Beni hatırla
 
Zaman ne kadar çabuk geçiyor öyle değil mi? Biz Formula 1 tutkunları, saniyenin binde dilimlerini konuşmaya, yarım saniye kötü tur atan bir pilotu ‘yavaş’ ilan etmeye alışkınız aslında. Buna rağmen, bir an dönüp baktığımızda, gerçek hayattaki zamanın da, Formula 1 hızında akıp gittiğini görüyoruz.

Türkiye GP’sinin kağıt üstündeki ilk çalışmaları, hükümetin ikna edilmesi, pistin inşaatının başlaması, ilk planlar, eğitim çalışmaları, ilk Grand Prix’deki bilinmeyenin yarattığı heyecan. Hepsi hala aklımda, ama biz bu ay tam dördüncü F1 yarışımızı organize edeceğiz. Yine TOSFED olarak, Türkiye adına, yaklaşık 800 kişiden oluşan bir takımla birlikte en iyisini yapmaya çalışacağız. Senenin en gerilimli, en zor geçen 1.5 saatinden alnımızın akıyla çıkmak için çabalayacağız.

Tabii yarışın Ağustos’tan Mayıs’a alınmasıyla beraber, F1 bize daha da çabuk geldi bu sene. Umarım, seyirci sayısında beklenen artış yaşanır bu değişiklikle beraber. 2007’nin yayınında, çoğu yerde, arka planda göze çarpan boş tribünler gerçekten moral bozmuştu.

Bizim yarışımız için, F1 seyircilerine göre tamamen farklı şeyler düşünüyorum. Geçen sene Türkiye GP’sinin, senenin en olaysız, en sakin (buna bağlı olarak da en sıkıcı) yarışı olması için dua etmiş ve istediğime kavuşmuştum. Tabii ki ekran başındaki milyonlar veya piste gelen on binler, mutlaka aksiyon, geçiş ve mümkünse birkaç tane ufak kaza görmek istiyorlar. Ama GP’de çalışanlar için durum farklı. Gerçi kendi bölgesinde bir olay yaşanması için dua eden müdahale görevlisi arkadaşlarımız da var, ama ben bunun tam tersini istiyorum her zaman. Kazalar, olaya heyecan katıp bazı bilinmeyenleri ortaya çıkarsa da; müdahaleler esnasında zaman zaman riskli durumlar yaşanabiliyor. Bu nedenle, affınıza sığınarak kazasız bir yarış geçirmeyi diliyorum. Bu söylediğim çok bencilce olacak ama, Monako’dan sonra, hiç kimseye bir şey olmaması kaydıyla, her türlü olay ve kaza yaşanabilir, hiç sorun değil!

Bu arada bu köşeyi yazmaya başladığımdan bu yana da, koca bir yıl geçmiş. F1 Racing’de yazdığım ilk köşe yazısı için ne kadar uğraştığımı da gayet iyi hatırlıyorum. Dönüp geçen sene bu zamanlar Formula 1 dünyası ne durumdaymış diye düşündüm. İlk üç yarışın sonunda Alonso, Hamilton ve Raikkonen aynı puandalar. Hamilton, üst üste gelen podyumlarla insanları şaşırtıyor. Takım arkadaşı Alonso ile arası henüz bozulmamış. BMW-Sauber, üçüncü takım olacağının sinyallerini vermeye başlamış. Şampiyon Renault takımı, neyin yanlış olduğunu anlayama çalışıyor. Müşteri tipi otomobillerle ilgili tartışmalar alevleniyor. Bütün sezonun en çok konuşulan konusu olan casusluk skandalından, henüz haberimiz yok. 2008 yarışlarında göremediğimiz Ralf Schumacher, Wurz, Albers, Liuzzi, Speed, Midland gibi isimler pistteler.

Mayıs ayı gelince, aklıma hep 1 Mayıs 1994 geliyor. Efsanevi Ayrton Senna’yı kaybettiğimiz gün. Tam 14 yıl oldu aslında; ama bana göre, gelmiş geçmiş en büyük pilot olan Senna’yı neredeyse her gün bir şekilde anıyorum hala. Bazen bir fotoya, bazen eski bir dergiye, çoğu zamanda model otomobillerime bakarak. Onun saf hızını, spora olan tutkusunu, bazen acımasız gözükmesine neden olan kararlılığını, sıralama turlarındaki inanılmaz hızını, yağmurdaki benzersiz performansını hala çok takdir ediyorum. Belki de şu anki işimi yapmama sebep olan, bu büyük üstadı hep saygıyla anıyorum. Hatta mezarını ziyaret ettiğim için, kendimi çok şanslı hissediyorum.

Zaman zaman internette ‘Senna mı, Schumacher mi daha iyi?’ tartışmalarına rastlıyorum. Ne yazık ki bu iki büyük üstadı, şampiyonluk için kapışırken izleyemedik. Herkesin kendine göre bir fikri var ve bu somut olarak cevabı bulunamayacak bir soru. Ama benim cevabımı, tahmin ediyorsunuz herhalde. Her durumda internetten rekabetin zirvede olduğu, eski sezonların özetlerini, özellikle de 1988-1991 arasını bulup izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Gördüklerinize inanamayacak; F1’in o zamanlar, ne kadar farklı olduğuna çok şaşıracaksınız.

Haziran ayında, kazasız, ama heyecanlı bir Türkiye GP’sini konuşmak dileğiyle….
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport