Beni hatırla
 



Takımın strateji hatasıyla Monako’da önemli puanlar kaybeden Hamilton, baştan sonra önde götürdüğü Kanada GP’sinde bu sezonki dördüncü zaferini elde etti. Beklentilerin aksine sıradan bir yarışa sahne olan Gilles Villeneuve pistindeki yarışta, F1’de seyir zevkini düşüren tüm faktörler adeta bir araya geldi.

Uzun düzlükleri, düzlük sonunda atak yapılabilecek şikan ve yavaş virajları, piste yakın olan duvarları ile her zaman eğlenceli yarışların izlendiği Montreal’de, hafta sonu boyunca en çok ‘benzin tasarrufu ve fren ısısı’ sözlerini duyduk telsizden.

Sıralama turlarında hayal kırıklığı Ferrari´de...

Antrenmanlar Hamilton için sorunlu geçse de (Cuma günü kırılan ön kanat ve Cumartesi antrenmandaki sonunculuk) İngiliz pilot Q3’teki ilk turu ile, Rosberg’in önünde polün sahibi oldu.



Ferrari önemli bir motor güncellemesi ile Kanada’ya gelmişti ve çok umutluydu. Ancak Vettel, ERS sistemindeki sorunla güç kaybeden motoru nedeniyle, ilk bölümün sonunda elendi.  Tıpkı turbo problemine yenilen Williams’an Felipe Massa gibi. Tabi bu kadar hızlı iki pilot ve otomobilin geri düşmesi, yarışa heyecan katacak bir noktaydı. Neticede Vettel’in yokluğunda Raikkonen, Ferrari’deki ikinci baharında, 2013 Kore’den sonraki en iyi grid pozisyonunu elde etti. Kimi’yi vatandaşı Bottas, çok iyi bir Cumartesi gününü geride bırakan Lotus pilotları Grosjean ve Maldonado ile, aralarında Red Bull’dan Kvyat ile Raikkonen bulunan Hulkenberg (7.) ve Perez (10.) izlediler. Honda’nın motor geliştirme hakkını kullandığı yarışta Button, ERS sorunuyla Bahreyn’den sonra ikinci kez sıralama turuna katılamamış oldu.

Yarışın rutin geçmesine neden olan faktörler...

Kanada 100 kg maksimum benzin limiti ile bile, tüketim açısından takımları zorlayacak bir pistti. Özellikle sık sık görmeye alıştığımız Güvenlik Aracı beklentisiyle, biraz daha düşük depoyla yarışa başlayan pilotların, devamlı pit tarafından uyarıldığını duyacaktık yarış boyunca. Takımlar daha çok tek pite yönelince, bu kez lastik koruma faktörü de devreye girdi. Frenleri korumak, zaten büyük bir önem taşıyordu.

Bu faktörler, bir araya gelerek adeta bir sarmal oluşturdu ve devamlı tüketime dikkat etmesi gereken, fren noktasından önce ayağını gazdan çeken, tempoyu lastikleri yemeyecek kdar düşük tutan pilotları ve bu konulara dair uyarıları dinledik. Aslında bu faktörle F1 tarihi boyunca her zaman dikkat edilen faktörler. Ama telsizden aynı konuları bu kadar çok sık duymak ‘sanki pilotlar her şeyi kollamak için yeteri kadar hızlı gitmiyor’ gibi bir algının oluşmasına neden oluyor.



Startta sürpriz yok..


Pirelli’nin buraya getirdiği süper yumuşak ve yumuşak hamurlar arasından, sadece Vettel, Massa, Alonso ve Button daha sert olanı tercih etmişti start anında. Start ve ilk tur sakin geçti. İlk onda sıra kazanabilen tek isim, Maldonado’yu geçen Hulkenberg oldu.

İlk turlarda Alonso, düzlükte rakiplerinden neredeyse 20 km/s yavaş kalan McLaren’i ile sürekli geriye düşerken, Massa ve Vettel ilk 10’un sınırlarına kadar çıktılar. Massa’nın ardında kalan ve rakibini geçemeyen Vettel, yedinci turda ite girerek, iki pit-stop taktiğine döndü.  11. turun sonunda Hamilton, Rosberg ile aradaki farkı 3 saniye civarında kontrol ediyordu. Massa ile Ericsson’un tekerlek tekerleğe mücadelesi gerçekten keyif verdi. Massa, takımın da tahmin ettiği gibi ilk pit zaman gelmeden evvel, sekizinci sıraya kadar çıkmıştı.



Wiliams´tan iyi reaksiyon...

26. turda Rosberg’in 10 sn kadar gerisinde olan Raikkonen, pite girdi. Fin pilot, pitten çıkış turunda, U virajın hemen ardından (tıpkı 2014’te olduğu gibi) spin attı. Normalde iki pit yapmayı düşünen Williams, 30 sn içinde reaksiyon vererek Bottas’ı tek pite döndürdü. Fin pilot, böylece Raikkonen’in önüne geçti ve üçüncülüğün anahtarını yakaladı. Önde Hamilton 29, Rosberg 30. turda yarıştak tek pitlerini yaptılar.

Lider Hamilton benzin tüketimini, arkada rakibinin hava koridorunda gittiği için daha az benzin harcayan Rosberg ise (buna karşın sıcak hava yediği için) fren ısısını kontrol etmeye çalışıyordu. Yarışın ortasında, ilk iki sırayı alacağı gözüken Mercedes, buna karşın pilotlarına otomobilleri kollamaları ve yerlerini korumalarına dair bir talimat vermedi. Dolayısıyla belli periyotlarla benzin tüketimi ve fren ısısını kontrol etmeye çalışan bu iki pilot, kalan bölümlerde birbirlerini zorlamaya devam etti.



Yükselen Massa 33. turda yarıştaki tek pitini yaptı. İki tur sonra da Vettel, ikinci lastik değişimi için pite geldi. Bottas’ı geçemeyeceğini anlayan Raikkonen, yarış sonunda taze lastiklerle saldırmak için 20 tur kala pite gelerek süper yumuşak lastikleri taktı. Lotus pilotları o kadar gerideydi ki, Kimi dördüncü olrak piste geri dönse de, yeni lastiklerle arayı kapatamadı.

Vettel yükseliyor...

43. turda Vettel, Hulkenberg’i son şikanda geçmeye çalışırken, Force India pilotu spin attı; Vettel ise kerbden zıplamak durumunda kaldı. Yarışı beşinci sırada gayet güzel götüren Grosjean, 49. turda tur bindirdiği Will Stevens’e temas ederek, hem kemdi lastiğini patlattı, hem de Stevens’in ön kanadını kırdı. Fransız pilot, bu nedenle beş saniye zaman cezası aldı ve onuncu sıraya düştü.


Vettel 55. turda Maldonado’yu da geçerek beşinciliğe çıktı. Alman pilot, bundan daha fazlasını yapamayacaktı.  Massa da son 10 tura girilirken Lotus’u avlayarak altıncılığı yakaladı.



Önde Hamilton, farkı açamasa da büyük bir tehdit yemediği yarışı kazanarak Kanada’daki ve bu seneki dördüncü zaferini elde etti ve Rosberg ile yedi puan fark açtı. Bottas, Williams’a sezonun ilk puanını getirirken, onu Raikkonen, Vettel, Massa ve Maldonado izledi. Hulkenberg, Red Bull ile iyi bir iş çıkartan Kvyat ve Grosjean günün son puanlarının sahibi oldular.

Yayınlar açısından herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Ama daha heyecanlı geçmesini beklediğim Kanada yarışı, bende de (muhtemelen sizler gibi) hayal kırıklığı yarattı. Öte yandan yarışın, tıpkı 2011´de olduğu gibi seçim akşamına gelmesi de ilginçti. Ancak 2011´in aksine, bu kez seçim sonuçları, yarıştan daha heyecanlı oldu.

Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport