Beni hatırla
 

Nelson Piquet Jr, 25 Temmuz 1985’te, çifte dünya şampiyonu Nelson Piquet’nin oğlu olarak Almanya’da dünyaya geldi. Nelsinho’nun, dört erkek ve iki kız kardeşi var. Piquet Jr, henüz iki yaşındayken, 1987’de babası üçüncü dünya şampiyonluğuna ulaştı.

1993’te sekiz yaşında karting ile tanışan Piquet Jr, yedi sezon boyunca Brezilya’da yarıştı ve üç şampiyonluk kazandı. 2001’de sezon ortasında, Güney Amerika F3 şampiyonasına katılan Brezilyalı, 2002’de bitime dört yarış kala şampiyonluğunu ilan etti.

F1 pilotu olmayı kafasına koyan Piquet, bunu yapabilmek için, tıpkı babasının yaptığı gibi, Avrupa’ya taşınması gerektiğini biliyordu. Ancak Piquet, İngiltere F3 Şampiyonası’na kendi adını taşıyan bir takımla katıldı. Baba Piquet, oğlunun F1’e girebilmesi için tamamen ona odaklanacak bir takımda yarışması gerektiğini düşünmüştü.

Piquet 2003’teki ilk yılında altı galibiyet ve sekiz pole pozisyonu kazanıp, şampiyonayı üçüncü sırada bitirdi. Bu başarısı ona, Williams takımıyla ilk F1 testini getirdi.

Piquet sonraki yıl, tarihin en genç İngiltere F3 şampiyonu oldu. Piquet Sports takımı, Nelsinho ile birlikte 2005’te yeni kurulan GP2 serisine geçti ve ilk sezonunda bir galibiyetle dört podyum elde etti. Kış sezonunda Brezilya takımı adına A1 GP yarışlarına katılan Piquet, 2006 GP2 şampiyonasını sonuna kadar kovaladı.

Sezon boyunca Lewis Hamilton ile çekişen Piquet, dört yarış kazandı ve şampiyonayı ikinci sırada noktaladı. Şampiyonada zaman zaman gösterdiği parlak performanslar sayesinde Renaut takımı, kendisini test pilotu olarak seçti. Ancak testlerin 30.000 km ve tek bir otomobille sınırlandırılması, Brezilyalı’nın kısıtlı bir program izlemesine neden oldu.

Renault takımı iş ahlakı, teknik yetenekleri ve kuvvetli sürüşleri sebebiyle onu 2008 yarış koltuğuna oturttuklarını açıkladığında, Piquet F1 pilotu olma hedefine ulaşmış oldu. Ancak ilk F1 sezonunun ilk yarısı, sıkıntı yaşayan Renault takımında ortaya çıkan sorunlarla dolu yarışlarla geçti. İlk yedi yarışta puan alamayan Piquet, Fransa’daki yedincilik sayesinde puanla tanıştı; İngiltere’de gayet iyi giderken spin atıp yarış dışı kaldı ve Almanya’da hatasız bir sürüş, iyi bir taktik ve şans bir araya gelince kariyerinde ilk defa podyuma çıktı.

Piquet Jr, ilk on yarışta, sıralama turlarında Alonso’yu hiç geride bırakamamış olsa da, son üç dört yarıştır performansını gözle görülür şekilde artırmayı başardı. Tabii ki F1’e kadar ulaşmasında babasının hem isim olarak, hem de maddi olarak yaptığı katkılar yadsınamaz. Ancak pek çok eski şampiyonun oğlu, çeşitli serilerde yarışıyor ve şu anda Rosberg dışında F1’e ulaşabilen yok. Yani, Piquet’ye ‘sadece ismi sayesinde’ burada demek, biraz haksızlık yapmak olur. Ancak Piquet’nin, kendisinden beklenen performansa ulaşabilmesi için daha çok çalışması ve daha istikrarlı olması gerekiyor.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport