Beni hatırla
 
Ancak bu sefer kırılan rekor, gerçekten çok özel bir rekor! Monza’da, Fernando Alonso beş yıldır elinde tuttuğu tarihin en genç pole pozisyonu ve yarış kazanan pilotu unvanlarını kaybetti. Artık bu rekorların sahibi olan kişi, 21 yaşındaki Sebastian Vettel. İşte yarışın ardından, okuduğu liseye adı verilen Vettel’in, kısa ama başarılarla dolu kariyeri!

3 Temmuz 1987’de Almanya’da doğan Vettel, ciddi anlamda karting yapmaya 1995 yılında başladı. Babası da tırmanma yarışlarına katılan bir sürücü olan Vettel için, bir karting kariyeri ciddi anlamda düşünülüyordu aile içinde. Hatta kendisinden dört yaş büyük olan ablası da, karting yarışlarına katılmıştı. Babası, Sebastian 3.5 yaşındayken, ona Noel hediyesi olarak bir go-kart ehdiye ettiğinde, Vettel’in hayatını sonsuza kadar değiştirmiş oldu aslında. Gerçek bir karting pistine ilk çıktığında, sadece beş yaşındaydı. Yaş sınırlaması nedeniyle resmi yarışlara sekiz yaşında katılabilen Vettel, ilk senesinde ilk zaferini kazandı. Babası, oğluna uzun vadeli bir sponsorluk ayarlayabilmek için çalışmalara hemen başladı. Hatta oğluna tulum giydirip, bir otomobil fuarına götürdü. Bu çabalar ve yeteneği sayesinde Vettel, Red Bull Junior takımına seçildi. Böylece genç Alman, yarış kariyerinin tamamını şekillendirecek red Bull ailesine adım atmış oldu. Karting yaptığı sekiz sene içinde sayısız şampiyonluklar kazandı. En önemli başarılar arasında Almanya ve Avrupa Junior şampiyonluklarıyla Monaco Karting Kupası’nı sayabiliriz.

2002’de Formula BMW yarış kursuna giden Vettel, 46 adayı geçerek şampiyonada yarışmak üzere seçildi ve 2003’te beş galibiyet, beş pole pozisyonu ve 12 podyumla birlikte prestijli Almanya Formula BMW şampiyonasını, ilk sezonunda ikinci sırada bitirip, yılın çaylağı ödülünü aldı.

2004 yılı Seb’in, gerçek sıçrayışını yaptığı sezon oldu. Vettel, Formula BMW’de katıldığı 20 yarışta 18 galibiyet, 14 pole pozisyonu, 13 en hızlı tur elde edip, tüm yarışlarda podyuma çıktı ve 400 puan üzerinden 387 puan alarak rekor kırdı. Bu ezici performans, BMW’nin fazlasıyla ilgisini çekti. Sebastian sadece hızıyla değil, profesyonelliği ve olgunluğuyla da dikkat çekmişti. Yarıştan saatler önce piste gelen genç Vettel, telemetre verilerini inceliyor, sponsorlarla ilgileniyor ve mühendisleriyle toplantılar yapıyordu.

2004 şampiyonluğu sayesinde, bir sonraki sene Williams-BMW FW27 ile Jerez’de ilk F1 testine çıktı ve BMW, kendisiyle uzun süreli bir kontrat imzaladı. O sene F3 Avrupa Serisi’ni kovalayan Seb, yarış kazanamasa da 64 puanla beşinci sırayı aldı ve çaylaklar serisini kazandı.

2006 Sebastian için, çok yoğun bir sene oldu. F3 Avrupa serisi ve Renault Dünya Serisi’ni aynı anda kovalayan Vettel, bir Renault yarışında, geçirdiği kazada neredeyse parmağını kaybediyordu. Doktorların bir süre dinlenmesi tavsiyelerini çok da dinlemeyen Seb, 2006 Türkiye GP’sinde BMW-Sauber’in üçüncü pilotu olarak Cuma günü piste çıktı. Bu sayede, 19 yaş 53 gün ile resmi bir GP hafta sonunda piste çıkan en genç pilot olan Vettel; katıldığı ilk antrenman seansını da ilk sırada bitirerek, büyük sükse yaptı. Seb, o gün resmi olmayan bir rekora daha imza attı. F1 kariyerinin dokuzuncu saniyesinde, pit yolunda hız limitini aşan Vettel, 1000 dolar para cezasına çarptırıldı.

Jacques Villeneuve’ün kovulmasının ardından Robert Kubica takımın ikinci pilotluğuna terfi edince Vettel, BMW’nin üçüncü pilotu olarak beş Grand Prix hafta sonunda Cuma günleri piste çıkıp test yaptı.

Seb, 2007 yılında GP2 yerine Renault Dünya Serisi’ni kovalamak gibi ilginç bir kara aldı. Bu sayede BMW takımına daha fazla zaman ayırabilen Vettel, kazandığı ilk paralarla İsviçre’ye taşındı ve bu sayede takımın fabrikasına daha da yakınlaştı. Kubica’nın Kanada’da yaptığı korkutucu kaza, bir hafta sonra yapılan Amerika GP’sinde Vettel’e BMW-Sauber’in yarış koltuğunu getirdi.

Indianapolis’te yedinci başladığı ilk GP’sini sekizinci sırada bitiren Vetteli böylece 19 yaş 349 gün ile F1’de puan alan en genç sürücü olarak, bir rekor daha kırmış oldu. Kubica Fransa’da otomobiline geri dönse de, Vettel F1’den uzun süre ayrı kalmadı. Pilotlarıyla sorun yaşayan Toro Rosso’da, ayrılan Scott Speed’in yerine, dokuz yaşından bu yana Red Bull’un desteğiyle yarışan Vettel’i seçildi. BMW’nin vermesi gereken izin kısa sürede alındı ve Ağustos ayındaki Macaristan GP’sinden Vettel, STR2’nin direksiyonuna geçti. Vettel, yağmur altında yapılan iki Uzak Doğu yarışında dikkatleri üzerine topladı. Japonya’da yağmur altında güçsüz otomobiliyle üçüncü sıraya kadar yükselen Vettel, Güvenlik Aracı periyodundayken kardeş takımı Red Bull’dan Mark Webber’e arkadan çarparak, muhtemel bir podyumu çöpe attı. Bu olayın ardından garaja döndüğünde, hüngür hüngür ağlayan Vettel, bir hafta sonraki Çin GP’sinde yağmurlu zeminde yine yıldızlaştı ve bu kez 17. başladığı yarışta dördüncü sırayı alarak, takıma tarihinin en iyi derecesini kazandırdı.

Vettel, 2008 sezonuna çok kötü bir başlangıç yaptı. İlk tur kazaları ve mekanik sorunlar nedeniyle ilk dört yarışta finiş göremeyen ve eleştirilen Seb, damalı bayrağı ilk kez İstanbul Park’ta gördü. Vettel, yeni otomobil STR3’ün ilk yarışı olan Monako’da, yine yağmur altında 19. sırada start almasına rağmen, beşinci olmayı başardı. Avrupa ve Belçika’dan da puan çıkarmayı başaran Vettel, Monza’da tarih yazmaya devam etti.

Yine yağmur altında yapılan yarışta, önce Cumartesi günü pole pozisyonunu aldı ve sonra da, kaygan zeminde koşulan yarışı baştan sona kontrol altında götürüp, zafere ulaşarak 21 yaş 73 gün ile en genç pole pozisyonu sahibi ve 21 yaş 74 gün ile en genç yarış kazanan pilot olma unvanlarını, Fernando Alonso’dan devraldı. Şans faktörünün kesinlikle içinde olmadığı bu başarılarla, geleceğin dünya şampiyonu olduğu yönündeki görüşleri daha da kuvvetlendiren Vettel, önümüzdeki sene Red Bull takımıyla yarışacak.
Bu yazıyı paylaş:
Share |
 


Yorumlar
Henüz yorum bulunmamaktadır.
lamp83 s-sport