Beni hatırla
 
Tabii söze, bizim yarışımızdan, 4. Türkiye Grand Prix’inden başlamak lazım. Gerçi dergimizin bu ayki sayısında, İstanbul Park’taki heyecan fırtınasını tüm ayrıntılarıyla okuyabilirsiniz. Yarışı, sportif açıdan başarıyla bitirmenin keyfini anlatmak gerçekten çok zor. 2007’deki yarışı hatırlarsınız; gerçekten sıkıcı bir yarış olmuştu. Fazla atak yoktu. Ama bu sene pistin dört yıllık kısa tarihindeki en keyifli yarışa tanık olduk. Birinci, dördüncü ve 12. virajı gören seyirciler atağa doydular. Tabii TV yayını da atakla doluydu. Türkiye GP’si, yağmursuz yarışlarda bile heyecan yaşanabileceğini açıkça göstermiş oldu.

Seyirci sayısının azlığıyla ilgili olarak yapılan haberleri çok da doğru bulmuyorum. Evet, yarışın Mayıs ayına alınmasıyla beklenen seyirci artışı muhtemelen sağlanamadı. Ancak biz de, oradaydık. Tribünlere baktığımızda kesinlikle geçen seneden daha az seyirci olmadığını gördük. Yarışı 25 bin kişini takip ettiği söyleniyor.

Ben de sadece start düzlüğünün 26 bin seyirci aldığı, yani, yanılmıyorsam İnönü ve Ali Sami Yen statlarından daha fazla seyirciyi barındırdığını söylemek istiyorum. Formula 1’in yarış zamanı yaklaştığında, bu tribünün belki dörtte üçü doluydu. Sanırım, bu düşük rakamlar, bildiğim kadarıyla pist yönetiminin resmi seyirci rakamını açıklamayışından kaynaklanıyor. Yurt dışında yapılan GP’lerde, çoğu zaman Pazar günkü ve toplam seyirci sayısı, TV yayınları başlamadan basın mensuplarına dağıtılıyor. İstanbul Park’ta, işin, basın ve televizyon kısmıyla ilgilenemiyorum. Onun için böyle bir açıklama yapıldıysa bile, ben görmedim.

Gelelim olaylı Monako GP’sine… Biz seyirciler için müthiş bir yarış oldu, ama pilotların çoğu için aynı şeyi söylemek çok zor. Bariyerlere temas etmeyen, bir şekilde olaya karışmayan pilot kalmadı neredeyse. Geçen sene şampiyonluk için çekişen Raikkonen, Hamilton, Alonso ve Massa gibi dört dev isim bile, çeşitli hatalar yaptılar. Ama Monako’nun en trajik anı, hayatının yarışını çıkartan Force India pilotu Sutil’in, Raikkonen’in darbesiyle kalmasıydı. Herhalde yarışı seyredip de, bu olaya üzülmeyen kimse yoktur. Böyle ufak bir takım için, dördüncülükle gelen puanlar, aynı zamanda sezon sonunda alınacak olan milyon dolarlar demek. Gerçekten yazık oldu Sutil’e…

Bu arada Monako ile birlikte, söylentiler, transfer dedikoduları da hız kazanmış oldu. Ferrari’nin pit-stoplarda kendilerinden bir saniye kadar hızlı olan BMW-Sauber’in pit-stoplarını çekmeleri için İtalyan RAI televizyonuyla anlaştığı; bu arada BMW’nin McLaren ve Ferrari’ye oranla daha az benzin harcadığı; Alonso’nun 2010 için Ferrari ile anlaşmış olabileceği; Piquet’ye iki yarışlık son bir şans verildiği ve yerine Sato, Davidson ya da Liuzzi’nin getirilebileceği; otuz küsur yıllık yoldaşlıktan sonra Bernie Ecclestone ile Max Mosley arasında bir savaşın başladığı; takım patronlarının Mosley ile 2013 motorlarını görüşmekten kaçtıkları konuşuldu Monako hafta sonu boyunca. Tabi bu söylentilerin, ne kadarının doğru olduğunu, ilerleyen aylarda birlikte göreceğiz.

Özellikle 3 Haziran’da olağanüstü toplanacak olan FIA Genel Kurulu’nun Başkan Mosley ile ilgili olarak alacağı karar merakla bekleniyor. Gelen haberler FIA’nın, turing ile ilgili kısmında ciddi bir muhalefet olduğu yönünde. Bakalım FIA, bu çalkantılı dönemi nasıl atlatacak?

Bir tane de kendimle ilgili haberim var. www.serhanacar.com adlı bir web sitesini hayata geçirince; sonunda, uçsuz bucaksız sanal dünyada benim de bir dikili ağacım oldu. Sizin gibi F1 fanlarıyla daha iyi bir iletişim kurabilmek, saygı çerçevesinde olduğu sürece olumlu veya olumsuz eleştirilerinizi alabilmek, F1 ile ilgili olarak yazdığım pek çok yazıyı bir araya getirmek ve en büyük hobim olan model otomobil koleksiyonumu daha fazla kişiyle paylaşabilmek için böyle bir siteyi, bir süredir düşünüyordum. Yeri gelmişken, sitemi hayata geçiren çalışma arkadaşım Selim Teoman’a da teşekkür etmeliyim.

Ferrari-McLaren savaşı kızışıyor. Hamilton, Raikkonen ve Massa’nın altı yarışta ikişer galibiyeti oldu. Çekişmenin daha da artması dileğiyle…
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport