Beni hatırla
 




Lewis Hamilton, yedi sene sonra Monako’yu ikinci kez kazanmak için gereken her şeyi yaptı, polden başladı, yarışı açık farkla son 15 tura kadar önde götürdü, ama stratejik anlamda yapılan hatayla zafer takım arkadaşı Nico Rosberg’e gitti… Bir anlamda yanlış stratejinin, bir pilota neler kaybettirebileceğinin çok canlı bir örneğini izlemiş olduk.

Monako’da geleneksel olarak Perşembe günü yapılan antrenmanlardan itibaren Hamilton, hafta sonuna harika bir başlangıç yaptı. Bu arada ilk antrenmanda, hayatında ilk defa piste çıktığı bir seansta ikinci sırada bitiren Max Verstappen, tüm dikkatleri üstüne topladı.

Monako için Pirelli’nin getirdiği süper yumuşak ve yumuşak lastiklerin ikisi de, aslında fazla sert kalmıştı. Öyle ki yumuşak hamurla tüm yarışı koşmak mümkündü. Pilotların özellikle sıralama turlarında, süper yumuşak lastiği iki, yumuşak lastiği ise beş turda ancak ısıtabildiklerini gördük. Bu durum, doğal olarak sıralama turlarında trafiğin yoğun olmasına neden oldu.



Sıralamada Hamilton zirvede...


Tabi en fazla yere basma gücünü (downforce) üreten Mercedes, lastiklerini de en çabuk ısıtan takım oldu. Q1 ve Q2’de istediği ritmi bir türlü tutturamayan Hamilton, sakinliğini koruyarak Q3’te polü kazandı. İngiliz pilot, iki turunda da polü alabilirdi.

Buna karşın Q1 ve Q2’de gayet iyi gözüken Rosberg, Q3’te yaptığı hatalarla Monako’da çok kritik olan pol pozisyonunu rakibine kaptırdı. Havanın beklenenden serin olması ile Vettel, 0.8 saniye gibi büyük bir farkla üçüncü sırada kaldı. Düzlüklerin azlığı ile Renault motorunun dezavantajı azalan Red Bull ile Ricciardo (yanlış motor haritasını seçip 0.2 sn kaybetmiş olsa bile) dördüncü, Kvyat ise beşinci oldu.

Cumartesi günü yine hayal kırıklığı yaratan Raikkonen altıncı, Force India ile Q3’te attığı tek turda harikalar yaratan Perez yedinci, soğuk havada antrenmanlara oranla yavaş kalan Toro Rosso ile Sainz Jr sekizinci, Verstappen onuncu oldu. Şaşırtıcı şekilde kaza yapmanın en kolay olduğu pistte genelde gayet hızlı olan Maldonado ise, iki STR’nin arasında kendisine yer buldu. Lastikleri hiçbir şekilde kullanamayan Williams pilotları ile Rosberg’in sarı bayrağı nedeniyle Q3’e kalamayan Button ve otomobili elektronik sorunuyla düzlüğün ortasında stop eden Alonso, hayal kırıklığı yaşayan isimlerdi.

Start saatinde havanın beklenenden sıcak olması, erken pite girecek pilotların lastik ısıtamama nedeniyle sıra kazanamaması ihtimalini ortadan kaldırmıştı. Bu özellikle yapılacak tek pit-stopun zamanını belirleme açısından çok kritikti.



Startta sürpriz yok...

Monako’da galibiyetin birinci şartı pole pozisyonu ise, ikinci şartı startta bu yeri korumaktır. Hamilton da startta yerini rahatça koruyacak bir çıkış yaptı. Rosberg ise kendisinden daha iyi kalkan Vettel’in zorlamasına rağmen, ikinciliği korudu. İyi kalkan Kvyat, Ricciardo’nun önüne geçmeyi başarırken, geride Raikkonen, Perez, Maldonado ve Verstappen vardı. Aslında ilk ondaki tek değişiklik Kvyat’ın bir sıra yukarı çıkmasıydı. İlk turda Hulkenberg’e temas eden Alonso, rakibinin ön kanadının kırılmasına neden olunca komiserlerden 5 saniye ceza aldı. Yarışın sonlarında, aynı yerde benzer bir teması Raikkonen’e yapan Ricciardo ise (muhtemelen Raikkonen’in hasar görmemesi nedeniyle) ceza almayacaktı.

Sezonun en iyi geçiş yapan pilotlarından Verstappen, dördüncü turda Ste Devote’a girilirken frne sorunu yaşayan Maldonado’yu geçti. Zaten Lotus pilotu, birkaç tur sonra hidroliği boşalan fren sistemiyle yarışa veda edecekti.

Hamilton onuncu tura kadar 10 saniye fark açtıktan sonra, Mercedes’in aşil tendonu haline gelen frenlerin ısısını istenen seviyede tutmak için daha az fren yapmaya (yani daha erken ayağını gazdan çekip daha yavaş gitmeye) başladı. 10 tur boyunca bu tempoda giden Hamilton, 20. turdan itibaren yeniden tempoyu arttırabileceğine dair mesajı aldı. Bu sırada Vettel, Rosberg’i iki saniye kadar geriden takip ediyordu. Aslında Sainz Jr’ın sonradan göstereceği gibi, sert lastikle 65 tur gitmek mümkündü. Grosjean’ın Nasr’ı geçebilmek için 17. turda pite gelmesi, yarışın kaderini değiştiren hamlelerden birisi olacaktı.



Hamilton’a pit öncesinde (farkı dört saniyeye çıkardıktan sonra) yine frenlerle ilgili uyarı geldi. Aslında İngiliz pilotun uçup gitmesini engelleyen tek şey, frenleriydi. 30. turda Mercedes, hala lider Hamilton’ın pit çıkışında rahat olabileceği bir boşluğu bulamamıştı. Verstappen’in 29. turdaki pitinde, diş atmış olan bijonun değiştirilmesi sırasında 20 sn zaman kaybetti. Bu bijon da, Monako GP’sinin kazananını değiştirecek olayı başlatacaktı.

Pitler yaklaşırken öndeki üçlü trafikle karşılaşınca, Hamilton farkı sekiz saniyeye kadar çıkardı. Ferrari Vettel’i 36. turda pite çağırdı; ama trafik sırasında ara açıldığı için bir tur sonra pite giren Rosberg’i geçemedi. Hamilton da takip eden turda pite girip liderliğini korudu. Bu ara Ricciardo’dan bir tur evvel pite giren Raikkonen, rakibin geçmiş oldu.

41. turda sensör sorunuyla vites kutusu arızalanan Alonso yarışı bıraktı. Yarışın kaderi ise 64. turda değişti. Agresif Verstappen, aşınmış lastikleri ile çok yavaş kalan Grosjean’ı start düzlüğü sonunda geçmeye kalktı. Ancak DRS ile beraber aşırız hızlanan otomobiliyle fren noktasını ve çizgisini ayarlayamayan Hollandalı pilot, büyük bir hızla Grosjean’ın üzerinden uçarak bariyerlere girdi. Sarsılan Verstappen ilk antrenmanda dikkatleri üstüne çekeren başladığı Monako hafta sonunu, yine tüm gözler üstünde bir şekilde noktaladı.

Yarışın kaderi değişiyor...


Yarış Kontrol, önce otomobilleri sadece ilk virajda yavaşlatan Sanal Güvenlik Aracı (VSC) uygulamasını, bu sene ilk kez devreye soktu. Ancak Verstappen, büyük bir süratle kaza yaptığı için kaza uyarı sistemi, yarış kontrolü uyarmıştı ve tıbbi aracın acil bir müdahale yapması gerekebilirdi. Bu nedenle Charlie Whiting, bir Monako klasiği olarak, güvenlik aracını piste soktu.

Ve bir tur içinde Mercedes, muhtemelen Abu Dhabi 2010’daki Alonso’nun pitinden bu yana gördüğümüz en büyük taktik hatayı yaparak Hamilton’ı pite aldı. Peki ama Hamilton’a yarışı kaybettiren bu hata nasıl yapıldı?

Öncelikle Hamilton’ın GPS’i yarışın başlarında devre dışı kalmıştı. Yani Mercedes pit duvarı, pilotunun pist üstünde bulunduğu pozisyonu anlık ve metre metre olarak görmek yerine, dijital panellerin bulunduğu 19 noktadan geçerken görebiliyordu. Hamilton Casino virajının çıkışındaki sektör geçiş noktasından geçtiğinde, Rosberg ile arasında 26 sn vardı. Başka bir deyişle, normal bir pit yapıp lider olabilecek kadar farkla öndeydi.

Bu sırada takımla konuşan Hamilton, sert lastiklerin yarış yeniden başladığında zor ısınacağından endişe ettiğini belirtti. Ayrıca bir dev ekranda ‘olası bir pit-stop için’ pit yoluna çıkmış olan Mercedes mekaniklerini görünce, Rosberg’in pite girdiğini varsaydı. Elbette Vettel de onu izlemiş olmalıydı. Rakiplerinin yeni süper yumuşak lastiklerine karşı, aşınmış sert lastiklerle yarışa yeniden başlamak Hamilton’a yarışı kaybettirebilirdi.

Aslında Hamilton ve Mercedes bir hayaleti kovalıyordu adeta. Pite girmeleri halinde Kvyat’ın arkasına takılacağını gören Vettel ve Ferrari, lastik değiştirmeyi aklından bile geçirmemişti. Ayrıca Monako’da, lastikleriniz ne kadar yeni olursa olsun, geçiş yapmak zaten neredeyse imkansızdı.

Takımla Hamilton konuşmaya devam ederlerken, şampiyon pilot Mirabeau virajında Güvenlik Aracı’nın ardına geldi. Bu noktadan sonra pit yoluna gelene kadar, arkadan daha hızlı gelen Rosberg ve Vettel’e 11 saniye kaybedecekti.

Monako’da yarış temposunda bir pit yapmak için 24 saniyeye, SC ardında pit yapmak için ise 17 saniyelik bir farka ihtiyaç vardı. Neticede pilotunu, olduğundan çok daha ileride (15 sn gerçek fark yerine 26 sn ileride) sanan Mercedes ile Hamilton ortak kararla, pit girişine 50 metre kala lastik değiştirmeye karar verdi. Aslında Mercedes ve Hamilton´ın bu karara varmadan evvel, F1 standartlarına göre uzun sayılabilecek ölçüde, neredeyse 30 sn süresi vardı.

Süper yumuşak takılan pit stop da, ilk pitten 1.4 sn daha yavaş kalınca, Hamilton pit çıkışında sadece Rosberg’in değil, burun farkıyla Vettel’in de gerisinde kaldı. Hem Rosberg, hem de Vettel duruma inanamamıştı. Pit çıkışındaki ikinci güvenlik aracı çizgisinde burun farkıyla önde olan Vettel, artık ikinciydi. Hamilton, yarışı kaybettiğini biliyordu. Daha önceki senelerde defalarca gördüğümüz gibi, 50 tur daha eski olan bir lastikle bile, öndeki pilot yerini koruyabiliyordu.



Hamilton´ın hayal kırıklığı ve Rosberg´in zaferi...


Yarış 70. Turda yeniden başladı ve gerçekten de aşınmış sert lastikleri ısıtmak zor oldu. Ama Rosberg ideal ısıya, Vettel’den çok daha çabuk ulaşınca arayı açarak, takım arkadaşının kendisine hediye ettiği Monako zaferini, elde etmiş oldu. Monako’da yaşayan rosberg, kendi evinde üst üste üçüncü kez kazanıyordu. Vettel yarışı ikinci bitirirken, yıkılan Hamilton üçüncü sırada finişe ulaştı. Bir ara tıptı 1988’de Senna’nın yaptığı gibi pite dönmeden, Portier virajından yürüyerek 10 dakika mesafedeki evine gitmeyi bile düşündü galiba.



Son sekiz turda yeni lastikli Ricciardo’nun Hamilton’ı zorlayabileceğini düşünen Red Bull, takım emriyle Avustralyalı pilotu Kvyat’ın önüne geçirdi. Ancak bunu başaramayan Ricciardo, son turda ödünç aldığı dördüncülüğü Kvyat’a geri verince, Rus pilot kariyerinin en iyi derecesini yakalamış oldu. Bu arada geçiş yaparken Raikkonen’e temas eden Ricciardo, Alonso’nun aksine herhangi bir ceza almadı. Raikkonen’in altıncı, etileyici bir sürüşle Perez’in yedinci olduğu yarışta; Button sekizincilik ile McLaren-Honda ortaklığının ilk puanlarını aldı. Çaylak pilotlar Nasr dokuzuncu yarışa pitten başlayan Sainz ise onuncu olarak, büyük başarı elde ettiler.



Mercedes dünya şampiyonasını Rosberg’in lehine 17 puan değiştiren büyük bir hata yapmıştı. Hamilton, yarış sonu röportajlarında konuyu son derece olgun bir şekilde ele aldı. Dört beş sene önce aynı olayı yaşasa, çok daha büyük bir patlama yapabilirdi. Ama şampiyon pilot, son iki yılda ne kadar olgunlaştığını bir kez daha göstermiş oldu. Öte yandan yarışın Hamilton’ın hakkı olduğunu söyleyen Rosberg de, sempati topladı.


Neticede, nispeten sıkıcı geçen Monako, saniyeler içinde alınan bir kararla, bambaşka bir tabloyla bitmiş oldu. Ben de yarışın rutine bağlandığı dönemlerde, sıkılmamanız için elimden geleni yaptım. Sırada, her zaman eğlenceli yarışlara sahne olan Kanada var. Bakalım neler göreceğiz?

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
4.06.2015 09:08:32
Eline emeğine sağlık üstad. Güzel bir yazı olmuş. Monako herzaman yarış esnasında ne olacağı bilinmeyen bir yarış. Tam zevksiz giderken ortalık bir anda şenleniverir. Bu yarışta öyle bir yarış oldu. Bakalım Kanada`da ne olacak. 2011`deki gibi saatler sürmez umarım. Çünki ertesi gün mesaiye geç kalıyoruz. :) :)
 
lamp83 s-sport