Beni hatırla
 
İlk yılında kazandığı şampiyonluğun ardından, Ferrari’de Schumi sonrası dönemin kralı olacağı düşünülen Kimi Raikkonen, çok formsuz ve belki de şanssız bir dönemden geçiyor.

Fin pilot geçtiğimiz sezonun ilk bölümünde bekleneni verememiş ve ilk yedi yarışın ardından lider Hamilton’ın 26 puan gerisinde kalmıştı. Ancak Fin pilot, 8. yarış Fransa GP’sinden itibaren atağa kalkmış; son on yarışta beş galibiyet ve dokuz podyum elde ederek, son iki yarışa 17 puan geride girmesine rağmen, mucizevi bir şekilde şampiyonluğa ulaşmıştı.

Raikkonen bu sezona, 2007’ye oranla daha iyi başladı. İlk beş yarışta, Malezya ve İspanya’da gelen iki galibiyetin dışında, iki podyumla beraber, Ferrari pilotu yedi puan farkla liderliğe yükseldi. Sezonun dördüncü yarışı olan İspanya GP’si, Raikkonen’in kendi sözleriyle bu sezon sorunsuz geçen tek hafta sonu oldu. Ancak Monako GP’sinden itibaren, onun form ve belki de şans anlamındaki düşüşü başladı.

Fin pilot, Monako’da bir kere pist dışına çıkıp ön kanadını kırdı, sonra da Sutil’e arkadan çarparak puan alamadı. Bu yarışın ardından, Raikkonen’in bir bakıma şanssız olduğu bir dönem geldi. Kanada’yı kazanma ihtimali varken, Hamilton kendisine arkadan çarptı; Fransa’da rahat kazanabileceği yarışı egzoz problemi nedeniyle takım arkadaşı Massa’ya hediye etmek zorunda kaldı ve İngiltere’de lider Hamilton’ı yakalamışken, Ferrari’nin sonradan yanlış çıkan kararının kurbanı oldu.

Kimi bundan sonraki üç yarışta, kazanma şansına yaklaşamadı bile. Almanya ve Macaristan’da yarışa altıncı, Avrupa GP’sinde ise dördüncü sıradan başlayan Fin pilot, bu üç yarıştan sadece dokuz puan çıkarabildi.

Raikkonen, bu periyotta özellikle sıralama turlarında büyük sıkıntı yaşadı. Ferrari pilotu, tek turda bir türlü lastiklerini, rakipleri kadar çabuk ısıtamıyor ve bu sebeple gridde gerilerden kalktığı için de, ön sıralar için savaşma fırsatını yakalayamıyor. Son dört yarışta ilk çizgiden start alamayan dünya şampiyonu, bu süreçte, yarış içinde en hızlı turları atmayı sürdürse de; çoğunlukla yavaş otomobillerin arkasında kaldığından F2008’in hızını yarış boyunca piste yansıtamadı.

Raikkonen’in motivasyonu, son aylarda sürekli tartışma konusu oldu. Fin pilotun emekliye ayrılacağı söylentileri, Alonso’nun onun yerini alacağı dedikoduları, her geçen gün daha da çok konuşuluyor. Ferrari pilotu, Avrupa GP’sinin ardından ‘motivasyonunun her zamankinden daha da yüksek olduğunu’ söyledi. Ancak zaman zaman isteksiz gözükmesi, kendisinden ve otomobilinden beklenen tırmanışları gerçekleştiremesi, kötü sonuçların ardından devamlı ‘Bunun dünyanın sonu olmadığını’ söylemesi, Ferrari taraftarlarını endişelendirmeye devam ediyor.

Nisan’daki İspanya GP’sinden bu yana yarış kazanamayan ve şampiyonadaki iki rakibi Hamilton ve Massa’nın toplam 19 puan gerisinde olan Fin pilot, matematiksel olarak iki yarışta bu farkı kapatabilecek olsa da; son haftalarda yaşanan bu düşüş tifosilere hiç de ümit vermiyor.

Kısacası Raikkonen’in zamanı daralıyor. Son yarışlarda sadece Hamilton-Massa ikilisinin şampiyonluk savaşında yalnız kalmasını engellemek için, Raikkonen’in bir an önce toparlanması şart.

Aslında dünya şampiyonasında sıra, tam da dünya şampiyonunun ihtiyacı olan yarışa geldi. Raikkonen, 2004, 2005 ve 2007’de yapılan son üç Belçika GP’sini de kazanmıştı. Kim bilir, Spa-Francorchamps’ı çok seven Raikkonen’in, Pazar günkü yarışta alacağı derece, belki de onun şampiyona mücadelesini yeniden şekillendirecek.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport