Beni hatırla
 
İşte, bu sıra dışı yarışın öyküsü..

Sebastien Vettel’in, tarihin en genç pole pozisyonu sahibi ve en genç yarış galibi olduğu hafta sonunda gelen bu başarılar, kesinlikle tesadüfi değildi. Bu başarının en önemli faktörlerinden birisi, Adrian Newey tarafından tasarlana otomobillerin, yağmur altında, kuru zeminde olduğundan çok daha hızlı gidebilmeleri yatıyor. Evet, Toro Rosso son üç yarıştır zaten çok hızlıydı. Ancak geçtiğim yıl yağmur altında yapılan yarışlar Japonya ve Çin, bu yıl yağmur altında yapılan Monako GP’si gibi yarışlar dikkatle incelendiğinde, Newey’in kaleminden çıkan otomobillerin, belki de yağmur lastiklerini daha iyi kullanabilmeleri sayesinde, hep çok hızlı olduğu görülüyor. Dolayısıyla Monza’nın gridindeki ilk dört otomobilden üçünün Red Bull tasarımı oluşu, çok da büyük bir şaşkınlık yaratmadı.

Her ne kadar takım arkadaşı Sebastien Bourdais için, stop eden motorla birlikte işler daha startta ters gitmiş olsa da, Sebastien Vettel’in Monza’da geçirdiği öğleden sonra, neredeyse kusursuzdu. Vettel, yarış Güvenlik Aracı ardında başlayınca, startta liderliği kaybetme ihtimali ortadan kalktı. İlk turlarda, en iyi görüşe sahip olmanın avantajını, kusursuz bir sürüşle birleştiren Vettel, ilk bölümde kendisine yarış sonuna kadar yetecek olan 10 saniyelik farkı açtı. Takımın belirlediği iki pit-stop taktiği, mükemmel bir şekilde çalıştı ve özellikle ikinci pit-stopun zamanlaması, tam da pistin kurumaya başladığı döneme gelince, genç Alman pilot tüm yarış boyunca şartlara göre doğru lastiklerle yarışmış oldu. Yarış boyunca TV ekranlarına yansıyan tek hata, 8. turdaki arkadan kaymaydı Vettel için. Yani galibiyetin özetini bu kadar kısa şekilde yapsak da, Vettel’in son yılların en büyük başarılarından birisini kazandığının altını çizmek gerekir.

Gelelim şampiyonluk adaylarına. Soğuk havayı ve ıslak zemini sevmeyen F2008 ile Massa, 6., Raikkonen ise ancak 14. sıradan başlayabildi yarışa. Yarış boyunca, yağmur yağdığı sürece iki Ferrari pilotu da, istenen yol tutuşu yakalayamadılar. Sonuçta Massa, büyük bir etki yaratamadan, başladığı yerde finiş gördü. Yarışa 15. başlayan Hamilton’ın yedinci olduğu düşünülürse, Massa aslında büyük bir fırsatı kaçırdı belki de. Raikkonen ise, ancak pist kurumaya başladıktan sonra hızlandı. Fakat, puan almak için çok geç kalınmıştı artık.

Monza’daki yarışa en çok heyecan katan isim McLaren pilotu lewis Hamilton’dı. Sıralama turlarının ikinci bölümünde yanlış lastikle piste çıkmanın bedelini ödeyerek yarışa 15. sıradan başlayan Hamilton, İtalya’da en çok geçiş yapan pilot oldu. Özellikle yağmur altında, otomobili ile kurduğu içgüdülerine dayanan ilişki sayesinde, asfalt üstündeki yol tutuşu çok iyi hissedebilen Hamilton, normalde tek pit-stop yapacaktı ve 27. turda pite geldiğinde 2. sıraya kadar çıkmıştı. Beklene yağış dalgası nedeniyle yoğun yağmur lastiklerini takan Hamilton, yağmurun gelmemesi sebebiyle, tıpkı Raikkonen gibi hesapta olmayan bir pit-stop daha yaptı ve bu nedenle yedincilikten öteye gidemedi. Eğer yağmur bastırsaydı, Hamilton’ın yarışı kazanma şansı dahi olabilirdi. Frenlerinde sorun ya,şayan ve yoğun yağmur lastikleriyle beklediği yol tutuşu yakalayamayan Kovalainen, favori gözüktüğü yarışta ikinciliğe razı oldu.

BMW’nin tek pit-stop stratejisiyse, McLaren’den daha iyi işledi. Hamilton’ın otomobil geçebilmesi için İngiliz takımı, benzin deposunu ağzına akdar doldurmamıştı. Oysa Kubica, tam olarak bunu yaptı ve tek pit-stopu, pistin kurtuduğu turlara gelince, taktığı yağmur lastiği, onu 11. başladığı yarışta podyuma taşımış oldu. Heidfeld’de bu şartlar altında beşinci olduğu için oldukça mutluydu.
Alonso, yağmur altında gösterdiği istikrarlı performansla dördüncülüğü aldı ve Toyota’nın puan alamadığı bir günde takımına çok önemli bir beş puan kazandırdı. Takımın diğer otomobilini kullanan Nelson Piquet ise yağmur altındaki Silverstone’un aksine, burada bir varlık gösteremedi.

Başlangıçta yarışı üçüncü sırada götüren Mark Webber, pist kurudukça gerilere düştü ve ilk şikanda Hamilton ile yaşadığı temasın ardından, bir puana razı oldu. Önce fren, sonra lastik aşınma sorunları yaşayan tecrübeli Coulthard ise, hem Fisichella hem de Nakajima ile temas yaşadı.

Toyota pilotları Trulli ve Glock, ilk bölümlerde iyi gözükseler de, hem ikişer kez pite girmeleri, hem de pist kurudukça otomobilin rakiplerine göre yavaşlaması sebebiyle puan alamadılar.

Yağmur altında iyi giden Rosberg, Williams’ının lastiklerinin çabuk aşınması ve pit-stopta sıkışan benzin hortumu gibi iki sorun nedeniyle, büyük bir hayal kırıklığı yaşayarak puan alamadı. COulthard ile çarpışan Nakajima ise, yine dağınık bir görüntü çizdi.

Yağmuru bekleyen Honda takımı, beklediği sonucu alamadı. Yarışa pit yolundan Button, bir etki yapamayacak kadar çok zaman kaybetti arkalarda. Diğer Honda ile Barrichello’nun yağmur ve kuru zemin lastiklerini erken takma kumarı ise, işe yaramadı.

Force India’da Sutil, beklediği yol tutuşa bir türlü ulaşamadı. Fisichella ise Coulthard ile yaşadığı temasın ardından, yarışa erken veda etti.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport