Beni hatırla
 

Gerçekçi konuşmak gerekirse İstanbul Park’tan beri, hakiki bir Ferrari-McLaren kapışmasını göremedik. Monako’da yağmur yağdı ve Ferrari strateji hatası yaptı. Kanada’da Hamilton, Raikkonen’e arkadan çarptı, Fransa’da Hamilton ve Kovalainen geriden başlama cezası aldılar ve İngiltere’de hem yağmur yağdı, hem de Ferrari pit yolunda hata yaptı.

Hockenheim’dan önceki hafta, aynı pistte yapılan üç günlük testte de McLaren çok hızlıydı. Hamilton, İngiltere’deki galibiyetin, Kovalainen ise iyi giden testlerin moraliyle başladı Cuma gününe. İlk gün iki antrenmanda da, en iyi derece Hamilton’a gidiyor. Kovalainen de durumdan memnun. Karşı cephe de Felipe Massa daha iyi gözüküyor. Kimi Raikkonen, istediği ayarları tutturamadığını söylüyor. Dünya şampiyonu, genelde kötü başladığı hafta sonlarında, sonradan büyük bir ilerleme kaydedemiyor bu sezon.

Cumartesi antrenmanı. Bu kez en iyi turu diğer gri otomobil atıyor. Sıra geldi sıralama turlarına.S1’de ilk sıra Massa’da. S2’de Hamilton’dan haftanın en iyi turu geliyor. S3’ün son dakikasında herkes Massa’dan polü beklerken, ilk sıra İngiltere’nin galibine gidiyor. Tabii sonradan, McLaren’in deposunda iki tur daha az benzin olduğu ortaya çıkacak. Buna rağmen, benzin yükü düzeltildiğinde pole pozisyonunun yine Lewis’te kalacağını hesaplamak hiç de zor değil. Bu arada gri kamp için bir iyi haber daha var; son bölümün ilk turunda çuvallayan Kovalainen, çok iyi bir son turla üçüncü sırayı gele geçiriyor. Trulli ile Alonso’nun, otomobilden memnun olmayan Raikkonen’in önüne geçmesi, çok kritik bir gelişme.

Hamilton, McLaren’in 10 yıldır kazanamadığı Almanya GP’sine harika bir başlangıç yaptı. Temiz bir kalkış ve kritik altıncı viraja gelindiğinde üstünde büyük bir tehdit olmayan bir liderlik. İki eski takım arkadaşı Alonso ile Trulli’nin didişmesi, Kubica’ya yaradı ilk tur içinde.

İlk pit-stopa kadar olan bölüm, ön tarafta gayet sakin geçti. Hamilton her turda 0.5 – 0.8 saniye arasında bir fark açtı Massa ile. Kovalainen, geride kalsa da Massa’yı takip etti. Dünya şampiyonu Raikkonen ise, Alonso’dan kurtulmasına rağmen; beşinci sıradaki Trulli’nin arkasına takılıp kaldı. F2008’in bir türlü istenen yol tutuşu yakalayamadığı yarışta, Raikkonen, ancak üç tur sonra pite girerek geçebilecekti Toyota’yı.

İlk pit-stop öncesinde 11 saniye fark açan Hamilton, Massa’dan iki tur önce pit yolunu ziyaret etse de, gerçekte liderliğini kaybetmeden yarışa geri döndü. Favori isimlerin pit-stop sırası Hamilton ve Kubica (aynı tur), Massa (+2 tur), Kovalainen (+3 tur) ve Raikkonen (+4 tur) şeklindeydi.

Tam yarış, rutin bir şekle bürünmüş ve podyum, teorik olarak şekillenmişti ki; Timo Glock’un kazası geldi. Son virajın çıkışında, kırılan arka süspansiyonu yüzünden TF108 spin atıp geri geri pit duvarına çakıldı. Darbe o kadar şiddetliydi ki, neredeyse bütün start düzlüğü Toyota parçalarıyla kaplandı. İşte o anda, Renault ve Nelson Piquet senenin en iyi hareketini yaptılar ve Brezilyalı pilot güvenlik aracı piste çıkıp, pit yolu kapanmadan evvel pite daldı. Bu hamle ve finişe kadar gidecek benzinin alınması, bir anda Piquet’ye podyumun yolunu açacaktı.

Güvenlik aracı periyodunun o kadar da uzun sürmeyeceğini düşünen ve Hamilton’ın yeniden arayı açıp bir pit-stop için yeterli farkı yaratabileceğini hesaplayan Mclaren, belki de sezonun en ilginç pit duvarı kararına imza atarak Lewis’i pistte tuttu. Oysa ki Massa, Kovalainen, Raikkonen, Trulli, Vettel, Alonso, Webber, Coulthard, Bourdais, Rosberg ve Fisichella, yani neredeyse pistteki herkes pite dalmıştı.

Tabii Bernd Maylander’in pistte tam yedi tur kalması, McLaren’in planlarını alt üst etti. Fin pilotun 23 saniye civarında bir fark açabilmesi için yedi turu vardı. Bu esnada, en büyük rakibi Massa’nın, Piquet ve R28’in arkasında kalması İngiliz pilotun işine yaradı. Ancak, takım ondan bir mucizeyi gerçekleştirmesini istemişti. Ama bütün gücüyle otomobilini zorlayan Lewis bile, bu mucizeyi gerçekleştiremedi ve pit çıkışında, sadece Heidfeld ve Piquet’nin değil, Massa ile Kovalainen’in de gerisinde kaldı.

Hamilton’ın 50. turdaki pit çıkışının ardından gelen 10 tur, tam anlamıyla nefes kesti. Neyse ki takım arkadaşı Heikki, Lewis’e fazla zorluk çıkarmadı. Uslu bir çocuk olan Fin pilot, takımdan ve Hamilton’dan teşekkür alacaktı yarışın sonunda. Daha sonra Heidfeld, ptie girince geriye Massa ve Piquet kaldı.

Hamilton, istim üstündeydi ve Massa’nın yol tutuş problemi vardı. Brezilyalı pilot, belki elinden geni yaptı ama MP4-23’ün geçişini engelleyemedi. Lewis, üç tur sonra, neredeyse aynı atakla bu kez Piquet’yi avladı. Zor günler geçiren ve takım arkadaşı Alonso tarafından puan alamadığı için eleştirilen Piquet, ikinciliği riske atamazdı.

Diğer takımlardan bahsedersek, Toyota ikinci pit-stopa kadar gayet iyi giden Trulli’nin son bölümde bozulan dengesi yüzünden son anda puanı kaçırması ve Glock’un kazası nedeniyle hayal kırıklığı yaşadı. Red Bull’da, Webber motor problemiyle kalırken, startta beş sıra birden kaybeden ve sık sık pist dışına çıkıp, Barrichello ile çarpışan Coulthard ancak 13. olabildi.
Otomobilin piste uyacağını düşünen Williams, hayal kırıklığı yaşadı ve Rosberg’in onunculuğu takımı memnun etmedi. Günün en agresif isimlerinden Alonso’nun tüm çabası puan getirmese de, Piquet’nin ikinciliği, Toyota, Red Bull ve Williams’ın puan alamadığı bir yarışta Renault’yu çok mutlu etti.

Çok iyi bir yarış çıkartan Sebastien Vettel, Trulli, Alonso ve Raikkonen gibi tecrübeli isimler karşısında iyi savunma yaparak günün son puanını Toro Rosso kampına getirdi. Force India ve Honda’nın otomobilleriyse, bir etki yapamayacak kadar yavaştı.

MP4-23’ün üstünlüğü ve F2008’in rakibine oranla yavaş kalması, Scuderia’nın basın bültenlerine dahi yansıdı: ‘En baştan itibaren Hamilton’ın temposu yenilemeyecek kadar yüksekti ve onu mağlup etmenin çok zor olacağını anladım.’ (Massa); ‘Yarıştaki hızımız her zaman iyidir, ama bugün durum böyle değildi. Çünkü neredeyse tüm yarış boyunca yol tutuş sorunu yaşadım.’ (Raikkonen); ‘Açık konuşmak gerekirse, bu hafta sonu galibiyet için savaşacak kadar rekabetçi değildik.’ (Baldisseri); ‘Bugün, rakiplerimiz bizden daha kuvvetliydi ve bunun nedenini bulmamız lazım.’ (Domenicali).

Takım patronu haklıydı, Ferrari’nin bu sorunun cevabını bir an önce bulması gerekiyor!
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport