ilk kazasını yaptı ve bir Melbourne klasiği olarak güvenlik aracı devreye girdi. Lotus’tan Grosjean da ilk turun sonuna gücü kesilen Mercedes motoruyla garaja girince, takımın gayet iyi başlayan hafta sonu, bir dakikada son buldu.

Yeni güvenlk aracı Mercedes AMG GT’nin ardındaki üç turun sonunda yarış Hamilton, Rosberg, Massa, Vettel, Sainz, Nasr, Ricciardo, Räikkönen, Verstappen, Hülkenberg sıralaması ile yeniden başladı. Sainz otomobili güvenlik aracı modundan bir türlü çıkaramayınca Nasr ve Ricciardo kendisini çok rahat geçti. İlk gerçek yarış turunun sonunda Rosberg’e 2.6 sn fark atan Hamilton, önde yarışı kontrol etmeye başladı.



Pirelli’nin daha dayanıklı lastikleri ile (burada sert ve orta hamurlar vardı) beklenti tek pit-stop yapılması şeklindeydi. Mercedes’lerin ardındaki Massa’yı takip eden Vettel, düzlükte beyaz otomobilden yavaş kalsa da, tur zamanı olarak daha hızlı olabiliyordu. Dolayısıyla pit zamanında Vettel’i arkada tutmak zor olacaktı. Arkada yarış modunda Renault’dan daha güçlü olan ve geçen seneye göre çok gelişen Ferrari motoruyla Nasr, Ricciardo’yu zorlanmadan ardında tutabiliyordu. Renault motoru Horner’ın yorumuyla Mercedes’in 100 beygir kadar gerisindeyken, motorun sürülebilirliği ile ilgili de ciddi problemleri vardı.

Raikkonen Ricciardo’nun ardında takılıp kalınca, Ferrari 2007’nin şampiyonunu iki pit-stopa çevirdi ve Fin pilot 16. turda pite gelerek yumuşak lastikleri taktı. Sol arkadaki problemle kaybedilen beş saniyenin yanı sıra, poryada da hasar oluşmuştu ve sonradan bu hasar, Raikkonen’in başına çok iş açacaktı.

Ferrari’den sonra pite girerse geçileceklerini bilen Williams kampı, Massa’yı 21. turda pite aldı. Yeni sert lastiklere karşı, aşınmış yumuşak lastiklerle iki tur daha atan Vettel, Massa’nın Ricciardo’nun ardında zaman kaybetmesinden de faydalanarak, pit çıkışında öne geçmeyi başardı. Mercedes’ler 25 ve 26. turda pite geldiler ve önce içeri giren Hamilton, 4.7 saniye farkla liderliğini korudu.

Raikkonen ikinci piti öncesinde Massa ile farkı dokuz saniye kapatmıştı. Arkada ise Nasr, Red Bull’dan daha hızlı olan Sauber’i ile rahatça yerini koruyor, Sainz Jr de Toro Rosso ile Ricciardo’yu beş saniye geriden izliyordu. Renault’nın bağıl anlamda güç ve sürülebilirlik açılarından Abu Dhabi’den de daha geride olduğu açıktı.

Toro Rosso’da çaylaklar Verstappen, pit çıkışında motor sorunuyla kalırken, Sainz pitte kendi kendine güvenlik aracı moduna geçen otomobili ile 20 saniye kaybetti. Batan güneş ve soğuyan pistte sert lastiklerle Hamilton’dan daha hızlı olan Rosberg, arayı 1.5 saniyeye kadar indirse de, Hamilton yarışın başlarında sakladığı benzini harcamaya başladı ve Rosberg’in atağına karşılık verdi. Neticede geçen seneden ortalama iki saniye daha hızlı olan otomobiller, %3 kadar daha fazla benzin harcıyordu.

Raikkonen’in ikinci pitten sonra yeni lastiklerle 18 turda 27 saniye farkı kapatıp Massa’yı yakalayıp yakalayamayacağını göremedik; çünkü Fin pilot ilk pitteki sorunda sonra yerine düzgün takılamayan sol arka lastikle beraber piste yollanınca, aynı tur içinde yarışı bıraktı.



Sonunda Mercedes’ler hiç zorlanmadan, Vettel’in yarım dakika önünde zafere ulaştı. Rosberg, Hamilton’ın bir şampiyon gibi sürdüğünü söyleeycekti yarıştan sonra. Massa dördüncü oldu. Geçen seneyi puansız kapatan ve Van der Garde’nin açtığı dava nedeniyle ilk antrenmanda piste bile çıkamayan Sauber, güncellenen Ferrari motoru sayesinde Nasr ile beşinciliği ve Ericsson ile sekizinciliği aldı. Kendi evinde Hamilton’dan tur yiyen Ricciardo ancak altıncı olabildi. Hulkenberg yedinci, Sainz Jr. dokuzuncu, Perez 10. olarak puan aldılar. Daha önce bu yarışı üç kez kazanan 2009’un şampiyonu Button ise, McLaren-Honda ile yarışı en yakın rakibinden 26, liderden iki tur geride sonuncu sırada bitirdi. Yine de McLaren, tüm kış sezonunun ardından ilk defa bir yarış mesafesini (iki tur eksik de olsa) tamamlamış ve önemli veriler elde etmişti.

Kısacası Melbourne, alıştığımız rutin yarışlarından birisine sahne oldu. Dileyelim Malezya daha heyecanlı geçsin ve güç dengeleri hakkında daha iyi fikir versin.


Tivibu’nun son dakika golü..

Biliyorsunuz, Kasım ayından bu yana yayın hakları ile ilgili (gerçekten) binlerce kez gelen aynı soruya hep sabırla yanıt verdim ve son haftadan önce bu işin belli olmayacağını söyledim. Ama bu sene belirsizlik, yani hiç kimsenin bu yayını almama ihtimali o kadar fazlaydı ki, ilk yayına doğru dürüst de çalışmadım. 

Normalde F1 için Şubat sonu heyecanlanır, Mart ayında son iki hafta deli gibi yayına çalışır, saat sayar, Cumartesi sabahını iple çekerdim... Bu sene çok daha az çalıştım belirsizlikten ötürü. Ancak Tivibu sadece Avustralya yarışını yayınlayacağını duyrudu Cuma akşamı ve üst düzey bir yetkili, gece geç saatlerde de bana ulaşarak yayına çıkmamı rica etti. Ben de bu kadar çok sevdiğim işin, hem yayınların genel durumu, hem de anlatıcı olarak benimle ilgili ortada net bir anlaşma olmasa da, sahipsiz kalmasını istemedim ve gece 03:00’e kadar çalıştıktan sonra, sabah sıralama yayınına çıktım. Pazar günü de, yarışı aynı mantelite ile anlattım.

Kısa sürede ortaya çıkan işten memnunum. Ses seviyesi, logoların yeri vb detaylarda ufak iyileştirmeler yaptık yayınların içinde. Malezya’da bu iş devam ederse, daha fazla ince ayar da yapılır.

Tivibu yetkilileri, siz F1 fanlarından gelen tepkiden ve ilgiden memnun ve yayınları almak istiyorlar. Ancak bu yazıyı yayınladığım an itibariyle, henüz yayın anlaşmasının bittiğine dair bir bilgi bana gelmedi. Bu nedenle farkındaysanız Tivibu da bir açıklama yapmadı henüz. Onun için, hoşunuza gitmeyecek olsa da, işin netleşmesi için bir süre daha beklemek gerekecek. Umarım Malezya GP’si öncesinde bu konu, öyle ya da böyle netleşir.

Ancak şunu da ifade etmeliyim, hafta sonu yaşanan bu karambol içinde sizler tarafından ne kadar sevilip, takdir edildiğimi bir kez daha anladım. Hepinize sevginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. Yazdıklarınız son 10 senede boşa kürek çekmediğimi` hissettirdi bana. Sağ olun ve var olun. 

Anlatım işine devam edersem bu sevgi, beğeni, destek ve takdirinize layık olmak için var gücümle çalışmaya devam edeceğim. Neticece bendeki hastalık da sizlerle aynı ve bu hastalığın tedavisi yok: ‘Formula 1 tutkusu’

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
27.03.2015 17:39:41
Sevgili Serhan Acar, f1 ve yayınlarla ilgili bütün olumsuzluklara rağmen anlatımın keyif, heyecan, bilgi katıyor. Umarım diğer yarışlarda işler biraz daha rayına oturur. Emeğine sağlık ustam...
 
lamp83 s-sport