Beni hatırla
 



Hamilton, belki umduğundan daha fazla uğraştı; ama sonunda Silverstone’daki üçüncü zaferine ulaştı. Hızlı start alan Williams’lar, çok bastıran takım arkadaşı Rosberg ve yağmur bile Mercedes pilotunu durdurmaya yetmedi.

Cuma gününden itibaren antrenmanlarda, otomobilinden biraz daha memnun ve rahat olan isim Rosberg’ti. Ama Q3’ün ilk turunda Hamilton, Alman pilotu 0.1 sn ile geçmeyi başardı. İkinci haklarda pistin yol tutuşu düşünce, Hamilton dokuz yarıştak sekizinci pol pozisyonunu aldı. İki Mercedes’in ardından, Avusturya’daki güncellemeden sonra hız anlamında ilk kez Ferrari’yi geçebilen Williams’tan Massa ve Bottas vardı. Yeni ön kanat, revize edilen taban ve fren soğutma sistemiyle buraya gelen Ferrari’de, Raikkonen 5., Vettel 6. sırayı aldı.

Komiserler kurulunun tam dokuz zaman turunu ‘pist limitlerinin aşılması’ gerekçesiyle sildiği sıralam turlarında, ilk onu Kvyat, Sainz Hulkenberg ve Ricciardo tamamladı. Özellikle yeni ön kanadı ile beraber Red Bull’un hızlı virajlarda çok iyi olduğu, pek çokları tarafından sezonun en iyi üçüncü otomobili olarak gösterilen Toro Rosso’nun ise, sıralama turlarında hayal kırıklığı yaşadığını söyleyebiliriz.



Startta büyük sürpriz...

Yağmur beklentisi altında başlayan yarışın startında, Massa ve Bottas Mercedes’lere göre çok daha iyi kalktı. Massa ilk viraja lider girdi, Bottas ise ilk sektörü Hamilton ile çekişerek geçirdi ancak sonunda ikincilik Hamilton’da kaldı. Arkada Hulkenberg, harika bir startla beşinciliğe çıkmıştı. Öte yandan Ricciardo’nun geç frenajı ve Grosjean’a temasıyla başlayan karambolde, iki Lotus pilotu ve iki McLaren pilotu, birbirlerine çarptılar. Grosjean, Maldonado ve Button ilk şikanda kalırken, Alonso yeni bir ön kanat için pitin yolunu tuttu; güvenlik aracı altında.

Üçüncü turun sonunda SC çekildiğinde, Hamilton biraz aceleci bir atak yaptı, ama Massa’yı geçmeye çalışırken Bottas’a da geçilince; Williams kendi evinde ilk iki sıraya yükseldi. Verstapen, çakıl havuzuna oturan Toro Rosso’su ile çok şey vaat eden hafta sonunu kötü noktalamış oldu.



Williams´ın taktik hataları...

İlk turlarda Bottas, Massa’dan daha hızlı gidebileceğini gördü. Ancak Williams, net şekilde ‘yer değiştirin’ diye bir talimat vermedi pilotlarına. Ancak Bottas’a ‘yapabilirse’ geçiş yapması için izin çıktı.

Bottas 10. turda tek bir denem yaptı Hangar düzlüğünde. Ancak o deneme öncesinde de telsizden teyit almaya çalışırken, fırsatı kaçırdı. Gerçekten de Bottas, Massa’dan daha hızlı gözüküyordu. Williams, bir kez daha taktik anlamında çekingen kalmanın bedelini sonradan ödeyecekti.



Mercedes 14. turda, adeta basketboldaki gibi bir feyk attı Williams’ı pite almak için, ama Williams kampı bu yemi yutmadı. Normalde gidişat tek pit-stopu gösteriyordu. Ancak Raikkonen ve Vettel, maksimum sürati çok yüksek olan Hulkenberg’in peşine takılıp kalmışlardı. Dolayısıyla Ferrari 13 ve 14. turlarda pilotlarını pite alarak, iki pit taktiğine döndü.



Mercedes zarı atıyor...

Hamilton, Bottas’ın ardında olsa da, yapacağı pitle (Massa Bottas’tan önce içeri alınacağı için) onu zaten geçecekti. Mesele iyi bir pite giriş ve çıkış turu atarak, Massa’yı geçebilmekti. Ayrıca 19 sn gerideki Perez’in ardına düşmemek lazımdı. Hamilton piste çıkarken, Perez’in ucu ucuna önünde kaldı ve attığı gerçekten harika tur ile Williams’tan Massa’nın yavaş piti birleşince; İngiliz pilot teorik olarak tek bir hamleyle iki Williams’ı birden geçmiş oldu.

Massa ile Rosberg, aynı turda pite daldılar. Neredeyse yan yana yarışa dönseler de, Massa öndeki yerini korudu. Tabi Rosberg, pitten sonra Massa’nın ardında kalınca Hamilton’ın aksine Mercedes’in tüm hızını kullanamadı. İki takım arkadaşının piste dönüş turları arasında 1.7 sn vardı. Bu nedenle Bottas, pitin sonunda, kıl payı farkla Rosberg’in önünde kalmayı başardı. Mercedes, birkaç tur sonra Rosberg’i erken pite alıp, önünü açmaya karar vermişti bile.



Yağmur geliyor...

35. turda Sainz’in kalan Toro Rosso’sunu çekmek için başlayan sanal güvenlik aracı periyodu esnasında, pistin eski start düzlüğü ve ilk virajı civarında yağmur başladı. Diğer noktalar ise kuruydu. Yağmura göre doğru kararı vermek için biraz da içgüdülere ihtiyaç vardı.

Yağmur lastiği için pite koşan ilk isimler Raikkonen, Alonso, Ericsson ve Marussi pilotları oldu. Ama Woodcote ve Copse virajları dışında pist kuru kalınca, takılan yağmur lastikleri çabucak eridi. Rosberg, ıslanan pistte, bu zemini zaten sevmeyen Williams pilotlarını iki tur içinde rahatça geçti ve Hamilton ile arayı kapamaya başladı.

Alman pilot, Hamilton’dan tur başına iki saniye daha hızlıydı. 42. turda fark üç saniyenn altına inmişti. Bir tur sonra geçileceğini anlayan Hamilton, Hangar düzlüğündeki kara bulutlar da görünce pite girip yağmur lastiğini taktı. O an için bu, erken bir karar gibi gözükse de, tam da aynı turda tüm pist üstünde yağmur bastırdı.



Hamilton doğru kararla kazandı...

Aynı turda Hamilton’ı sadece Vettel takip edip pite girmiş ve yağmur lastiğini takmıştı. Lewis yarıştan sonra ‘Belki de kariyerimde ilk defa yağmur lastiği için tam anlamıyla doğru karar verdim’ diyecekti. Aslında Williams pilotları da, pite girmeyerek bir kez daha kaybetmiş oldular. Rosberg, Massa ve Bottas bir tur sonra pite geldiler; ama artık çok geçti. Hamilton dokuz saniye farkla öndeydi ve fırsatçı Vettel, beyaz otomobillerden üçüncülüğü çalmıştı.

Böylece Hamilton, zorlandığı yarışı doğru kararı sayesinde kazanmış oldu. Williams en azından iki otomobille podyum yakalayabileceği, belki de kazanabileceği bir yarışı podyum dışında bitirdi. Kvyat, yağmurun bastırdığı turda spin atmasa üçüncü olabilirdi, ama finişe altıncı sırada geldi. Hulkenberg, Raikkonen ve Perez onları izlerken, onuncu olan Alonso bu sezon ilk kez puanla tanışmış oldu.



Kısacası Britanya GP’si keyifli bir yarışa sahne oldu. F1’in durağan geçen 2015 sezonunun böyle bir yarışa, kesinlikle ihtiyacı vardı. Ben de yarışı anlatırken, çok eğlendiğimi söyleyebilirim. Darısı Macaristan’ın başına…


Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport