Beni hatırla
 
Normal şartlarda, geçiş yapmanın neredeyse imkansız olduğu bu iki pistte, ilk çizgiden başlamak, yarış galibiyetinin kapısını aralar genelde. Dolayısıyla yarışa ilk çizgiden başlayan McLaren pilotları Hamilton ve Kovalainen, gerçekten büyük bir avantaja sahiplerdi. Ancak Macaristan’da işler şampiyona lideri Hamilton’ın istediği gibi gitmedi.

Üçüncü sıradan kalkan Felipe Massa, bu seneki en iyi startlardan birisini alarak hızlanma bölümünde Kovalainen’i, ve ilk viraj dönülürken dışarıdan Hamilton’ı geçerek, liderliğe oturunca; McLaren’in yarışı önde götürüp forse etme stratejisi bozulmuş oldu.

Massa, belki de bu seneki en iyi performansını gösterdi yarış boyunca. Hamilton ile arasında sadece bir turluk benzin farkı bulunmasına rağmen, Ferrari pilotu ilk bölümde üç saniyenin üzerinde bir fark açıp pitten, rakibinin önünde çıkmayı başardı. Massa, ilk pit-stopun ardından, ufak farklarla da olsa arayı açmayı sürdürdü.

Son bölüm öncesinde, pitlerde neler olabileceği merak edilirken, 40. turda Hamilton’ın sol ön lastiği patladı. Blokaj nedeniyle o lastikte oluşan yanık bölgenin yarattığı vibrasyonun, bu sorunun sebebi olabileceği söylenecekti sonradan.

Yarışın sonunda yapılan açıklamalardan, Hamilton’ın ikinci pit-stop öncesinde üç turluk fazla benzini olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla pite girmeden önce Massa ile arasını 3-4 saniyede tutabilseydi, Hamilton pitten lider olarak çıkabilirdi. Ancak bu sorunun cevabını, hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.

Hamilton kalınca, iyice rahatlayan Felipe Massa, finişe üç tur kala patlayan motoru nedeniyle, şampiyona için çok büyük bir önem taşıyan bir galibiyeti ve on puanı kaçırmış oldu. Bu arıza, 1997 Macaristan GP’sinde çok yavaş olan Arrows ile ulaşacağı zaferi son turda kaçıran Damon Hill’i akıllara getirdi.

Böylece çok hızlı olmasa da, yarış boyunca istikrarını koruyan Kovalainen, kendisine verilen hediyeyi memnuniyetle kabul etti ve kariyerinin ilk GP zaferine ulaştı.

Macaristan’ın en başarılı isimlerinden birisi Toyota’dan Timo Glock’tu. Almanya’da büyük bir kaza yapan, sonrasında testlerde zehirlenen Glock, hafta sonuna çok iyi başladı ve yarışın sonuna kadar da çok iyi bir performans gösterip, Raikkonen’in baskısına karşı koyarak, ikinciliği elde edeip kariyerinin ilk podyumuna ulaştı. Bu sonuçla Toyota, Ferrari, McLaren ve BMW’ dışında, birden fazla podyum elde eden ilk takım oldu. Trulli’nin yedinciliği de takıma iki puan daha getirdi.

Almanya’daki gibi sıralama turlarında sorun yaşayan ve altıncı sırada başladığı yarışın startında, ezeli rakibi Alonso’ya geçilen Raikkonen, yarışın üçte ikilik kısmını Renault’nun arka kanadını seyrederek geçirdi. İkinci pit-stopta Renault’dan kurtulan Raikkonen, Glock ile arayı kapadıysa da, hem pist dışına çıkması hem de Massa’nın arızasından sonra otomobili korumak istemesi nedeniyle üçüncü sırada kaldı. Tabii yarışın orta noktasında, Massa ve Hamilton’ın ilk iki sıradayken, kendisinin altıncı olduğu düşünülürse, Kimi, Macaristan’dan en karlı ayrılan şampiyonluk adayı oldu. Hamilton ise, son 30 tur boyunca süper yumuşak lastiklerle gitmesine rağmen, beşinci olarak, şampiyonluk yolunda aldığı hasarı minimuma indirmeyi başardı.

Renault, Budapeşte’nin en iyi takımlarından birisiydi. Alonso’nun dördüncülüğü ve Piquet’nin altınclığı, kesinlikle hak edilmiş başarılar olarak değerlendirildi.

2008 otomobilinin geliştirme çalışmalarını neredeyse durduran BMW-Sauber, sadece Robert Kubica’nın sekizinciliğiyle bir puan alabildi. Sıralama turlarında sorun yaşamaya devam eden Heidfeld, 15. başladığı yarışta ok fazla bir şey yapamadı.

Mark Webber ile David Coulthard’ın RB4’leri, yarış boyunca, puan kovalayabilecek bir hıza ulaşamadı. Honda ve Williams sürücülerinin, yarışı yine tur yiyerek, aralarda bitirmeleri kimseyi şaşırtmadı. Force India ile Toro Rosso takımlar, sadece birer otomobille finiş görebildi.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport