Beni hatırla
 



Sebastian Vettel’in Ferrari macerası zaferle başladı. Sepang’daki sıcak Pazar gününde, lastiklerini iyi kullanan ve stratejik hamleleri doğru yapan Ferrari ile dört kez dünya şampiyonu pilot, beklenenden de daha önce zaferle tanışmış oldu. Avustralya’da çok üstün olan Mercedes kampı, kırmızı otomobilin kazanmasını engelleyemedi.

Avustralya’nın ardından hem yarışın sıkıcı geçmesi, hem de Mercedes’in açık farkla kazanması; daha başlamadan sezonun tadının kaçtığına dair yorumların yapılmasına neden olmuştu. Aynı geçen sene olduğu gibi. Ama tıpkı 2014 Bahreyn’de olduğu gibi, Malezya’daki bu yarış da, F1 için adeta bir hayat öpücüğü oldu. Yarışın içinde her şey vardı; rekabet, stratejik hamleler, kazalar, temaslar, arızalar, bol bol geçişler ve drama. Kısacası Malezya, Avustralya’dan sonra hepimize iyi geldi...



Sıralamada Mercedes önde, ama…


Cuma antrenmanlarında Ferrari’nin, Mercedes’ten daha uzun süre lastiklerini koruyabildiği ortaya çıkmıştı aslında. Özellikle Raikkonen, üç antrenmanda da Mercedes kullanmayan en hızlı pilot olmayı başardı. Hamilton’ın Cuma gününün yarısını teknik sorunlarla kaybetmesi, takımın kritik olan lastik kullanımı ile ilgili ayarlarda geri kalmasına yol açacaktı.

Q1’de Mercedes pilotları şaşırtıcı şekilde yumuşak lastikle piste çıktığında, Ferrari kurmayları şundan emin oldu: a) Mercedes yarışta 3 pit yapacak ve sert lastiği kullanacaktı b) Ferrari lastik kullanımı avantajını, iki pit-stopla strateji avantajına dönüştürebilecekti.  Alonso’nun geri döndüğü McLaren’in iki otomobilinin de Q1’de elenmesinin ardından, Q2’nin başında gelen yağmur işleri değiştirdi. Trafikte kalan Raikkonen, 11. olarak elendi. Bu Fin pilotun yarıştaki zorluklarının başlangıcı olacaktı.

Neticede 45 dakikalık beklemenin ardından, Q3’teki ikinci hakkında derecesini geliştiremese bile, Hamilton sezonun ikinci polünü almayı başardı. Vettel Ferrari ile az farkla ikinci olurken, onları Rosberg, yağmurda beklenenden iyi giden Red Bull ile Ricciardo ve Kvyat, yağmur altındaki ilk deneyiminde harika bir iş çıkartan 17 yaşında Verstappen, yine yağmurda yavaş kalan Williams ile Massa, Bottas, Ericsson ve pit çıkış cezası alan Grosjean izledi.



Startta sürpriz yok…


Sepang’da asfalt üstü sıcaklığın 60 dereceyi bulması ile hızlı ve uzun virajların birleşimi, lastikler için belki de sezonun en zorlu testi anlamına geliyordu. Startta Rosberg ilk metrelerde Vettel’den daha iyi hızlansa da, Ferrari pilotu ilk virajda Hamilton’ın ardındaki ikinciliğini korudu. Arkalarında Ricciardo, Masa, Kvyat, Hulkenberg, Vertsappen ve Ericsson vardı. Harika start alan Sainz, kendisinden dokuz sıra ileride kalkan takım arkadaşı Verstappen’in ardına gelmişti bile. Bu arada 11. sırada, yani kaosun ortasında start alan Raikkonen, üst üste ikinci yarışta da Sauber’den Nasr’in kurbanı oldu. Brezilyalı pilotun ufak teması, Raikkonen’in son virajda lastiğini patlattı. Fin pilot tabana da hasar veren patlak lastikle, bir tam tur atmak zorunda kaldı ve yaptığı ekstra pit-stopla sonunculuğa düştü…

Üçüncü turda Hulkenberg’e ilk virajın dışında iyimser bir atak yapan Ericsson, spin atıp çakıl havuzuna oturunca güvenlik aracı içeri girdi. Yarışa üç pit niyetiyle çıkan Mercedes, bunu bir fırsat olarak gördü. Hamilton önce herkesi SC zamanı + 10 saniyeye kadar yavaşlattı, sonra son düzlükte hızlanarak pite girdi. Mercedes, çift otomobille pit yapacaktı. Ancak 13 pilot daha pite girdi ve pit yoluna dönerken Kvyat, Ricciardo, Massa üçlüsünü beklemek zorunda kalan Rosberg çok zaman kaybetti. Pite girmeyen Vettel liderliği alırken, aynı şekilde yola devam eden Hulkenberg, Grosjean Sainz ve Perez onu izliyordu. Hamilton altıncı sıraya inmişti.

Mercedes’in hamlesi, inisiyatifi Ferrari’ye verdi…

Bu hamle, Vettel ve Ferrari’ye açık pistte, istedikleri tempoyu tutturma, dolayısıyla yarışı kontrol etme şansını verdi. Hala iki pilotunu eşit şekilde yarıştırmaya çalışan Mercedes, stratejiyi bölmediği için çok şey kaybedecekti. Yarış altıncı turda yeniden başladıktan sonra, Hamilton dört tur içinde Vettel’in ardına geldi. Ama bu sırada Ferrari pilotu 10 sn fark açmıştı bile. Bu fark o kadar kritikti ki (yayında bunu söylemiştim), Vettel’i yarış sonuna kadar korudu. Ve hatta yarış 8.5 sn farkla bitti.

Ferrari, SC içeri girmeden önce de Mercedes ile aynı hızda gidiyordu. Hulkenberg’in başını çektiği grup, eski senelerin Trulli trenine dönünce, arka tarafta çok eğlenceli turlar başladı. Hatta McLaren’den Button ‘Biraz şaşırdım, öndeki otomobilleri yakalayabiliyoruz’ diyecekti. Her iki Red Bull’da da fren sorunu baş göstermişti. Pitte çok zaman kaybeden Rosberg, 14. Turda 3.lüğe çıktığında lider Vettel’in 19 sn gerisindeydi.

İki pit yapacak olan Vettel, 17. turda pite girdi ve kendisine yarışı kazandıracak olan ikinci bölüme yumuşak lastikle başladı. İlk turu Hamilton’dan 2.5 sn daha hızlı olan Alman pilot, 21. Turda Rosberg’i, 24. Turda da Hamilton’ı geçerek yeniden ilk sıraya oturdu. Hemen ardından da Hamilton ikinci kez pite geldi ve yumuşak lastiği taktı. Son şampiyonun, önündeki 15 turda bir pit mesafesi (24 sn) kazanması gerekiyordu Vettel’e karşı. Ancak otomobili istediği dengede olmayan Hamilton, özellikle yavaş virajlardaki önden kayma sorunuyla birkaç tur sonra hızını kaybetmeye başladı. Takım arkadaşından iki tur sonra pite giren ve sert lastiği takan Rosberg’in hızı ve lastik aşınma değerlerine bakıldığında, her iki hamurda da Mercedes’e yarışı kazandıracak bir hızın olmadığı görülecekti.



Ferrari, Williams’tan hızlıydı…


Gerilerde gayet iyi bir yarış çıkartan Raikkonen, üç pit yapan Massa’yı geçerek dördüncülüğe çıkmıştı. Ferrari’nin en iyi iki otomobilden birisi olduğu çok açıktı. Bottas da, yavaş yavaş kendi aralarında harika bir kapışmaya tutuşan Toro Rosso ve fren sorunu yaşayan Red Bull pilotlarını geçerek, altıncılığa kadar çıktı. Toro Rosso’nun iki genç tabancasından Sainz Jr iki, Verstappen üç pitle yarışıyordu. Bu mücadeleden, pit duvarının kalbini durduracak bir atakla Verstappen galip ayrılarak F1 tarihinin puan alan en genç pilotu olacaktı.

Force India’dan Hulkenberg Kvyat’a, Perez de Grosjean’a temas ederek rakiplerine spin attırdıkları için onar saniye ceza aldılar. Üçüncü piti öncesinde Hamilton farkı 10 saniyeye kadar indirse de, lastiklerin düşüm noktasına gelmişti. 37. turda Vettel, ikinci ve son pitinde sert lastiği takarak yarışa Rosberg’in önünde döndü. Bir tur sonra pite giren Hamilton, son bölüm için sert lastiklerin takıldığına şaşırdı. Ancak Mercedes’in kalan turları yumuşak lastikle bitirmesine imkan yoktu. Dolayısıyla Vettel, teorik olarak yarışı kazanmış oldu. Rosberg son pitinde yumuşak lastiği taksa da, Hamilton’a yetişemeden podyumun son basamağına razı oldu.



Sonlara doğru Massa ve Bottas’ın 5.lik mücadelesinden Bottas galip çıktı. Red Bull pilotları ise, yarışı Toro Rosso’ların ardında, liderden bir tur geride, 9. ve 10. sırada noktalayacaktı.

Vettel’in çocukluk hayali gerçek oldu

Kısacası Vettel, Ferrari ile çıktığı sadece ikinci yarışta kazanarak, idolü Schumacher’in adımlarını takip etmeyi sürdürdü ve çocukluk hayalini gerçekleştirdi. Ferrari 2 (İspanya 2013), Vettel 1.5 (Brezilya 2013) senedir zafere hasret kalmıştı. Ferrari’nin Mercedes’i net bir şekilde mağlup etmesi, şampiyonanın tek taraflı gitmesini engelleyebilecek bir gelişme oldu.

Yayına gelince…

Avustralya’dan sonra Tivibuspor’un yayın anlaşması ile ilgili görüşmeler bir türlü sonlanmayınca, bir kez daha Cuma sabahı, benden yayına çıkmamı rica ettiler. Ben de bir gecede hazırlanabildiğim kadar (ki istediğim ve normalde yaptığım çok daha azıyla) yayına çıktım. Üstüne üstlük (hatta inadına) sıralama turları 45 dakika durunca, eski hikayelere ve istatistiklere dalmak zorunda kaldım. Ama yarış gayet keyifli oldu. Avustralya’ya göre, ben de çok daha fazla keyif aldım. Açıkçası, podyumda bize Alman ve İtalyan marşlarını ezberleten Schumacher aklıma gelince gözlerim sulandı. Sanırım, sizler de onu aradınız. Büyük şampiyon Schumi, umarım bir şekilde bu zaferin farkına varmıştır. 

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport