Beni hatırla
 



Avrupa sezonunun açılış yarışı olan İspanya GP’sinde, sezonun ilk dört yarışının aksine Mercedes’te daha üstün olan isim Nico Rosberg’ti. Alman pilot önce Hamilton’ın üst üste dört pollük serisine son verdi, sonra da baştan sona kontrol ederek yarışı kazandı.

Bilindiği gibi Catalunya, takımların sene başından beri yeni güncelleme paketlerini piste sürmek için hedef olarak seçtiği bir yer. Bu açıdan, güç dengelerinin ne şekilde değişeceği gerçekten merak konusuydu.

Sıralama Rosberg’in…

Sıralama turlarında Bahreyn’de yanlış bir yaklaşım izleyen Rosberg, sıralama turlarına damgasını vurdu. Rosberg çeyrek saniyeyle polü alırken, Cuma gününden bu yana istediği ayarları yakalayamayan Hamilton, gridde ikinciliğe razı oldu. Nico’nun attığı iki tur da, polü almak için yeterliydi.

Ferrari, Catalunya’ya en büyük güncelleme paketi ile gelen takımdı. Scuderia aerodinamik anlamda 16 farklı parça ile, SF15-T’nin karoserinin %70’ini değiştirmişti neredeyse. Ancak bu yeniliklerin hepsi bekleneni veremedi ve dengeden memnun olmayan Raikkonen, Cuma akşamı eski paketle yola devam etmeye karar verdi. Sonunda Vettel 0.8 saniye gibi büyük bir farkla üçüncülüğe razı olurken, Alman pilotun yanında Bottas yer aldı. FIA’nın benzin akış debisinin sürekli 90 kg/s ve üzerinde olmasıan dair direktifinin Ferrari’nin (ve aynı motoru kullanan Sauber’in) elini zayıflattığı düşünülüyordu. Scuderia, arayı kapatamadığı gibi, Williams´ın kendisine yaklaşmasına da engel olamadı.



Toro Rosso’nun genç yıldızları Sainz Jr ve Verstappen, harika birer iş çıkartarak beş ve altıncı sırayı aldılar. Özellikle Sainz Jr, McLaren ile hayal kırıklığı yaşayan İspanyol fanların umudu olmuştu. Bir set yumuşak lastiği ısıtıcı battaniye içinde adeta yanan Raikkonen, Q3’e tek setle çıktı ve yedinciliğe razı oldu. Kvyat ile beraber Q3 turlarında hata yapan Massa ve Ricciardo ilk onu tamamladı. McLaren’in iki şampiyonu Alonso ve Button, Q2’ye kalmayı başardı. İngiliz takımı, saf tempoda Force India ve Sauber’i geçmeyi başarmıştı.



Startta Hamilton geride kalıyor…


Yarışın başında ağırlıklı olarak iki pit yapılacağı düşünülüyordu. Orta hamur, sert versiyondan tur başına 0.8 sn daha hızlıydı. Kırmızı ışıklar söndüğünde, kendi deyimiyle senenin en iyi startını alan Rosberg liderliğini rahatça korudu. Buna karşın patinajda kalan Hamilton, Vettel’e geçilmekten kurtulamadı. Harika bir ilk sektör çıkartan Raikkonen ise, iki Toro Rosso’yu biren geçerek beşinciliğe yükseldi. Toro Rosso’lar düzlükte yavaş kalmaya başlayınca, iki genç yıldız ilk turlarda çok kan kaybetti ve geriledi. Çok iyi bir yükselişe geçen Maldonado, Toro Rosso pilotlarını avladıktan sonra Grosjean’a ilk virajda atak yaptı. Hafif temasla beraber Fransız pilot pist dışına taşarken, Maldonado’nun arka kanadının kenar kısmı kırılacaktı.



İlk on turda Rosberg, Vettel ile yedi saniyelik kritik bir fark açtı. Hamilton Vettel’i pist üstünde geçemeyeceğini ve takımın bir taktik geliştirmesi gerektiğini söylüyordu. Mercedes 13. turda Hamilton’ın pitten sonra oturabileceği uygun bir boşluğu bulduğu anda, dünya şampiyonunu pite çağırdı. Ancak sol arkadaki hatalı bijonun değiştirilmesi nedeniyle ekstra zaman kaybedilen pitten ötürü Hamilton, Vettel’in pitinden sonra rakibini geçememiş oldu. Aslında mekaniker uyanık davranıp bijonu değiştirmese, Hamilton, muhtemelen tur içinde çıkan tekerleği ile beraber yarışa veda edecekti.  Vettel’in ardından pite gelen Rosberg, rahatça yerini korudu.



Mercedes’te taktik değişikliği…


Bu evrede Mercedes, Hamilton’ı üç pit taktiğine çevirdi. İkinci bölümün tamamını Hamilton’ın ardında geçirmeye niyetleri yoktu. Bu arada ilk on içinde savaşan Alonso, kendi vizör katmanının fren soğutma borusuna sıkışması nedeniyle aşırı ısınan frenlerinden ötürü pite girerek yarışı bıraktı. Diğer McLaren ile Button, inanılmaz derecede dengesiz otomobiliyle hayatının en korkutucu turlarını atıyordu.

Üç pit yapacağını Ferrari’nin daha geç anlamasını isteyen Mercedes, Hamilton’ın Raikkonen’ina rdına düşmesi pahasına da olsa, pilotunu pite çağırdı. Sert lastikleri takan Hamilton, kendisi için yarışın en kritik olan bölümüne başlamıştı. Vettel ve Ferrari, bir tur sonra pite girip üç pite dönse bile zaten Hamilton’a geçilecekti. Dolayısıyla takım doğru olanı yaptı ve iki pitle yola devam etti.

Kısa süre içinde Raikkonen ve Bottas’ı geçen Hamilton, Vettel’in ikinci ve son pitinden sonra rakibinin 14 sn önündeydi. Sert lastikleri sevmeyen Ferrari, son pitten sonra çok yavaş kaldı. 45. Turda Rosberg, finişten önceki son pitini yaparken, 51. turda pite gelen Hamilton,Vettel’in çok önünde ikinciliği garantilemiş oldu.



Rosberg’in zaferi…

İngiliz pilot kalan 15 turda Rosberg ile olan 20 saniyelik farkı kapatmaya çalıştıysa da, bir süre sonra pes etti. Ve Rosberg, sene başından bu yana çok ihtiyaç duyduğu bir zafere ulaşmış oldu. Vettel, finişe vatandaşının 45 sn ardından üçüncü sırada ulaştı. Son bölümlerde vatandaşı Raikkonen’in baskısına direnen Bottas dördüncü olurken, takım arkadaşı Massa altıncı sırada finiş gördü. Red Bull ile Ricciardo ve Lotus ile Grosjen, yedi ve sekizinci sırayı aldı. Benzin deposunun hafiflemesiyle son turlarda hızlanan Sainz Jr, önce takım aarkadaşı Verstappen’i, sonra da son turda hafif bir temasla Kvyat’ı geçerek kendi evinde ilk puanlarını aldı.



Lig TV sürprizi…

Bildiğiniz üzere sezonun ilk dört yarışını, Formula 1 yayın haklarının sahibi Saran Holding ile kesin bir anlaşmaya varamasa da, TivibuSpor kanalı yayınlamıştı. Kendileri İspanya GP’si haftasının başında, kesin olarak yayınlara devam etmeyeceklerini bana bildirdiler. Bu arada bu belirsiz ortama rağmen ekranlarını açarak en azından ‘Türkiye’de F1 yayınlarının Türkçe ve kesintisiz olarak devam etmesini’ sağladıkları için TivibuSpor yetkililerine teşekkür etmek lazım. Yayın haklarını alabilmek için ne kadar uğraştıklarını ben biliyorum, ama olmadı.

Ertesi gün Lig TV’den sürpriz bir telefon geldi ve bana ‘yayın haklarını almak üzere olduklarını ve benimle görüşmek istediklerini’ söylediler. Yayın sözleşmesinin imzalanmasının ardından, Perşembe günü yapılan sadece bir saatlik bir görüşmeyle beraber Lig TV ile anlaştım ve Cumartesi günü ilk yayına çıktım.

Böylece sene başından beri devam eden belirsizlik son bulmuş oldu. Yayınların şifreli platformda yayınlanması meselesine hiç girmek istemiyorum; D Smart yayınları aldığında bu konuyu sayfalarca yazarak bakış açımı anlatmaya çalışmış, ancak bazı insanlar için bunu başaramamıştım. Dolayısıyla yeniden aynı mevzulara değinmek istemiyorum. İsteyenler eski yazılarımı bulup okuyabilir.

İşte bu şekilde geçti İspanya GP’si. Bakalım Monako’da neler göreceğiz?


Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport